• $8,839
  • €10,3552
  • 496.757
  • 1391.58
26 Ağustos 2021 Perşembe

Bugün günlerden ne?

Bazı günler vardır, 24 saatten uzun sürer. Bazı büyük hikâyeler vardır; vatan kurar, alınan her nefeste solunur, ayak basılan her noktada hissedilir.

Bu hikâye 'Anatolia'nın 'Türkiye' hâline gelişinin hikâyesidir. Bizans döneminin yıpranmış Anadolu topraklarının Müslüman Türkler tarafından medeniyetin beşiği yapılmasının hikâyesidir. Türk-İslâm medeniyeti tarafından yüzyıllar boyunca bürokrasinin, hukukun, bilimin, düşüncenin, ticaretin, mimarinin, mûsikînin ve bir dünya imparatorluğunun merkezi hâline getirilişinin hikâyesi...

26 Ağustos 1071 günü Malazgirt Ovası'nda başlayan savaş herhangi bir savaş olmamış, o güne kadar Asya coğrafyasında önemli bir güç oluşturmuş Türklerin dünya imparatorlukları kurmasının, medeniyet bayrağını devralıp en yukarıya taşımasının yolunu açmış; dahası yeni bir vatan kazandırmıştır.

950 yıl önce Malazgirt Ovası'nda yaşanan hadise Türkiye'nin kuruluşudur. İlber Ortaylı'nın deyişiyle Sultan Alparslan da Türkiye'nin büyük kurucu babasıdır. Bugün bu topraklarda Türk ve Müslüman olarak yaşamamızda en büyük pay sahibi de kuşkusuz Sultan Alparslan'dır.

Merhum Erol Güngör de Malazgirt'teki muzaffer Türk Ordusunun başındaki Sultan Alparslan'ın önemini şöyle anlatmaktadır:

"Eğer Türk ve İslâm tarihinin son dokuz yüz yıllık kaderini çizen tek bir insan göstermek mümkün olsaydı, bu, hiç şüphesiz Alp Arslan olurdu. Alp Arslan'dan sonra İslâm tarihi "Türk tarihi" hâlinde devam etmiş yahut Türk tarihi İslâm'ın tarihi olmuştur."

Netice itibariyle tarih boşuna yaşanmış bir şey değildir. Tarih bitmiş, kapanmış bir sayfa da değildir. Bugünü kuran ve anlam dünyasını, kimlikleri inşâ eden karşılıklı etkileşimin çok önemli bir parçasıdır. Biz Türkler son 1000 yılda Anadolu'yu merkez alan bir cihan imparatorluğu kurmuş; yalnızca ordu gücüyle değil, kültürel, ekonomik, bürokratik, hukukî, edebî, felsefî ve mûsikî boyutlarıyla da üç kıtaya damga vurmuş ama neticede dünya sisteminin dönüşümüyle yeniden Anadolu'ya, bin yıllık yurda hülâsa elde kalan son vatan parçasına "sıkışmış" bir milletiz.

Modern zamanlarda yaşasak da böyle önemli tarihi hadiseler sadece bir 'mâzi'yi değil aynı zamanda 'âtîyi simgelemekte, bugünün ve geleceğin inşâsına temel oluşturmaktadır. Burada kültür, tarih şuuru, anlam sistemi ve inanç; yani bir milleti millet yapan unsurları korumak ve buradan da kimliği muhafaza ederek değişim sürecinde ayakta kalmak esâs olandır. Yahya Kemal'in" sürekli bir değişme içinde hüviyetimizin muhafazası" diye ifade ettiği durum budur. Malazgirt bu topraklarda 1000 yıllık hikâyemizin bir sembolü olduğu gibi bundan sonraki 1000 yıl için de bir imzadır.

Türk ve İslâm düşmanı darbecilerin iddialarının tersine bu topraklarda 1000 yıl daha sürecek olan tek şey de Türk-İslâm varlığı olacaktır. Bundan önceki 1000 yıl bunun ispatıdır.

26 Ağustos'un Mustafa Kemal Paşa tarafından Büyük Taarruz'un başlangıcı olarak seçilmesi de tesadüf olmasa gerektir. Atatürk Malazgirt'in yıldönümünü; yani her şeyin başladığı tarihi özellikle seçip o yeni büyük başlangıcı böyle bir sembolik günde yapacak tarih bilgisine ve sembolizme sahip biridir.

Son yıllarda Türk devletinin mandacı vesayet odaklarını tasfiye etmesi neticesinde tarihimizin başta Malazgirt olmak üzere sembolik hadiselerini daha coşkulu bir şekilde anmaya başlaması da takdire şayandır. Özellikle Ahlat'ta ve Malazgirt'teki görkemli anma törenleri milletimizin şanına, devlet geleneğimizin sürekliliğine yakışmaktadır. Bu törenlere öncülük eden başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli'nin bu önemli katkıları tarihe geçmiştir.

Bitirirken, böylesine sembolik bir öneme sahip 26 Ağustos'un artık bir millî bayram olarak kutlanması gerektiği fikrimi de eklemek isterim.

<p class='MsoNormal'>Gülenay Kalkan, geçen sezon FOX dizisi Yasak Elma'da Feride  karakteriyle izley

'Yasak Elma'dan neden ayrıldığını Akşam'a açıkladı

Karahantepe'deki insan betimlemeleri ve 3 boyutlu heykeller tarihe ışık tutacak

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Eylül 2021)

Koronavirüs kadar tehlikeli! Bu sorun erken ölüme sebebiyet veriyor!