• $8,5102
  • €10,2964
  • 498.458
  • 1441.33
26 Mayıs 2018 Cumartesi

Elin atından inin, Millet Bahçesi’ne gelin...

Ankara Arena’da perşembe günü ilan edilen Seçim Beyannamesi sadece bir partinin seçim vaatlerini içermiyordu. Sanırım herkes de bunun farkında. Muhalefet gibi, tüm dünya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı beyannameyi Türkiye’nin önündeki on yılları nasıl planladığını anlamak için izledi.

Tabii ki asıl muhatabımız aziz milletimizdir. Bu vizyon, son 16 yılda olduğu gibi milletimizin ihtiyaç ve taleplerinden neşet etti. Yoksa, karşıt ittifakın adayları gibi, milletin değil, “dünyanın” Türkiye’den beklentilerini sıralardınız. Mesela “yerli otomobilden vazgeçeceğiz”, “Kanal İstanbul’u iptal edeceğiz”, “Bayramda sınırı geçen Suriyelileri ülkeye almayacağız” hatta “Suriyelilerin hepsini geri göndereceğiz” demeniz gerekirdi. Arkadaşlar da diyorlar zaten.

Arada bu kadar net bir fark var.

Karşıt ittifakın adayları, Türkiye’nin tüm iddialarından vazgeçeceği mesajını verirken, acaba milletimizin mi, yoksa bu iddialardan rahatsız olan çevrelerin mi sözcülüğünü yapıyorlar?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en çok önem verdiği projesi olarak öne çıkarttığı “Millet Bahçeleri”nin içerdiği vizyona yaklaşan bir muhalefet vaadi duydunuz mu? Millete sadece yapılmış olan önemli işleri nasıl yıkacaklarını anlatıyorlar. Bize de “Elin atına binen tez iner” atasözünü hatırlatmak kalıyor.

AK Parti iktidarı teslim aldığında Türkiye dev bir varoşa benziyordu. Plansız, projesiz, çarpık yapılaşmayla büyük kentler kaosa sürüklenmiş debeleniyordu. Ben bir apartmanın ilk katına ulaşmış çöp dağlarını gözleriyle görmüş nesilden geliyorum.

AK Parti milletin konut ihtiyacını, günlük bir dolarla yaşamaya mahkûm edilmiş büyük kitlelerin taleplerini giderdi. Zamanla orta sınıflaşma arttı ve yüzde kırklara kadar geldi. Artık milletimiz daha yeşil, daha planlı, daha özgün bir mimari içinde yaşamını sürdürmek istiyor.

İşte Atatürk Havalimanı 29 Ekim’de “emekli” olması ile Millet Bahçesi adı verilen konsept içinde şehir ormanına dönüşecek. 11.776.961 m2’lik büyüklüğü ile birkaç yüz milyar lira değer biçilen bu dev arazi, artık İstanbul halkının hizmetine sunulacak.

New York’un Central, Londra’nın Hyde Parkı gibi, şehrin göbeğinde orman kurarak İstanbul’umuza yeni bir değer katacağız. Sadece bu da değil; Maslak’taki alan başta olmak üzere, İstanbul’a otuz yeni millet bahçesi daha katılacak. Konya, Bursa, Balıkesir, Trabzon gibi birçok kentte de eski stadyumların arazilerinde millet bahçeleri kurulacak.

Eğer mesele memleket, yeşil, kent, çevre ise, tüm beklentileri de aşan bu projeleri oylarla desteklemek de seçmene düşüyor.

Üstelik bu yazıya polis, öğretmen, hemşire ve din görevlilerine emeklilikte 3600 ek gösterge sözü sığmadı bile…

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı