• $8,4094
  • €9,9828
  • 489.375
  • 1408.81
15 Mayıs 2014 Perşembe

İşverenlerin YÜZDE 41‘i kanunda yazanı bilmiyor

Okan Güray Bülbül
Okan Güray Bülbül
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz yıllarda yürürlüğe giren İş Güvenliği Kanunu, işverenlere birçok sorumluluk yüklüyor. Fakat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yaptığı ankete göre işverenlerin yüzde 35’lik kısmı yükümlülüklerini kısmen biliyor. Patronların yüzde 6’sının ise hiçbir düzenlemeden haberi yok.

Manisa'nın Soma İlçesi'nde yaşanan felaket gözleri yeniden iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine çekti. Maalesef işyerlerinde iş kazalarıyla ilgili alınan tedbirlerin yetersiz olduğu açıkça ortada. Kanuni düzenlemeler çok daha geniş korumalar öngörürken, uygulamada ne yazık ki gerekli tedbirlerin alınmadığını gördük.

AVRUPA ORTALAMASININ 4.5 KATI

Çin ve ABD’de meydana gelen maden kazaları incelendiğinde taş kömürü için üretim başına düşen ölüm oranlarının Türkiye’den düşük olduğu görülmektedir. Türkiye’de milyon ton başına düşen ölüm sayısı Çin’dekinin yaklaşık 5 katıdır. Bununla birlikte, Türkiye’de maden işçisi ölümleri oranı Avrupa ortalamasının yaklaşık 4,5 katıdır.

AVUSTRALYA'DA YÜZDE 0.004

Madenlerin sayısının çok fazla olduğu Avustralya’da 2007 yılından bu yana madenlerde yaşanan iş kazalarında 36 işçi hayatını kaybetmiş. Madencilik sektöründe her 100.000 işçiden yüzde 3,84’ü ölümlü iş kazası geçirebilme ihtimaline sahip. Yani Avustralya’daki madenciler Türkiye’dekilere göre çok daha güvenli çalışıyorlar, çünkü madencilik şirketleri yeni teknolojileri çok daha çabuk şekilde kullanmaya başlıyorlar.

ASIL SEBEBİ TAŞERON SİSTEMİ

Madenlerde yaşanan kazalara baktığımızda karşımıza en büyük sorun olarak taşeron kullanımı geliyor. Soma’daki kazada da görüldü ki, denetimler mevcut durumun kanunlara uyumunu denetliyor. Fakat kullanılan teknolojinin yeterli olup olmadığı, işçiler için alınabilecek daha iyi önlemlerin neler olabileceği gibi konular denetimlerde incelenmiyor. Böyle olunca da, taşeron şirketler denetimden geçseler bile, o şirketlere bağlı madenlerde çalışan işçilerin güvenliğini sağlayamamış oluyoruz.. Madenlerde taşeron kullanımı bu şekilde sürdüğü müddetçe iş kazası sonucu ölümler engellenemeyecektir.

İŞ GÜVENLİĞİ BİLİNCİMİZ YOK

Yaşanan kazanın ortaya koyduğu durum, geçen hafta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yaptığı ankette de aslında açıkça görülüyor. Anketin sonuçlarına göre, işverenlerin yüzde 35’i yükümlülüklerini kısmen bildiğini ifade ederken, yüzde 6’sı hiç bilmiyor. Yani iki yıldır yürürlükte olan kanunun gerekleri işverenlere anlatılamamış. İşyerlerinin yüzde 45,2’si işyeri hekimi, yüzde 35,8’i iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi yapmamış. Yine işverenlerin yüzde 56,6’sı işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurmamış.

NE TATBİKAT NE TAHLİYE PLANI VAR

Kaza sonucu çok önemli olduğu bir kez daha anlaşılan acil durum eylem planları, bütün işyerlerinde zorunlu olmasına rağmen işverenlerin yüzde 26,7’si acil durum eylem planı yapmamış. Yangınla mücadele ve tahliye tatbikatı yapılmayan işyerlerinin oranı ise yüzde 48. Yani neredeyse her iki işverenden birisi yangınla mücadele ve tahliye tatbikatı yapmamış. Dolayısıyla bir kaza anında çalışanların canları adeta Allah'a emanet.

TEKNOLOJİ ÇOK ÖNEMLİ

Ağır ve tehlikeli işlerin yürütüldüğü, çok tehlikeli sınıfta yer alan madenler mutlaka ciddi tedbirlerle korunmalı ve çalışanların korunmasına yönelik teknolojiler dizayn edilerek işyerleri çalıştırılmalıdır.

'BİLGİM VAR' DİYENLER DE UYGULAMADAN HABERSİZ

Çalışma Bakanlığı'nın gerçekleştirdiği anket sonuçlarına göre, işverenlerin yüzde 50’si İş Güvenliği Kanunu'nun olumlu etkisinin olacağına inanmamaktadır. Yani işverenler kanunun işe yarayacağını düşünmedikleri için gerekli eylemleri de yapmaktan imtina edeceklerdir. Diğer yandan işverenlerin yüzde 57,8’inin kanunun alt düzenlemeleri hakkında herhangi bir bilgisi yok. Yani kanunu bilen işverenler dahi kanunun nasıl uygulanacağı konusunda net bir fikir sahibi değiller. Bu durum gösteriyor ki, işverenlerimiz tam anlamıyla inanmadıkları bir kanunu metin üzerinden çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıyorlar ve neticede alınan bu tedbirlerde kazaları önlemeye yetmiyor.

İŞÇİ HAKLARINI TALEP EDEMİYOR

İşyerlerinde çalışanların da aslında iş sağlığı ve güvenliği konusunda pek çok hakkı var. Ancak yapılan anketin sonuçları gösteriyor ki, işçiler de işyerindeki haklarını işverenlerden bir türlü talep edemiyorlar. İşverenlerin yüzde 31,3’ü işçilerinin kanundan doğan haklarını talep etmediğini ifade etmiş durumda.

YÜZDE 98'İ ÖNLENEBİLİR

Çalışma Bakanlığı’nın anketindeki belki de en önemli soru, iş kazalarının yüzde 98’inin, meslek hastalıklarının ise tamamının önlenebilir olduğunun bilinip bilinmediğine yönelik. İşverenlerin yüzde 80’i bu durumu bildiğini söylüyor. Fakat bu bilgi uygulamaya geçmedikçe iş kazalarının önlenemediğini ve iş kazası sonucu ölümlerin de devam edeceğini bugünden söyleyebiliriz.

MADENLERDE 49 BİN KAYITLI İŞÇİ ÇALIŞIYOR

Türkiye'de kömür ve linyit çıkartılan kayıtlı 740 işletme bulunuyor. Kömür ve linyit madenlerinde 48 bin 706 kayıtlı işçi çalışıyor. Çalışanların 48 bin 277'sini erkekler, 429'unu kadınlar oluşturdu. Kamuda bir işyerinde ortalama 257, özel sektörde 53 madenci istihdam ediliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre, son 3 yılda kömür ve linyit çıkartılan işletme sayında artış var.

BİR İŞÇİNİN GÜNLÜK NET ÜCRETİ 50 LİRA

Sigorta kayıtlarına göre, Türkiye'de işçilerin günlük brüt ücreti 2012'de 52.47 lira iken, geçen yıl 57.69 liraya çıktı. Bu artışın oransal karşılığı yüzde 9,94 oldu. Metal cevheri madenciliğinde ücretler yüzde 21,9 artarak 75,23 liraya çıktı. Buradan yola çıkarak, bir maden işçisinin günlük net ücreti ise 50 lira olarak hesaplanabilir.

GÜNDE 81 İŞ KAZASI OLUYOR

Geçen yıl istihdam edilen 30 milyon 614 bin kişiden 706 bini yani yüzde 2,3’ü iş kazası geçirdi. İş kazalarının yoğun olarak görüldüğü imalat sektörü, madencilik, inşaat gibi sektörlerde bu oran daha yukarılara çıkıyor. Örneğin, madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe 2013 yılında istihdam edilenlerin yüzde 10,4’ü iş kazası geçirmiş durumda.

KÖMÜRLE AYDINLANIYORUZ

Türkiye'nin toplam birincil enerji tüketiminde kömürün payı yüzde 31. 2013 yılında kömüre dayalı santrallardan toplam 61,5 TWH brüt elektrik üretilirken, toplam brüt elektrik üretimi içerisindeki payı yüzde 25,7 oldu. Türkiye’de 2013 sonu itibarıyla kömüre dayalı santral kurulu gücü 12.563 MW olup toplam kurulu gücün yüzde 20'sine karşılık geliyor.

<p>Sosyal medyadan #HelpTurkey etiketiyle yayılan ve bir kesimin devletin mücadelesini hiçe sayarak

'Help Turkey' provokasyonu

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor