• $12,4902
  • €14,1202
  • 713.051
  • 1776.41
13 Ocak 2016 Çarşamba

Başkanlık sistemi demokratikleşme sürecini ileriye taşır mı?

Türkiye’nin temel sorunu, kim ne kadar oy alarak Meclis’te hükümet kuracak güce sahip olursa olsun, orada etkisizleştirilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmasıdır. Yıllar yılı Meclis’te ezici çoğunluğa sahip olan resmi ideolojinin kapsamında olmayan partilerin (onlara sağ partiler denmesi ise ayrı bir garabettir) durumu budur.

Bu partilere ‘hükümet kursalar da iktidar olamayacakları’ söylenirdi. Bu durumun neredeyse bir deyim halini almış ifadesi ‘ülkede zinde güçler sizin iktidar olmanıza müsaade etmez’ türünden bir tehdittir. On üç yıl boyunca çeşitli saldırı ve tehditlerin, AK Parti’ye de yöneldiğini artık bilmeyen yoktur sanırım.
Türkiye bunları geride bıraktıysa bunda, Erdoğan’ın geri adım atmak gibi bir tavrı tanımayan liderliğinin, üstelik böyle bir davranışın toplumun bütün özgürleşme ve demokratikleşme talepleri doğrultusunda ortaya koyduğu iradeye sırtını dönmek olacağının bilincinde olan bir ‘halk siyasetçisinin’ başat rolü bulunmaktadır.

Siyasete güç kazandırmak

“Bugün başkanlık sistemine karşı çıkanların birçoğunun meseleyi bir sistem değişikliğinin ötesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şahsıyla ilişkilendirmesi meseleyi anlamamak demektir. Bunun arkasında, o zinde güçlere rağmen, üstelik parlamenter sistemde ‘kurumsal olarak etkisizleştirilmiş Meclis” içinde, ülkedeki ‘tarihsel iktidar blokunu’ çökerten bir siyaset tarzına duyulan öfke yatmaktadır. Bu siyaset anlayışı, bugün başkanlık sistemine geçildiği takdirde parlamenter sistem içindeki ‘millete rağmen iktidar olanların’ etki alanını tasfiye ederek Meclis’in önünü açacaktır.
Demokratik sürecin işlemesi ve ileriye gitmesi bakımından Meclis’in sorun çözme gücünün artması gerekmektedir. Bunun da yolu, birincisi yasama faaliyetinin iyi işlemesini sağlayacak bir modele sahip olmaktan; ikincisi meclisin hükümeti denetleyecek bir konumda olmasından geçmektedir.
Parlamenter sistem içinde birkaç sorun üst üste gelerek Meclis’in, yani milli iradenin hâkimiyetinin önünü kesmektedir. Vesayet düzeninin oluşturduğu ilişkilerden dolayı, yasama faaliyetlerinde bürokrasinin mevzuat üzerinden meclisin yasama faaliyetine müdahalesi, ayrıca Meclis’te çoğunluğu bulunan partilerin dolayısıyla hükümetlerin Meclis üzerinde belirleyici rolü, Meclis’in hükümet karşısında ikincil bir konumda kalmasına neden olmaktadır.

Etkin yönetim

Burada parlamenter sistem içinde kuvvetler ayrımı meselesinin teorik olarak da çözümünün kolay olmadığı açıkça ortadadır. Meclis’in içinde çoğunluk partisinin, kurduğu hükümeti denetlemesi problemli olacağı kadar, hükümetin talep ettiği yasal düzenlemelerin dışında bir yasama faaliyetinde bulunmaması durumunda, yapılacak fazla bir şey olmadığı söylenebilir ki, böyle durumlarda yasama ve yürütme arasında bir ayrımdan bahsetmek mevcut olmayan bir şeyden bahsetmektir.
O halde parlamenter sistem uygulamasının Türkiye tecrübesi şunu ortaya koymaktadır; parlamenter sistem içinde demokratikleşme sürecinin daha ileriye gitmesi, kuvvetler ayrımının gerçekleşmesi, Meclis’in hükümetleri denetlemesi, bağımsız iradeyle yasama faaliyetinde bulunması çok kolay olmamaktadır. “Anti-demokratik siyaset geleneği güçlü olan, devleti belli bir ideolojik anlayışa göre kontrol eden, yargısı bu ideolojik angajman üzerinden siyasallaşmış bir politik düzende, demokrasiyi daha ileriye taşımak için başkanlık sistemi bir fırsat olacaktır.”
Başkanlık sisteminde, bürokrasi başkan ve onun sekretaryası tarafından denetim altına alınarak, Meclis ve yargı çoğulcu, sivil anlayışa göre yeniden düzenlenerek demokrasinin daha ileri bir aşamaya geçmesi mümkün olabilir. Siyasal süreçlerde Meclis farklılıkları, çoğulcu talepleri temsil eden bununla kalmayıp onların taleplerini karşılayan bir işlev yerine getirirken, başkan bütün farklılıkları daha üst düzeyde entegre edici bir rol üstlenecektir.

<p class='MsoNormal'>AKŞAM TV'den Ezgi Aşık'a konuşan Tarihçi-Yazar Osman Azman  Alemdar deniz savaş

Tarihçi-Yazar Osman Azman 'Alemdar'ı anlattı

Hibe desteğiyle kurduğu mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor

400 bin uçuş saatini başarıyla tamamladı! Türkiye'nin ilk milli ve özgün SİHA'sı

Irak'ın Musul kentindeki bir restoranda robot garsonlar işe başladı