• $ 5,7017
  • € 6,3058
  • 275.596
  • 101447
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Üç büyükler zorda ama!

Son bir iki haftada, üç büyük ve önemli Avrupa ülkesinin liderlerinin, gelecekleri için zorluk içinde mücadele ettikleri ortaya çıktı.

Londra’da Başkan Bayan Theresa May’in parlamentolularının, Bayan May’in, Brexit ve de gelecek hakkındaki görüşlerine karşı çıktığı görüldü. Diğer taraftan ise Paris’te yeni Başkan Emmanuel Macron’un önlemleri şiddetle protesto edilirken, sokaklar da sarı gömlekli protestocıların da etkisi altında kaldı. Kavgalar ve dövüş ortaya çıktı. Berlin bile bir miktar siyasi politika dramı altına girdi. Chancellor Angela Merkel baskılar nedeniyle Hristiyan Demokratlar Birliği’nin yönetiminden ayrılmak zorunda kaldı. Merkel’in kendi yerine almaya çalıştığı yardımcısı olan bayan da ancak çok az bir oyla lider gibi oluştu!

Bu ülkelerde sadece liderler değil, siyasi sistemlerin bütünü de zorlanmaya başladı. İngiltere’de Brexit öncesinde de, Labor Parti siyasi yaklaşımını İskoç Ulusal Partisi ve de Jeremy Corbin’in etkisiyle değiştirmişti. Fransa’da Bay Macron yönetimi eline alınca da mevcut parti sistemi zorlanmaya başladı. Almanya’da ise güncel yönetime karşı olan sol ve alternatif partiler de eski merkeziyetçi partilerden güç almaya başlamıştı. Siyasi gidişat kötü olduğu zaman popülist isyanlar gerçekleşmesi normal bir şey. Brezilya’daki başkan Jair Bolsonaro derin bir resesyon nedeni ile oyları alabilmişti. İtalya’daki popülistler de finansal krizden on yıl kadar sonra, ekonominin üretimi henüz 2008 düzeyine geri gelmemişken işbaşı yapmışlardı. Meksika da sürekli bir suç ve fakirlik varken de, solcu bir lider iş başına geçmişti. Avrupa’da Bayan Merkel de zaten aslında tüm dünyanın takdir ettiği bir yönetici idi. Britanya ekonomisi bile Brexit belirsizliği ve tartışmalara rağmen, işsizliğin kontrol altında olduğu bir ortamdaydı. Fransa’da büyüme yavaş olsa da ve önemli boyutta işsizlik olsa da, 2007-2017 arasında büyüme hiçbir zaman yüzde 1 altına inmedi.

Tabii dünyada hemen hemen tüm ülkelerde şikayet çok sevilen bir yaklaşımdır, seçmenler her yerde isyanı severler. Mesela Fransa’da vergiler yüksektir. Bazı ülkelerde bazı bölgeler de pek gelişmemiştir. Mesela Fransa’da taşra kısmı, İngiltere’de Kuzey İngiltere kısmı ve de Almanya’nın bazı doğu kısımları henüz tam gelişmemiş durumdadırlar. Mesela ABD’de ekonominin bazı sayılarının yüksek olmasına rağmen Demokratlar Cumhuriyetçilere karşı daha yüksek oy alabilmektedir.

Diğer taraftan da bilmeliyiz ki, hiçbir ekonomik dönem, sonsuza kadar mükemmel gitmez. Arada sırada resesyon olması, normal bir değişimdir.

<p>17 yaşındayken arkadaşını kaybeden ABD’li Tom Turcich, bu olaydan çok etkilendi ve dünyayı yürüye

4 Yıldır Dünyayı Yürüyerek Dolaşıyor! Şimdi İstanbul´da

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Erdoğan'dan Putin ve Ruhani'ye incir ikramı

EYT’lilere Finlandiya modeli