• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
04 Haziran 2018 Pazartesi

Erdoğan nefretinin kökenleri…

Osmanlı’nın çöküşüyle içine düşülen aşağılık kompleksinin Beyaz Türkler’de şiddetli bir şekilde yaşamaya devam ettiğini ve dönüşerek kendisini Erdoğan nefretinde ifade ettiğini söyleyebiliriz.

Malum, Osmanlı Batılılaşmasının başladığı tarihlerde 2. Mahmud yetişmeleri ve ülkelerine katkı yapmaları için Avrupa’ya gençler gönderiyor, bu gençler de Avrupa’yı tahlil edip bilgi/istihbarat toplamak yerine –ekseriyetle- gönülden bir Avrupa muhibi olup geri dönüyorlardı.

Burada “yetişen” gençler sonrasında ülkenin Batılılaşmasının, Tanzimat’ın ve buna göre yeniden organize olan devletin yeni bürokrasisinin insan gücü olacaklardı. Tabii ki bunlar hain değillerdi. Ancak Osmanlı’yı Batı ile mukayese ediyor ve bu mukayesenin altında eziliyorlardı. Orta yolu bulmaya, Batı ile uyumlu ama özgün bir kurtuluş/kalkınma modeli araştırmaya çalışanlar da oldu. Ancak günün sonunda çoğunun birleştiği nokta geç kalmış bir Fransız devrimciliği ve klikleşmeydi.

O klikleşme Osmanlı’nın yönetimini ama 1908 ihtilali ama suikastlarla devralan İttihat ve Terakki şeklini aldı. Birinci Dünya Savaşı’na gelindiğinde ise Almanya’nın piyade birliği seviyesine indirdi ülkeyi.

Bu hataların temelinde içi boş bir özgüven ve Batı karşısında yaşanan ağır kompleks vardı. Bu kompleks, Çanakkale ve Kurtuluş savaşları ile kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile aşılabilirdi. Nitekim bu manada Mustafa Kemal Atatürk bu özgüveni tesis etmeye çalıştı. “Muasır medeniyetler seviyesine ulaşma” hedefi ile “Türk milletinin karakteri yüksektir, Türk milleti çalışkandır, Türk milleti zekidir” özgüvenini mezcederek doğru istikameti yaratmaya çalıştı.

Maalesef bu ağır kompleks, Batı hayranlığı, çağdaşlık ve laikçilik ambalajı altında yaşamaya devam etti. Ülkeyi yönettikleri süre boyunca yerine getirmedikleri kendi sorumluluklarını halkın sırtına yükleyerek hep birlikte bu milletin “adam olmayacağında” birleştiler. Ama ne zaman ki, o aşağıladıkları, kamusal alandan ve refah paylaşımından dışladıkları kitleler, Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde büyük işler yapmaya başladı, o zaman da çıldırdılar.

Günümüzde yaşanan acayipliklerin temelinde bu tarihsel aşağılık kompleksi ve bu kompleks üzerine inşa edilmiş imtiyazlar var. Doğal olarak da bu imtiyaz kaybıyla birlikte aşağıladıkları kendi öz kültürlerinin aslında pekala büyük işler yapabileceği ortaya çıkınca, bütün öfkelerini Erdoğan’a yönelttiler. Bu gerçeklerden kaçmanın son çaresi oldu.

Aslında bu tahlili anlayabilseler, kendileri de rahatlayacak, ülke de rahat nefes alacak. Çünkü yaşadığımız süreç aslında bir normaleşmedir.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü