• $8,5131
  • €10,2753
  • 499.462
  • 1441.33
31 Mayıs 2018 Perşembe

Millet darbeler dönemini bitirmiştir…

Her ne kadar 27 Mayıs Darbesi’ni hâlâ destekleyen küçük bir kesim olsa da, darbeleri milletimiz hiçbir zaman desteklemedi ve iradesine silahla müdahale edilmesinden hiç memnun olmadı. Bazen duyarsınız, milletin bu darbeleri memnuniyetle karşıladığını ifade edenler olur. Onlara göre bu darbeler rayından çıkan sistemi yerine oturtmak ve demokrasiyi korumak için zorunlu ve geçici bir önlemdir. Yapılmıştır, çünkü ülke uçurumdan yuvarlanacak, laik sistem çökecek, ülke elden gidecektir.

Kendilerine göre kanıtlar bulmakta çok mahirdirler. Mesela 1982 anayasası yüzde 91.4 ile kabul edilmiştir. Bu da halkın darbeyi desteklediğini gösterirdi. Oysa bu koca bir yalandır. Evet sonuçlar böyle çıkmıştı ama Kenan Evren ve cuntanın büyük bir baskısı altında gerçekleşmişti seçimler. Öte yandan, “Hayır” oyları koyu maviydi ve neredeyse şeffaf beyaz zarfın içindeki pusula alenen gözüküyordu.

Ama millet bundan da çekinmezdi. Darbe anayasasının kabulünün altında yatan asıl sebep, milletin askeri yönetimden kurtulma ve normalleşme isteğiydi. Tabii ki kimse 12 Eylül öncesi terör süreçlerine geri dönmek de istemezdi. Ancak o şartlarda ülkenin düzlüğe çıkmasının tek yolu, normal siyasi hayata bir an önce dönülmesiydi. Evren de bu koşulu sandıktan evet çıkması için açık bir şekilde tehdit olarak kullanıyordu.

Nitekim 1983 genel seçimlerinde Konsey açıkça Milliyetçi Demokrasi Partisi’ni destekliyor, Evren Anavatan Partisi ve Özal’ı açıkça hedef alıyordu. Üçüncü parti ise CHP’nin oylarına talip olan Halkçı Parti’ydi. Kasım 1983’te yapılan seçimlerde Anavatan Partisi 42.9, Halkçı Parti 28.9, Milliyetçi Demokrasi Partisi ise 22.1 oy aldı. Yani milletin yüzde yetmişten fazlası baskılara rağmen sivil partilere oy vermişti. Bir yıl sonraki yerel seçimlerde ise Anavatan Partisi bütün büyük yerleşim yerlerinin belediye başkanlıklarını kazandı.

Zaten 15 Temmuz’daki hain darbe girişimi karşısındaki tavrı tek başına milletimizin demokrasiye, iradesine ve ülkesine sahip çıkma bilincinin en tarihi göstergesiydi. Dolayısıyla, Türkiye’de askeri darbelerin toplumsallığı ve meşruiyeti olduğunu söylemek büyük bir yalan ve iftiradır.

Bu yalana kendileri de inanmış olmalıydılar ki, 15 Temmuz’da milletin korkacağını, biat edeceğini ve sineceğini hesapladılar. Bir anlamda millet 15 Temmuz’da gövdesini ülkesi için siper ederek darbeler tarihine karşı rövanşını aldı, tartışmaları bitirdi. Milletimiz, hiçbir koşul altında iradesine müdahale edilmesini kabul etmemektedir. Darbeler süreci kapanmıştır.

24 Haziran seçimleri de 15 Temmuz sürecinin bir devamıdır. Sözde muhalefetin çapsızlığı, beş benzemezliği ve gayrımilli tavırları ortadadır. Tüm bu tartışmalar 24 Haziran gecesi sona erecek ve milletin kararına herkes saygı duyacaktır.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı