• $8,528
  • €10,0575
  • 482.188
  • 1418.03
15 Haziran 2021 Salı

Evet, sizden adam olmaz!

Sene olmuş 2021...

Bu ülkede hala 200 yıl öncesinde kalan kafalar var:

'Başımıza icat çıkarma!'

'Eski köye yeni adet mi getireceksin?!'

Bu yönlendirmeyle gidilen yolun sonu da 'bizden adam olmaz' ülkesine çıkıyor!

Evet sizden adam olmaz.

Ama Allah'tan sizin kafanızda olmayanlar var da; size rağmen bizden adam oluyor...

Ve şükredin ki, bu size de yarıyor...

Esasen, aydın ve sanatçının bunalımı üretkenlik doğurur.

Türkiye'de de bunun onlarca örneği var.

Ama bir 'baskın aydın/sanatçı zümresi' var ki, iki yüz yıldır bir yenilmişlik, ezilmişlik, adam olamazlık üretiyor...

Ve baskın olduğu için de toplumu umutsuzluğa sevk ediyor.

'Bağımsızlık' diye bağırarak, topluma ve ülkeye 'bağımlılıktan başka şansımız yok' bezginliği aşılıyorlar.

Çok şükür bunları geçmeye başladık.

Fakat;

İki yüz yıldır Türk Milleti'ne kaybettirdiklerini, üstüne ödettikleri bedelleri unutmamalıyız.

Zira hâlâ 'kalıntıları' hala çabalıyor.

Unutursak, bu ülkeyi 'hâlâ ve bütün yeteneklerini, 'yeteneksizliklerini topluma enjekte etmek' için kullanmalarına izin vermiş oluruz.

Neden böyle bir giriş yapma gereği duydum, anlatayım.

Türkiye'yi yerli ve milli insansız hava araçlarıyla dünyanın süper ligine taşıyan Baykar, aynı zamanda 'uçan otomobil' de geliştiriyor.

Ünlü Müslüman bilgin 'Cezeri' adını taşıyan prototipi, Teknofest'lerde tanıtılmıştı.

Geçen hafta Ankara'da yapılan Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da Cezeri'ye atıfla, "Uçan araçlarda dünya liderliğine oynayacağız" mesajını paylaştı.

Cumhuriyet gazetesi, bu haberi 'burun kıvıran' bir Tweet'le duyurdu: "Cumhurbaşkanı Yardımcısı uçtu!"

Ünlem!..

Linke tıkladım, haberdeki başlık normal.

'Bizden adam olmaz' virüsü habere enjekte edilmiş: "Konuşmasında dikkat çekici iddialarda bulunan Oktay, 'uçan arabalardan' söz etti."

Burada ünlem tercih edilmemiş!

Başlık, Cumhuriyet'le 'temaslı' haber sitelerinde mutasyona uğrayarak, "Fuat Oktay 'uçan araba' yorumuyla fazla uçtu" gibi şekiller almış.

Gazetecilik, ünlem!

Cumhuriyet'in 'uçan' başlığı ve yayılan mutasyonları, Türkler'in birşeyler yapabileceğine inancını yitirmiş, belki de bu inancı hiç olmamış sosyal medya kullanıcılarından binlerce beğeni ve paylaşım aldı.

Ama aynı kişiler, ertesi günlerde gelen iki haberi de fazlasıyla beğendi ve paylaştı:

"ABD'de geliştirilen elektrikli uçan taksi 'Maker' Los Angeles'te tanıtıldı. Ülkenin en büyük havacılık şirketleri American Airlines ve United Airlines, projeyi destekliyor. UA'nın 25 milyon dolar yatırım yaptığı ilk uçan taksiler 2024'te yolcu alabilecek. Maker'i üreten Archer Aviation, bir yatırım ortaklığından 3.8 milyar dolar 'başlangıç' ortaklığı da almış durumda. AA da, İngiliz Vertical Aerospace'in benzer aracına ilk 250 araç için 25 milyon dolarlık ön sipariş verdi. Şirket ayrıca, Virgin, Microsoft ve Avalon gibi şirketlerden 4 milyar dolarlık sipariş aldığını da duyurdu."

Amerikan medyası, 'Microsoft uçtu, American Airlines kaçtı, United Airlines kafayı yedi' gibi başlıklar atabilecek kabiliyetten yoksun olduğu için (!) bu haberleri 'önemli gelişme' olarak duyurdu.

Sosyal medyada çok sevdiğim bir kalıp var: "İsveç'te olsa beğenirdiniz!"

Bütün etnik kökenleriyle Türk Milleti'nin kudret, kabiliyet ve kapasitesini aşağılama, özgüvenini zedeleme çabası yurtseverlikle bağdaşmaz.

Amerikalı yapınca ağzı açık kalanlar ve onları 'beğenenler'e duyurulur.

Hani muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttu?

WHATSAPP İSTİHBARATI

Taze haber 11 Haziran tarihli.

Almanya Federal Parlamentosu Bundestag, Alman istihbaratına, WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamalarındaki şifreli yazışmaları okuma yetkisi tanıyan yasayı kabul etti.

Yasa 280'e karşı 355 oyla kabul edildi. Yasayı hükümet ortağı Sosyal Demokrat Parti savundu.

Bana sürpriz olmadı.

Zira 21 Temmuz 2020'de Alman medyası, Federal Emniyet Teşkilatı'nın şifreli Whatsapp mesajlaşmalarına ulaşabildiği duyurmuştu; üstelik telefonlara casus yazılım yüklemeye gerek duymadan!

WhatsApp, ABD merkezli Facebook'un uygulaması.

ABD ve İngiliz istihbaratının yetkileri için açık kaynağa ihtiyaç yok.

İlgili ülkelerin medyası ve politikacıları, geçen yıl Türkiye'de sosyal medya denetimiyle ilgili yasayı 'ifade özgürlüğüne engel' diye hayli eleştirmişti, onu hatırladım!

BAYRAKTAR'IN KENDİSİ 'DERS'

Cezeri'nin mucidi ve İHA'ları üreten Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, Cumhuriyet'in ünlemli başlığına şahane bir tepki gösterdi: "Yöneticilerimizin teknolojide iddialı hedeflere sahip çıkmasıyla dalga geçerek bu ülkeye iyilik yapmış olmazsınız. Sadece bu işlere el atacak gençlerin özgüvenini kırmış olursunuz. Bugün kullanılan teknolojilerin hepsi, geçmişte birileri için hayal gibi görülen çabalarla gelişti."

Neden şahane?

Çünkü sakin.

Çünkü misliyle mukabele etmeyen.

Çünkü kızmayan, aksine ders veren...

Bu mesajı atabilecek yetkiye sahip tek kişi de o.

Zira bizzat kendisi, bu dersin canlı kahramanı.

Sosyal medyada, internette 'Selçuk Bayraktar, iha, test, ilk kez' diye arayın, bir video göreceksiniz.

Yeni mezun bir mühendis olarak Bayraktar, üzerinde çalıştıkları insansız hava aracının TUSAŞ'taki test sunumunda basın açıklaması yaparken, şöyle diyor: "Bu veya benzeri diğer projeler desteklenirse Türkiye 5 sene içinde İHA noktasında dünyada bir numara olabilir. Çünkü 10 yıl sonra yapılacakları bizim gibi mühendisler yapıyor dünyada. Bu teknolojiyi Türkiye yakalarsa diğer sanayiler de gelişir."

Tarih Ekim 2005.

Kameralar, görüntüsünden tatmin olmamış ki, üzerinde anten bulunan 'kutu' görünümündeki iha prototipine fazla odaklanmamış.

5 Yıl sonra o 'kutu' Türkiye'nin ilk yerli İHA'sı olarak ortaya çıktı.

15 yıl sonra o İHA'lar SİHA'lara dönüştü, büyüdü; Türkiye'yi yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadelede, göç ve orman yangınlarına karşı başarıya taşıdı.

Türk İHA'ları küresel hava savunma doktrinini değiştirdi.

Libya'da, Karabağ'da ülkelerin toprak bütünlüğünü sağladı.

NATO ordularına ihraç edilmeye başlandı.

Bugün aynı genç mühendisin geliştirdiği uçan otomobile burun kıvıranların ve onları 'beğenenlerin' birkaç saniye düşünmeleri yeterli:

"2005'te Türkiye'de o genç mühendise 'uçma imkanı' sağlayan değil, burun kıvıran bir iktidar olsaydı ne olurdu?"

Ya da ne olmazdı?

<p class='MsoNormal'>Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. İbrahim Ersoy, Akşam  TV'de Belgin Özdemir

Sağlıklı yaşam için ‘Doğru Bilgi'

AFAD inceleme başlattı! Yağmur sonrası dev yarıklar oluştu

Ticaret Bakanlığınca, etiket ve fahiş fiyat artışı denetimi yapıldı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Eylül 2021)