• $8,8433
  • €10,3689
  • 496.638
  • 1384.68
6 Eylül 2021 Pazartesi

Sivas Kongresi bitti mi yoksa hâlâ devam mı ediyor?

Sivas Kongresi'nin üzerinden tam 102 yıl geçti. Sıradan anmalar dışında esas konuşulması gerekenler yine konuşulmadı.

İmparatorluğumuz 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış, 1000 sene bizim tebaâmız olarak sorunsuz yaşayan Gayrimüslim bazı gruplar Müslüman sivillere karşı katliamlara girişmiş, Trakya'dan Ortadoğu'ya; Anadolu'nun batısından güneyine ve hatta payitahtımız İstanbul'a kadar varan işgaller başlamıştı.

Ordular terhis edilmiş, Meclis dağıtılmış, silahlara el konulmuş Yunan İzmir'e çıkmıştı. İşte böyle bir zamanda bundan 102 yıl önce bir çıkış yolu olarak manda ve himâye konusu gündeme gelmişti.

1. Dünya Savaşı sonunda Paris Barış Konferansı'nda ilk olarak dünyada tartışılmaya başlanan manda sistemine göre henüz "bağımsız olma becerisine sahip olmayan milletler" bu seviyeye ulaşana kadar "yetiştirilecek"ti. Bu aslında sömürgeciliğin hukukî ve siyasî bir meşrûîyetini inşâ çabasından başka bir şey değildi.

Türkiye içinse en çok ABD mandası gündeme gelmişti. Türkler ile doğrudan bir çatışmaya girmemiş olması ABD mandasının İtilaf Devletleri bakımından Anadolu'da daha az tepki doğuracağı fikrini oluşturmuştu.

Sivas Kongresi'nde neler oldu?

Sivas Kongresi aslında çok tatsız bir havada başlamıştı. Anadolu'nun dört köşesinden beklenen delegelerin çoğu gelememiş, gelenler arasında açıkça mandayı gündeme getirenler olmuştu. Bunların arasında müstemleke zihniyetliler olduğu gibi; o ümitsiz konjonktürde Amerikan mandasını İngilizleri, Fransızları ve Yunanları uzaklaştırmak için bir taktik manevra gibi kullanmak isteyen ve bunu da bağımsızlıkla çelişen bir durum olarak formüle etmeyenler de vardı.

Mustafa Kemal Paşa ise Mazhar Müfit Bey'e şunu söylüyordu: "Ahmaklar, memleketi Amerikan mandasına, İngiliz himayesine terk etmekle kurtulacak sanıyorlar. Kendi rahatlarını temin etmek için bütün bir vatanı, tarih boyunca devam edip gelen Türk istiklalini feda ediyorlar."

Kongrede alınan kararların bazı maddeleri çok önemlidir:

"Osmanlı ülkesinin parçaları birbirinden ve Osmanlı topluluğundan parçalanamaz ve hiçbir sebeple ayrılmaz bir bütündür."

"Osmanlı toplumunun bütünlüğü, millî istiklâlimizin sağlanması, Hilâfet ve Saltanat yüce makamının dokunulmazlığı için Kuva-yî Millîye'yi etkili ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır."

"Devlet ve milletimizin iç ve dış bağımsızlığı ve vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak şartıyla... Memleketimize karşı istilâ emeli gütmeyen herhangi bir devletin teknik, sınâî, ekonomik yardımını memnuniyetle karşılarız."

Mandacılık bitti mi?

Mandacılık fikrinin esâsını medeniyet bağlamında erişkinliğe ulaşamamış toplumların olduğu varsayımı oluşturuyor. Burada ilkel kabileler değil aslında Batı-dışı toplumların hemen tümü kastediliyor. Maalesef sömürgeciliği meşrulaştırma fonksiyonu gören bu pespaye ideolojinin destekleyicileri sadece Batı'da yer almıyor. Batı-dışı toplumlarda ve hatta dünya medeniyet merkezlerinden, dünya imparatorluğu kurmuş Müslüman Türkler için bile bu ifadeler hâlâ kullanılabiliyor.

"Bizden adam olmaz", "Türkiye'den kaçıp kurtulun", "NATO Türkiye'ye müdahale etsin" gibi politik veya (görünüşte) apolitik söylemler 102 yıl öncesindekinden çok daha berbat ifadeler olarak karşımıza çıkıyor. Türk ve Müslüman kimliğinden rahatsızlık duyan; bu nedenle de Türk ve Müslüman kimliğine sahip çıkan politik iktidarlara karşı Amerikancı darbeleri, terör örgütleri ve uzantılarını destekleyen ruhları devşirilmiş 'manda bağımlısı faşistler' bugün de mandacılığa devam ediyor.

Üstelik mandacılık bundan 102 yıl önce ordumuz, silahımız teslim alınmış, dört bir yanımız işgâl edilmişken savunuluyordu. Bugün dünyanın en büyük ordularından, dış politikada en aktif devletlerinden, sanayisiyle, eğitimli insan gücü ve katma değeri yüksek üretimiyle bir yerlere gelmiş Türkiye'de kimliğe, inanca, bağımsızlığa ve toplumsal özgüvenimize yapılan taarruzların hafifletici hiçbir gerekçesi yok.

<p class='MsoNormal'>Gelecekte yer alması beklenen yerli ve milli üretim araçlar  da TeknoFest'te ha

Ayakları Yere Basmayan Festival: TeknoFest

''Yola çıkmalı'' dedirten 5 film

Mezarlıkta toprağa yarı gömülü halde bulundu!

Kilo vermek isteyenler dikkat! Limon diyetiyle ayda 10 kilo vermek mümkün