• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
30 Ekim 2017 Pazartesi

Cumhuriyet neyi başaramadı?

Bir insan hayatı için çok uzun sayılacak bir süre olan 94 yıl, millet hayatı için oldukça kısadır; bu bakımdan Cumhuriyet elbette gençtir. Bu genç Cumhuriyet neleri başaramadı diye sormak, daha başaracağı çok şey var demektir. “Kuruluş yıllarını hatırlayalım, arka arkaya savaşlarla helak olmuş bir imparatorluk Birinci Savaş’tan yenik çıktıktan sonra, ‘sömürge olma’ tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı. Batılı müstevliler, Türkleri Anadolu topraklarında imha etme emellerine çok yaklaştıklarını düşünmekte, ‘Şark Meselesi’ bitecek diye heveslenmekteydiler.”

Başta Gazi Paşa olmak üzere Milli Mücadele’nin kahramanlarının öncülüğünde, Türk milleti ayağı kalkmıştır; sömürgeci Batıyı Çanakkale’de sonra bu topraklarda ikinci defa hüsrana uğratıp, heveslerini kursaklarında bırakmışlardır. Cumhuriyet Milli Mücadele’nin kazandığı bağımsızlığın arkasından gelir. Artık İmparatorluk tarihi ömrünü tamamlamıştır, Türkler için yeni bir devir başlamaktadır, 29 Ekim 1923’te ilan edilen budur.

Başarı nedir?

O günlerin Türkiye’si yoksul bir ülkedir; yoksul fakat onurlu insanların yaşadığı bir ülke. En zayıf, en güçsüz zamanlarında Batı’yı mağlup edip kendi evinden topraklarından kovan bir millet. Türklerin o gün Cumhuriyet kurulurken dünyaya verdikleri mesaj açıktır: ‘Bu yeni dönemde, ulus/devletler çağında milletler ailesinin eşit bir üyesi olarak, barış içinde yaşamak istiyoruz.’

“Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra arka arkaya hamleler yapılmıştır. Yoksul milleti kalkındırmak, ülkeyi modernleştirmek üzere harekete geçilmiştir. Demiryolları bu hamlelerden en önemlisidir. Demiryolu çağına geç giren İmparatorluğun karşılaştığı zorlukların bilincinde olan Atatürk, o şartlarda yokluk içinde demiryolu inşa etmeyi hayati bir mesele olarak görmüştür.”

İmparatorluktan kalan yaklaşık dört bin kilometre kadar yol millileştirilip, Demiryolları İdaresi kurulurken, buna yine yaklaşık üç bin kilometre yeni demiryolu ilavesi yapılmıştır. Bir ekonomik atılım yapmak için öncelikle pazarın oluşturulması zorunluluğu vardır ve bunu temin edecek alt yapının temellerini demiryolları ve onu tamamlayacak karayolları oluşturacaktır. Karayolu hamlesini başlatmak için Menderes’in ve DP’nin iktidara gelmesini beklemek gerekecektir. 1960’lardan sonra uzun süre demiryolları ihmal edilecek, ‘karayolu/demiryolu tamamlayıcılığına’ dayanan bir ulaştırma politikası eksik kalacaktır. Cumhuriyet bugün hızlı trenlerle olduğu kadar bölünmüş yollarla bu sorunu çözmekle kalmayıp, daha ileri bir hamle içine girmiştir. Yarın törenle hizmete açılacak ‘Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesi’ Türk dünyasıyla olduğu kadar Asya-Avrupa arasında da ipek yolunun bu defa demir ağlarla yeniden tesisi demektir.

Herkesin cumhuriyeti

Cumhuriyetin başardıklarını sıralamaya kalkmak altından kolayca kalkılacak bir iş değildir. 1920’lerin yoksul köylü toplumundan, bugünün modern Türkiye’sine gelmek için çok yol katedilmiştir. “Başlangıçta üç beyazı, yani ‘un, şeker, beyaz bezi’ bulmakta zorluk çeken bir ülke söz konusu iken, Türkiye şimdi sanayi ürünleri ihracatçısı bir ülke haline gelmişse, dünyanın en zengin yirmi ülkesi arasında ise ve daha önemlisi kısa sürede ilk on beşten biri olmak için çabalıyorsa, yetiştirdiği insan gücüyle, sahip olduğu sosyal servetle Cumhuriyetin çok şeyi başardığı açıktır.”

Şüphesiz Cumhuriyetin en büyük başarısı demokrasiyle bütünleşmesi, ‘devletle’ ‘cumhuru’ karşı karşıya değil bir araya getirmesidir. 15 Temmuz ihanetine cevabı böyle bir Cumhuriyetin verdiğini asla unutmamak gerekir.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor