Bugünlerde savunma ve güvenlik dünyasında çok kritik bir cümle yankılanıyor; 'Güvenlik satın alınamaz, üretilir.' |
Belki kulağa iddialı geliyor ama son dönemde Orta Doğu'da yaşananlar, bu gerçeği tüm dünyaya çok net bir şekilde gösterdi. |
Milyarlarca dolar harcanarak kurulan o savunma şemsiyeleri, beklenen büyük fırtınada yetersiz kaldı. Peki neden? |
En ileri teknoloji silah sistemlerine sahip olmak, kriz anında mutlak bir koruma garantisi sunmuyor. |
Çünkü teknoloji dışarıdan geldiğinde; onun bakımı, yedek parçası ve en önemlisi çalışma mantığı başkasının elinde oluyor. |
Bir kriz anında sistemlerin devreye girmemesi ya da beklenen performansı sergileyememesi, sadece bir teknik arıza değil, aslında stratejik bir bağımlılık sorununu ortaya çıkarıyor. |
Türkiye'nin yerli ve milli savunma vizyonu da burada devreye giriyor. Bu konuda Körfez ülkeleri de Türkiye'nin kapısını çalacak gibi görünüyor. |
Çünkü Türkiye; bugün İHA'lardan SİHA'lara, yerli füze sistemlerinden, Çelik Kubbe'ye kadar sahada kendini kanıtlamış, bağımsız ve güvenilir bir teknoloji sunuyor. |
Bölge ülkeleri de güvenliğin artık sadece ithalatla değil, gerçek bir iş birliği ve üretimle sağlanacağının farkında. |
Böylece 3. Körfez Savaşı, başkasının anahtarıyla kendi kapını kilitleyemezsin gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor. |