• $8,8395
  • €10,3459
  • 497.083
  • 1395.45
30 Ağustos 2021 Pazartesi

Zafer

Oğuzhan Bilgin
Oğuzhan Bilgin

Tarihin gördüğü en büyük imparatorluklarından biriydi. Türkistan'dan gelen Türkmen boylarının sahip olduğu uç beyliği Selçuklu mirasının üzerine bina edilmiş bir dünya imparatorluğuna dönüşmüş; ekonomik, ticarî, bürokratik, felsefî, entelektüel, hukukî, siyasî, bilimsel ve askerî organizasyonuyla Roma'dan sonra görülmüş en büyük medeniyet merkezlerinden birini oluşturmuştu.

Türk İmparatorluğu yüzyıllar süren bir siyasi ve askeri hakimiyete sahipken dünya sisteminde yaşanan büyük değişimler neticesinde zayıflamaya başlamış; sömürgecilik, kapitalizm ve sanayi devrimi gibi ekonomi-politik değişimlerin dışında kalmıştı. Buna imparatorluklar çağının bitip millî-devletler çağının ortaya çıkmasının eşlik etmesi çanların tüm imparatorluklar gibi Devlet-i Aliyye için de çalmasına sebep olmuştu.

Önemli enerji kaynaklarının, jeo-stratejik bölgelerin paylaşılması; daha önemlisi Batı'nın Türkleri Anadolu'dan atmak istemesi gibi sebeplerle başlayan 1. Dünya Savaşı'nda, tüm zor şartlara rağmen imparatorluğumuz neredeyse Almanya dışında müttefiksiz bir şekilde İngiltere, Fransa, Rusya ve tüm sömürgelerine, dahası bölgedeki işbirlikçilerine karşı mukavemet etmiş ama neticede açık güç farkı dolayısıyla savaşı sürdürememişti.

Bir taraftan artık 'bu işin bittiğini' iddia eden, "Türklerin artık Asya'ya dönme vakti"nin geldiğini söyleyen Batılı işgalciler ve bu tezleri yerli kamuoyuna yaymakla görevlendirilen mandacıların sesleri çok çıkıyor; diğer yandan da 1000 yıllık Türk yurdu Anadolu'nun dört bir yanı işgale uğruyordu.

500 sene sadece bir tane valiyle idare ettiğimiz eski bir tebaamız İzmir'den başlayıp Ankara'ya kadar işgale bile cüret edebiliyordu.

Ama unutulan bir şey vardı. Önce Selçuklu, sonra da Osmanlı hanedanları döneminde Türkler büyük bir devlet ve ordu geleneğine dahası tartışılmaz bir istiklal şuuruna sahipti.

Böyle bir anda Murat Bardakçı'nın deyimiyle "devlet operasyonu başlamış, Çanakkale'deki başarıları ile bilinen Mustafa Kemal Paşa geniş yetkilerle Anadolu'ya gönderilmişti". Mustafa Kemal Paşa Anadolu'nun dört bir yanında büyük oranda Teşkîlat-ı Mahsusa'nın örgütlediği Kuva-yî Millî hareketlerini birleştirerek Millî Mücadele'nin lideri olmuş; toplanan kongrelerde manda ve himayenin kesinlikle kabul edilmeyeceği ilân edilmiş ve milletçe bir mücadele başlamıştı. Meclis-i Meb'ûsan'ın Ankara'ya taşınması ve mücadelenin Meclis çatısı altında yönetiliyor olması 'milli egemenlik' kavramının gerçek anlamda uygulandığı bir meşruiyet anlayışına dayanması bakımından tarihiydi. O meclis de Başkomutanlık makamına Mustafa Kemal Paşa'yı getirmişti.

Payitaht işgal altında ve ordu terhis edilmişken başlayan bu mücadelede Anadolu'nun dört bir yanından pek çok isimsiz kahraman büyük fedakarlıklar göstermiş; kadınları, esnafı, köylüsü, âlimleri, dervişleri, öğrencileri, memuru ve hatta sporcusu ile topyekûn bir mücadele başlamıştı. Dahası Türkistan'dan Hint Müslümanlarına kadar Türk ve İslâm medeniyet havzasında yer alan unsurlar da İslâm'ın ve Türklüğün bu son ordusuna önemli oranda destek vermişti.

Mustafa Kemal Paşa gibi tarih şuuru ve sembolizme sahip birinin Büyük Taarruz için Malazgirt'in yıldönümü olan 26 Ağustos'u seçmesi tesadüf olmasa gerekti. O gün başlayan taarruz Mustafa Kemal Paşa'nın büyük komutanlık başarısıyla büyük bir zaferle sonuçlanmış; Türk milleti dünyada emperyalizmi yenilgiye uğratan ve bunu da bir Meclis yönetiminde yapan ilk millet olarak tarihe geçmişti.

İşte bugün de Türkiye'nin İstiklal ruhunu aynı coşkuyla yükseltmeye, emperyalizme karşı aynı coşkuyla savunmaya; emperyalizmin içerideki 'siyasetçi' veya 'aydın' kılıklı mandacı taşeronlarına veya terör örgütlerine (ve uzantılarına) karşı aynı azimle mücadele etmeye devam ediyoruz.

Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ismini tek tek sayamadığımız büyük kahramanlara, tüm şehitlere ve gazilere minnet ve rahmetle...

<p>Avrupa'da Müslüman karşıtlığı durmak  bilmiyor. Yine başörtülü bir kadın ırkçı saldırının hedefi

Müslüman kadına ırkçı saldırı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Eylül 2021)

Koronavirüs kadar tehlikeli! Bu sorun erken ölüme sebebiyet veriyor!

Aydın'da heyecanlandıran gelişme! Giriş kapısı bulundu