• $8,2965
  • €10,0882
  • 490.027
  • 1444.87
14 Haziran 2013 Cuma

Hatıralarda kalan patlıcan yahnisi…

Nedim Atilla
Nedim Atilla
YAZARIN SAYFASI

‘Bir O Yaka, Bir Bu Yaka’ adlı kitap Ege’nin iki yakasını, iki kültürün ortak lezzetlerini buluşturuyor.

Bazen dile getiriyorum; Ege kıyılarında bir lokantaya oturan insan, renksiz, ruhsuz, derinliksiz, herkesin bir örnek olmak adına büyük paralar döktüğü bir dünyanın üyesi olmak yerine Ege’nin güzel tatlarının, temiz sularının hakkını vermeye çalışır. Çalışırız. Maria Ekmekçioğlu ile Gökçen Adar’ın ortaklaşa hazırladıkarı ‘Bir O Yaka, Bir Bu Yaka’ adlı kitap Ege’nin iki yakasının, iki kültürünün ortak lezzetleriyle başımızı döndürüyor. Gökçen Adar, kitabın öyküsünün iki yıl önce Alaçatı’da bir akşamüstü başladığını söylüyor: 
“Yıl 2011 Mayıs ayı, akşamüstü evimin önünde oturuyorum. Maria’nın oğlu Alex geliyor, laflıyoruz. Bir ara bana, ‘Sizin kitaplardan birini Yunanca’ya çevirelim, Yunanistan’da basalım’ diyor. ‘Olabilir ama başka bir fikrim var. 60 tarif annen yazsın, 60 tarif ben, bir o yakadan, bir bu yakadan tarifleri bir araya getirelim nasıl olur?’ diye soruyorum. ‘Çok iyi, çok iyi’ diye karşılık veriyor Alex. Böylece kollar sıvanıyor. Maria ile yaptığımız karşılıklı görüşmeler neticesinde içerik belirleniyor. Editör ve yemek stilisti Selma Şen ve fotoğraf sanatçısı Erkin Ön’le birlikte dört kişilik ekibimiz de tamamlanınca başlıyoruz çalışmaya. Bir taraftan tarifler yazılıyor, diğer taraftan yemekler yapılıp fotoğraflanıyor. Ve ortaya bu kitap çıkıyor.” 

TARİFLER ÇOK BAŞARILI 
Kitabı tarifler açısından çok başarılı bulduğumu söylemeliyim. Çorbalara bakın: Kakavia, (Fransızların meşhur ‘bouillabaisse’ çorbasının Ege versiyonu ama bence çok daha iyisi) mürdüm erikli kuzu gerdan çorbası, pastırmalı fasulyeli tarhana çorbası, sütlü badem çorbası. Hani bizde bir ad vardır, ‘hoyrat’ derler, adını ondan alan bir salata, taşralı salatası anlamında, ‘Horiatiki’… Ve daha ne salatalar, salata olmadan Ege olmaz sanki; narlı rokalı enginar kalpleri, balıkçının salatası, meyveli haşlama ot salatası gibi..
Mezeler; sebzelerle etlerin bir araya geldiği ya da gelmediği ama mutlaka ılık-sıcak yenmesi gereken yemekler; deniz ürünleri... Birbirinden ilgi çekici yemeklerin isimleri saymakla bitmez. 
Maria’nın hatıralarında kalan patlıcan yahnisi Ninika’nın imzasını taşıyor, benim de ilk mutfağa girişimde deneyeceğim meze: “Ninika, evin çocuklarına bakan, yeri gelince yemekleri yapan, çoğu kez sırdaşımız olan dadımızdı. Evimizin ruhuydu Ninika. Babam habersiz misafir getirdiğinde Ninika yardıma koşar, kısa sürede 10-15 çeşit mezeyle çilingir sofrası kurardı. Bu koşuşturma arasında ne yapar eder patlıcan yahnisi mezesini de hazır ediverirdi masada” diye anlatıyor.
Yaz tatilini Ege kıyılarında geçirip, büyük kente dönünce yaz lezzetlerini özleyenlere rahatlıkla önerebileceğimiz bir kitap bu. (İnkılap Kitabevi)

Yeniden ‘Her Güne Bir Yemek’
Tijen İnaltong, eski bir kitabının yeni basımıyla karşımızda… Bakın nasıl anlatıyor, ‘Her Güne Bir Yemek’in yeni halini: İlk baskısı 2005 yılında yayımlanmıştı. Yayınevi “Yeni baskıyı istiyoruz” dediğinde, bir başka kitapla ilgileniyordum. Buna kısmetmiş. O kitaptan vazgeçip burada kullandım o tarifleri. Dostlarımdan yardım istedim sonra. Kırmadılar, destek oldular. Tarifleriyle, fotoğraflarıyla, bilgileriyle... İlk baskıdan bu yana öyle çok seyahat etmiştim ki, yeni anılar derlenmiş, tarifler eklenmişti dağarcığa. ‘Her Güne Bir Yemek’, 170’i yeni toplam 368 tarifi, anıları, dünya festivallerinden, bayramlardan, düğünlerden, geleneklerden örnekleriyle, yeni sayfa düzeni, tasarımı, fotoğraflarıyla daha ferah, daha huzurlu, daha keyifli bir halde piyasada.” 
Kitabın yeni halini yayınevi ise böyle tanıtıyor: Geçmişe dönüp baktığımızda, hatırladıklarımız çoğunlukla sofralarla ilgili anılardır. Düğünler, bayram yemekleri, bütün ailenin bir araya geldiği kahvaltılar, yılbaşı şölenleri... Kapımızı çalan komşumuzun getirdiği helva, kandil pişisi, Muharrem aşuresi... Oğlu askere gidene, büyükleri hacdan gelene, doğum yapana, ameliyat geçirene, ailesinde ölüm olana götürülen çorbalar, yemekler, tatlılar... Düğün davetiyesi niyetine börek arasında gelen tavuk, yağmur duası için çıkılan çayırda parçalanan çörek, Hıdrellez’de hazırlanan kömbe, Ramazan için özel çorbalar, bayram tatlıları, Nevruz pideleri... Yıllar yılı komşularımız olmuş Rumlar’ın, Museviler’in, Ermeniler’in özel günlerinde hazırladıkları koliva, anuşabur, Paskalya çöreği, ayvalı kuzu eti... Aydın’dan, Trabzon’dan, Diyarbakır’dan, Ankara’dan tarifler... Kız istemede, nişanda, düğün hamamında pişirilen yemekler, sunulan şerbetler... 
Kulağımıza “Tijen İnaltong artık mutfak kitabı yazmayacakmış” gibi bir söz geldi. Umarım doğru değildir… (Yapı Kredi Yayınları) 

Düşük Kalorili Az Yağlı Tarifler
Anne Sheasby’nin yazdığı, Meltem Savcı ile Füsun Savcı’nın çevirdiği yeni bir sağlıklı beslenme iddiası taşıyan kitap: “Aperatifler, çorbalar, ana yemekler, garnitürler, salatalar, makarnalar, tatlılar, pastalar ve hamur işlerini içeren, her özel duruma uygun lezzetli, baştan çıkarıcı tarifler...” sözleriyle tanıtılıyor. 1900’den fazla fotoğrafla, 400’den fazla lezzetli, hafif ve sağlıklı tarif.” 
Kitapta sadece tarifler yok: Beslenme biçiminizi daha iyiye doğru neden değiştirmeniz gerektiğine dair izlenmesi basit bilgiler ve bunu nasıl yapacağınıza dair tavsiyeler; yağ oranını azaltmanın kolay yolları ile yağsız ve az yağlı yemek pişirmenin sırları... Sağlıklı beslenme ve yemek pişirmenin başlıca rehberi... Her tarifin kalori ve yağ içeriğinin belirtildiği besin değerleri tablosunun yanı sıra yararlı ipuçları ve yemek pişirme tüyoları... (Türkiye İş Bankası Yayınları)

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı