• $7,4407
  • €9,0497
  • 443.507
  • 1560.99
30 Aralık 2012 Pazar

Pegasus'a tebrikler, fakat...

Tolga Turgut
Tolga Turgut
YAZARIN SAYFASI

Esas Holding bünyesinde faaliyet gösteren Pegasus Havayolları, 2023 hedefleri çerçevesinde 100 adet Airbus uçak siparişi verdi. 18 Aralık'ta düzenlenen törenle, büyüklüğü 12 milyar dolar olarak duyurulan sözleşme imzalandı. Ancak bu hesapta bir karışıklık var; işte tespitlerim.

Pegasus Havayolları Yönetim Kurlu Başkanı Ali Sabancı ve Genel Müdürü Sertaç Haybat ev sahipliğinde Aeropark'ta düzenlenen imza törenine Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Airbus Avrupa ve Asya kıdemli Başkan Yardımcısı Christopher Buckley, ulaştırma, sivil havacılık ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
Öncelikle ülkemizin son yıllarda THY ile beraber en hızlı büyüyen havayolu Pegasus'a bu cesur atılımından dolayı tebrikler. Verilen siparişler Airbus'ın dar gövdeli tek koridorlu yeni jenerasyon uçakları A320 NEO (new engine option) ve A321 NEO'dan oluşuyor. Teslimatlar 2015 sonu veya 2016 başında başlayacak ve 2022 yılında tamamlanacak. Pegasus'un mevcut filosunda şu anda Boeing'in B737-800 modelinden 40 ve B737-400 modelinden 2 adet olmak üzere toplam 42 uçak bulunuyor. Yeni verilen Airbus 320 ve 321-NEO siparişleriyle havayolu çok yakında tamamen Boeing 737'lerden A-320'lere değiştirilmiş olacak. Pegasus Havayolları'nın dahil olduğu düşük maliyetli havayolları (DMH) segmentinde benzer bir filo değişikliğini, 2000'li yılların başında İngiliz Easyjet gerçekleştirmiş; B737'lerden oluşan filosunu 2002 yılı itibariyle A319, A320 ve A321'lerle değiştirmişti.                                 
DMH'lerin iş modelinde verimliliği maksimize edebilmenin yolu filonun tek tip uçak modelinden oluşmasını gerektirir. Tıpkı ABD'li Southwest, İngiliz Easyjet ve İrlandalı Ryanair'in uyguladığı gibi. Pegasus mutlaka bu boyutta bir değişiklik yapabilmek için Boeing ve Airbus ile aylar süren çetin pazarlıklar yaşamıştır. Anlaşılan Airbus kendi modellerinin daha verimli olduğuna ikna etmiş ve çok cazip ekonomik, finansal olanaklar sunmuş ki nihai karar onlardan yana oldu. Eminim bu kapsamda bir filo değişikliğine gideceklerinden ötürü uçuş ekiplerinin ekstra eğitim maliyetlerini, uçak yedek parça ve benzeri diğer konuları da gayet dikkatli hesaplamışlardır. 

9,9 MİLYARLIK SİPARİŞ

Ulusal basınımız ve Pegasus'un web sitesinde verilmiş olan siparişlerin bedeli 12 milyar dolar olarak lanse edilmiş olsa da, uluslararası basın ve yaptığım araştırmalar liste fiyatı üzerinden toplam sipariş bedelini 9,9 milyar dolar olarak teyit ediyor. Havayolu kesin sipariş olarak 58 adet A320 NEO ve 17 adet A321 NEO, opsiyon olarak ise 25 adet A320 NEO için anlaşmış gözüküyor. A320 NEO'ların liste fiyatı 96,7 milyon dolar, 220 koltuk kapasitesine sahip olan A321 NEO'ların liste fiyatıysa 113,3 milyon dolar. Pegasus'un üst yönetiminde bu kadar finans bilgisi yüksek yönetici varken 2 milyar dolarlık bir hesap hatası olmasını çok tuhaf karşıladığımın altını çizmek isterim.
Pegasus Havayolları geçtiğimiz yıl halka arz planları yaparken erteleme yoluna gitmişti. Böyle bir siparişi takiben finans sağlamak amacıyla çok yakında bir kısım hisselerini halka arz edeceklerine şüphe yok. Ülkemiz sivil havacılık sektörünün ölçek olarak iki numaralı havayolu Pegasus'un verdiği bu sipariş, sektörü daha fazla büyüteceği gibi önümüzdeki yıllarda ilave binlerce insana da istihdam sağlayacaktır. Tamamen serbestleşmemiş havayolu işletme sektöründe SHGM (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü) ve Ulaştırma Bakanlığı Pegasus'a slot ve diğer gerekli izinler konusunda daha fazla destek olmalı. Aksi halde bu siparişler ertelenebilir, devredilebilir ve hatta iptal olabilir.

ISG ORTAKLARININ BAŞI DERTTE
İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nı işleten konsorsiyum ISG'nin ortakları Limak, Hintli GMR Infrastructure ve Malaysia Airports Holding Bhd (MAHB)'den oluşuyor. GMR ve Malaysia Airports Holding, 2010 yılında katıldıkları ihalede Maldiv Adaları Male Havalimanı'nı 25 yıllığına yap-işlet-devret modeliyle işletme hakkını kazanmışlardı. Ne var ki geçtiğimiz aylarda polislerin öncülüğünde gerçekleşen ihtilal nedeniyle demokratik olarak seçilen hükümet düştü ve konsorsiyumun sözleşmesi iptal edildi.
Geçtiğimiz hafta Male Havalimanı'nın işletmesi GMR-MAHB konsorsiyumundan alındı. Gerekçe ise işletici firmanın yolculardan topladığı havalimanı geliştirme katkı bedelinin anayasaya aykırı bulunması. Konsorsiyum üst yöneticilerinin açıklamasına göre uluslararası hukuki mücadele Singapur ve İngiltere mahkemelerinde başlatıldı. Talep edilen tazminat 800 milyon dolar.
Yap-işlet-devret modeliyle altyapı yatırımlarının özelleştirilmesi ve işletilmesi günden güne yaygınlaşsa da, uluslararası projelerde politik riskler her zaman mevcut. Zira bu riskler gerçeğe dönüşünce özel şirketlerin manevra alanları çok kısıtlı ve maddi manevi zararlarını tazmin etmeleri çok güç. Bu riskleri doğru öngörerek şirketlerini daha az riskli projelere yönlendirmek ise üst yöneticilerin vizyon ve becerisine endeksli.
GMR-MAHB konsorsiyumunun Maldiv'de yaşadıkları, bana geçmişte Alman Fraport'un Manila ve TAV Grubu'nun Tahran Imam Humeyni Havalimanları'nda yaşadıklarını anımsattı. Her iki grup da ihalesini kazandıkları havalimanlarından politik nedenlerle el çektirilmişti.

<p><strong>'Reformlar kamuoyuna sunma aşamasına geldi'</strong></p><p><strong>BAŞKAN ERDOĞAN'DAN ÖNE

19 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Prof. Dr. Nur Vergin'in cenaze törenine katıldı

Şuşa'ya giden ''Zafer Yolu'' eylülde hazır olacak