• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 279.031
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Temiz toplum arayışı ne oldu?

Yıllarca paraladık kendimizi. Önümüze bir hedef koyduk: “Temiz toplum” diye bağırıp durduk. Bu amaçla sokaklara dökülüp yürüyüşler yaptık…

Çabuk unuttuk hepsini!

Bakıyorum da bir süredir belli çevreler, “olmuşsa olmuş”, “yapılmışsa yapılmış”, “neden zamanında itiraz edilmemiş”, “niçin önceden gerekli önlem alınmamış” söylemleriyle toplumsal kirlenmeye destek veriyorlar. Kirin, pasın, çamurun üzerini örtmeye çalışıyorlar.

İstanbul seçimlerinden ve ardından YSK’ya yapılan itirazdan bahsediyorum…

Tam 8 ana başlıkta yolsuzluk ve usulsüzlük iddiası var. Üstelik, sandıkların sadece yüzde 10’ununun kontrol edilmesiyle 15 bin oyun yer değiştirmesi söz konusu. Basit, küçümsenecek, “ne var bunda” denilip, burun kıvırılacak bir durum mu bu?

Sandıklarda gerçekleştirilen sistemli ve organize bir milli irade gaspı iddiasından bahsediyoruz! Demokrasimizin elimizden alınması söz konusu! Kabul edilebilir, sineye çekilebilir mi?

YSK, 1999’da bir karar vermiş. Aynen şöyle diyor:

“Tarafsızlıkları hakkında kuşku duyulanların başkanlık ettikleri sandıklarla ilgili olarak, ileride siyasi partiler tarafından yapılacak itirazlar seçimin iptaline sebep vereceğinden, sandık kurulları başkanlarının tarafsız kişilerle değiştirilmesi gerekmektedir.”

Olması gereken budur zaten. Verilen karar doğru. Kanuni düzenlemeler ortada. Sandık kurulu başkanlarının kimlerden oluşacağı net hükümlere bağlanmış.

Peki ne yapılmış İstanbul seçimlerinde?..

Kanun ayaklar altına alınmış. Mülki idare amirlerinden gelen memurların listesi bir kenara atılmış. Yerlerine memur olmayan sandık kurulu başkanları atanmış. Her şey önceden ayarlanmış. Seçim yapılmadan seçime gölge düşürülmüş.

İstanbul’da 31 bin küsur sandık var. Bunların 20 bine yakınında usulsüz sandık kurulları oluşturulmuş. Neredeyse üçte ikisinde sakat, kanuna aykırı işlem yapılmış. Hepsi belgeli ve ispatlı.

Böyle bir tablo içinde sağlıklı bir seçimden bahsedilebilir mi? “Türkiye hakka, hukuka uygun, tarafsız bir seçim gerçekleştirdi” denilebilir mi?

Denilemez elbette! Bırakın diğer itirazları, sadece bu tablo bile İstanbul seçiminin iptalini gerektirir. Zaten YSK’nın 1999 kararında da açık ve net olarak bu durumun altı çiziliyor.

***

Her seçimde tartışmalar olurdu…

Ancak, Türkiye’de hiçbir seçim böylesine tartışılmadı. Hiçbir seçim sonrası bu kadar net bilgi ve belgeler ortaya dökülmedi.

Şimdi YSK bir karar verecek. Üstelik, seçimi iptal edebileceği gibi ortaya çıkan sonucu onaylama ihtimali de var. Her iki duruma da uygun gerekçeler bulunabilir. Kanun devleti ile hukuk devleti arasındaki fark da işte burada ortaya çıkar.

Çünkü…

Bir kararın kanunlara uygun olması, hakka ve hukuka uygun olacağı anlamına gelmez. Bu yüzden de hukuk devletleri sadece kanuna uygunluk aramaz, aynı zamanda adaletin de peşinde koşar.

Bu aşamada cevabı bulunması gereken soru şudur bence:

Adil yapıldı mı bu seçim?

Yapıldıysa mesele yok. Ama yapılmadıysa, getireceği sonuçlar ne olursa olsun iptalden başka bir karar çıkmaz, çıkamaz hukuk devletlerinde.

Az kaldı, göreceğiz bakalım!

Emin Pazarcı Diğer Yazıları

Sistemli tahrik

26.04.2019

Kumaş farkı

24.04.2019

<p>Muğla´nın Bodrum ilçesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum´un da incelemelerde bulunduğu

Bakan Kurum Duyurmuştu... Yıkım Başladı!

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor! 'Bu sistem dünyada sadece bizde var'

Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST'i ziyaret etti