• $7,4144
  • €9,0214
  • 443.735
  • 1543.75
31 Temmuz 2012 Salı

Bastoncu, yorgancı, çömlekçiye vergi muafiyeti

Metin Taş-Sezgin Özcan
Metin Taş-Sezgin Özcan
YAZARIN SAYFASI

Verginin temel işlevi kamu harcamaları için kaynak sağlanması olmasına karşın ekonomik ve sosyal işlevleri de var. Verginin ekstrafiskal işlevleri olarak nitelendirilen bu işlevlerin gerçekleşmesi için ilgili yasalarda çeşitli düzenlemeler yapılabiliyor.
Geçtiğimiz günlerde de 6322 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinde yapılan değişiklikle esnaf muafiyetinden yararlanacak olanların kapsamı genişletildi.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 47. maddesinde yazılı basit usule tabi olmanın genel şartlarını taşıyanlardan kendi ürettikleri ürünleri satanlara özgü olmak üzere el dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi meslek kollarında faaliyette bulunanlar esnaf muafiyeti kapsamına alındı.
Yapılan değişiklik geleneksel, kültürel, sanatsal değeri olan ve kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarına vergisel destek sağlanarak, bu değerlerin yitirilmemesini amaçlıyor.

KAPSAM
GVK'da yapılan değişiklik sonrası; el dokuma işleri, bakır işlemeciliği, çini ve çömlek yapımı, sedef kakma ve ahşap oyma işleri, kaşıkçılık, bastonculuk, semercilik, yazmacılık, yorgancılık, keçecilik, lüle ve oltu taşı işçiliği, çarıkçılık, yemenicilik, oyacılık ve bunlar gibi meslek kollarında faaliyette bulunanlar esnaf muaflığından yararlanabilecekler.
Esnaf muafiyetinden yararlanabilmeleri için GVK'nın 47. maddesinde belirtilen basit usule tabi olmanın genel şartlarını topluca taşımaları ve kendi ürettikleri ürünleri satmak suretiyle faaliyette bulunmaları gerekiyor.
Söz konusu meslek kollarında; devamlı veya arızi olarak, işyeri açılarak, motorlu araç kullanılarak, yardımcı işçi veya çırak çalıştırılarak faaliyette bulunulması muafiyetten yararlanmaya engel teşkil etmeyecek.

MUAFİYETTEN YARARLANAMAYACAK OLANLAR
Muafiyetten yararlanabilmek için bu faaliyetlerin sürdürülme biçimi son derece önemli. Bu bağlamda;
- Ticari işletmelere ait malları sürekli olarak veya belli aralıklarla satanlar ile kendi ürettikleri ürünlerle birlikte başkalarına ait ürünleri de satanlar,
- Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bağlılık gösterecek şekilde faaliyette bulunanlar,
- Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde Gelir Vergisi'ne tabi olanlar, esnaf muafiyetinden yararlanamıyor.

BASİT USULDE OLANLAR
 Söz konusu meslek kollarında faaliyette bulunup halen basit usulde veya gerçek usulde vergilendirilen mükellefler, esnaf muafiyetine ilişkin şartları taşımaları halinde, bağlı oldukları vergi dairesine başvurarak 15 Haziran 2012 tarihi itibarıyla mükellefiyetlerini kapattırabilecekler.
Esnaf muafiyetinden yararlanma şartlarını taşıdığı tespit edilenlere, istemeleri halinde 'esnaf muafiyeti belgesi' verilecek. Konu hakkında ayrıntılı bilgi ve açıklamalar, 27 Temmuz 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 283 Seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde yer alıyor.

AKLINIZDA BULUNSUN - Vergiden muaf esnaflarda vergi kesintisi
ESNAF muaflığını düzenleyen Gelir Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin son fıkrasında, 'Bu muaflığın, 94. madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur' hükmü yer alıyor. Yani, muafiyetten yararlanılması vergi kesintisi yapılmasına engel değil.
Dolayısıyla, vergi kesintisi (tevkifat) yapmak zorunda olanların; esnaf muaflığından yararlananlardan mal ve hizmet alımları karşılığında, yaptıkları ödemeler üzerinden yüzde 2 oranında Gelir Vergisi tevkifatı yapmaları gerekiyor. Örneğin hediyelik eşya alım satımı yapan bir işletmenin, Devrek'te baston üretimi yapan ve esnaf muaflığı şartlarını taşıyan bir kimseden yaptığı alışlar nedeniyle gider pusulası düzenlemesi ve ödeme üzerinden yüzde 2 oranında gelir vergisi tevkifatı yapması gerekiyor.

15 yıl ve 3600 günle kıdem tazminatı için işe giriş tarihi önemli mi?
15 yıl ve 3600 gün ile kıdem tazminatı alıp işten ayrılmak için işe giriş tarihi önemli midir? İşe giriş tarihine göre bu 3600 gün artabiliyor mu? Ayrıca 15 yıl ve 3600 günü olan işçi işyerinden ayrılmak istediğinde ihbar süresine uymak zorunda mıdır? A. Çetinkaya
Emeklilik için gereken yaş dışındaki koşullar, sigorta başlangıç tarihine göre değişiyor. 15 yıl 3600 gün, ilk defa 08.09.1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için geçerli. Bu tarihten sonra sigortalı olanların yaş dışındaki şartları sağlamaları için en az 7000 gün prim ödemiş olmaları veya 25 yıldan beri sigortalı olup en az 4500 gün prim ödemiş olmaları gerekiyor.
Emeklilik veya emeklilik için gereken yaş dışındaki şartları sağlamış olma nedeniyle işten ayrılma halinde fesih bildirim süresi verilip verilmeyeceğine ilişkin olarak yasada açıklık yok.
Uygulamada emeklilik nedeniyle işten ayrılmada ihbar süresi verilmiyor. Ancak emeklilik için gereken yaş dışındaki şartları sağlamış olarak işten ayrılma halinde işverenin, ihbar öneli verilmesi gerektiği iddiası olabilir. Zira bu hakkın kullanımı tamamen çalışanın tasarrufunda ve işveren tarafından önceden öngörülemez bir durum. En azından makul bir süre öncesinden haber vermekte yarar olduğunu düşünüyoruz.

GÜNÜN SÖZÜ
'Zorluklar hayatımızın bileği taşıdır; onlara sürtüne sürtüne keskinleşiriz.'
Jean de Gassion

<p>'Burası bizim topraklarımız. Ne  kadar yerli olursak o kadar sağlıklı bakarız'</p><p>Osman

Türkiye'nin Batılılaşma serüveni

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı