• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
5 Şubat 2018 Pazartesi

CHP’de ne oldu, ne olabilir?

CHP değişim yaratma kabiliyeti olmadığı için sadece kendisinin değil Türkiye’nin önünü kapattığını söylemek bir eleştiri bile sayılmaz; çünkü bugün CHP hızlı bir şekilde marjinal siyasete açık bir zeminde durmaktadır. Mesele, geçmişte marjinal grupların, toplumsal temsiliyeti dahi bulunmayan örgütler etrafında yer alan unsurların CHP’de siyaset yapması değil, partinin siyasetini etkileyecek konuma gelebilmeleridir.

“CHP, kendi siyasal ideolojik/politik kimliğini oluşturmuş, çağdaş siyasal yelpazede yer alan bir parti olsaydı, bir çekim merkezi haline gelebilirdi. O zaman muhtelif grupları, marjinal unsurları, geçmişte kendisini ‘sol’ diye tanımlayan demokratik siyasetin dışından gelen, şiddet eylemleri içinde bulunan unsurları, demokratik siyaset sürecine katarak önemli bir işlevi de yerine getirebilirdi.” Tam aksine, CHP bir kimlik sahibi olma konusunda yetersizlik yaşadığı, belirsiz bir yerde durduğu için sorunlu bir yapıya sahiptir. Bu durum ise CHP’yi, partinin içinde yer alan muhtelif etnik anlayışlardan, mezhepçi tavırlara, sol olduğunu iddia eden şiddet eğilimli anti-demokrat örgütlere kadar farklı unsurların, kendilerini yansıtmaya açık platform haline getirmektedir.

KİMLİK KAYBI!

“Bugün CHP’nin önünde duran temel problem, bu politik kimlik krizini yaratan ‘ideoloji’ sorunudur. CHP kurultayı bu sorunu kısa vadede aşma ihtimalinin olmadığını, hatta bu sorunun farkında olduğunu dahi gösteren bir tartışmanın yapılmadığını ortaya koymuştur. Partinin bu tartışmalardan uzak olmasının asıl sebebinin bu konular etrafında düşünen tartışan ‘entelektüel bir zeminin’ bulunmayışıdır. Bunu gelecek açısından hem parti için hem de ülke için ciddi bir mesele olarak görmek lazımdır.”

Peki, CHP’nin önünde hangi seçenekler bulunmaktadır? CHP’nin Türk siyasetine katkı yapacak düzeyde etkili bir parti olması için neler yapabilir veya yapılması gerekir? Bu konuda yapılması gereken hususları belirlemeye çalışınca, birinci meselenin ‘tarih anlayışında’ düğümlendiği söylenebilir. Türkiye tarihinin, Cumhuriyetle başladığı iddiası hiçbir şekilde ciddiye alınmayacak, bilim dışı bir iddiadır. Tarihe bakış tarzı, siyasetin ‘topluma’ yönelik değerlendirmelerini de belirleyen bir yaklaşım olduğu için tarih görüşünün sağlam esaslara dayanması önemlidir.

TARİHSİZ SİYASET

“CHP’nin kurucusu Gazi Paşa sadece Milli Mücadele’nin değil, aynı zamanda İmparatorluktan Cumhuriyete geçiş sürecinin de kurucu lideri olduğu için, o zamanda yapılan İmparatorluğun tarihsel konumunu, özellikle son dönemini önemsizleştirmeye/yok saymaya dönük çalışmalar yeni rejime toplumsal meşruiyet yaratma çabası olarak anlaşılabilir, fakat yeni rejimi yüceltmek üzere böyle bir anlayış benimserken dahi, tarih görüşünün daha derin devirlere kadar uzatılmak istenmesi, köksüzlük duygusunun önüne geçme hassasiyetini göstermez mi?”

Esasen, ulus/devlet kurma aşamasında ‘tarihsel bilincin’ nasıl kurucu bir rolü olduğunu bilmek lazımdır; Türklerin destanlara, efsanelere kadar uzanan romantik tarihsel dönemlerinin Tarih Kurumu marifetiyle ön plana çıkarılması, bunun öneminin kavrandığını ortaya koymaktadır.

Elbette tarih görüşü meselesi sadece bu değildir. Tarih görüşü, ‘toplum ve devlet’ arasındaki ilişkilerin kuruluşunu, daha doğrusu partinin siyasal sosyolojisini tayin eden esas faktörlerden biridir. CHP’nin tarih anlayışı bugün neredeyse basit sloganalar etrafında buharlaşmış, belirsiz ‘tarihsiz bir cumhuriyetçiliğe’ dönüştüğü için ‘toplumu’ ‘siyasal özne’ haline getirecek bir siyaset üretememektedir. Tarih, yapay olarak inşa edilince, toplumu düzenlenecek ‘nesne’ haline getirmek kolaylaşmaktadır. Görüldüğü üzere ‘tarih anlayışı’ herhangi bir mesele değil, siyasetin kurucu öğesidir.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi