• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
4 Ocak 2016 Pazartesi

Bir dostu kaybetmek

Hasan Karakaya Hakk’a yürüdü. Yazılarından çok eskiye gitse de, yüz yüze tanışıklığımızın yakın sayılabilecek bir zamana uzandığını belirtmek isterim. Bir televizyon programı vesilesiyle daha ilk karşılaştığımızda sanki kırk yıllık dost gibi sıcak ve içten yüzünü, gözlerindeki gülümsemeyi bulmuştum karşımda. Sonra birçok seyahate birlikte katıldık, onun tabiriyle ‘gurbet arkadaşlığı’ yaptık. ‘Akil Adamlar’ heyetinde birlikte olduk. ‘İstanbul’a ne zaman gelirsen ara, neredeysen ben bulurum’ nezaketiyle, sürekli davet eden Hasan Ağabey artık yok.

İnsan, geç tanıyıp erken kaybettiği dostların yokluğuna, hele ne zaman ararsa yanında bulacağından emin olduğu insanların artık olmadığına kolay inanamıyor. O sıcak tavrıyla, sizi kucaklayan, ‘yalnız değilsiniz’ diyen, her şart altında geleceğe ümitle bakan o coşkulu, gözlerinin içi gülen adam artık dostlarının gönlünde yaşayacak.

Varlık-yokluk

Ölüm, her insanın yolunun uğrayacağı bir durak. İnsandan geriye hayattayken yaptıklarından başka bir şey kalmıyor. Hasan Karakaya kısa ömründe büyük bir mücadelenin içinde adam gibi yaşayıp, geriye örnek bir mücadele adamı kimliğini bırakarak gitti. Muhafazakâr camianın, devleti ele geçirmiş çetenin saldırıları altında, sahipsiz kimsesiz kaldığı günlerde, hemen hemen medya dünyasında herkesin 28 Şubatçıların rüzgârına kapılıp, onların ardına takıldığı bir dönemde Hasan Karakaya akıntıya karşı durmayı bilmiş, hukuksuzluğa, devletin gücüne sığınarak halka, tarihe, kültüre, inanca saldıran alçaklara karşı, susup sessiz kalmayarak adeta meydan okumuş, birkaç namuslu kalemden biridir. O sebepledir ki akılalmaz, haksız ithamlarla 28 Şubatçı çetenin saldırısına uğramaktan kurtulamamıştı.
Bugün Türkiye demokratikleşiyorsa, militarizm bütün kurumlarıyla bu süreç tarafından tasfiye ediliyorsa, bunun arakasında Hasan Karakaya gibi yiğit insanların mücadelesi vardır. Genel olarak Türkiye sağı ne kendisini, ne de kendi mücadelesini anlatmakta başarılı sayılmaz. “Bütün tarihleri askeri darbelere payanda olmaktan ibaret, militarizmin ideolojik kalıplarını sol diye takdim etmekten öteye geçmekte zorlanan, ancak Türkiye’nin anti-demokratik yapısının zihinsel uzantısı olan politik figürlerin, kahraman diye gençlere rol modeli olarak takdim edilmeye çalışıldığı, anlatıla anlatıla bitirilemediği bir yerde, bu önemli bir sorundur.”
Ölüm ve hayat arasındaki diyalektiği çözecek olan nedir? Hayatın anlamının üretildiği an, bu dünyada ‘sahiplenici bir egonun’ dışına çıkıldığı, bir manada insanın özgürleşmeye başladığı andır. Bir başka söyleyişle varlığın aynı zaman da kendi düzlemi içinde sınırlılıkları bulunmaktadır.

Var olmak

Biz ölümü dostlarımızı, yakınlarımızı kaybettiğimiz zaman daha çok düşünüyoruz. Oysa ölüm her an yaşanmakta olan bir durumdur. Bu sadece insan için geçerli olan bir kural da değil; bütün varlık sürekli bir devinim halinde ölüyor, yokluğa karışıp bir başka âlemde hakikate ulaşıyor. Dünyamız, gezegenler, bitkiler böcekler, kısaca bütün varlık bir akış içinde olduğu için, varlık ve yokluk arasındaki çelişkiyi idrak etmekte, aşkın bir kavrayışla anlamakta zorlanıyoruz.
“Var olmanın sorumluluğu ve ağırlığı, hayatın sorduğu sorulara, insanın önüne koyduğu problemlere verdiği cevaplarda saklıdır. Tarihe, millete, kendisine karşı sorumluluğunun bilincinde yaşayanların mücadelelerini bu bağlamda değerlendirmek gerekir.” İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün doksanıncı yılında, onun mücadelesini bugüne taşıyan, tarih bilincini bir sorumluluk ahlakıyla birleştiren bir zihniyet değişimine ihtiyaç bulunmaktadır. Siyasi mücadelede hangi başarı noktasına ulaşılırsa ulaşılsın, entelektüel dünyada böyle bir değişim yaşanmadan, ulaşılan hedeflerin kalıcı olması mümkün olmayacaktır. Bunun için atılan her adım önemli olduğu gibi, bu yolda yürüyenlerin mevcudiyeti de önemlidir.

<p>Haber: Ayşe Gültekin </p><p>'İSTANBUL BİR OKULSA BEYOĞLU BUNUN MERKEZİ' </p><p>Beyo

Kültür ve sanatın kalbi Beyoğlu

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor