• $ 5,7689
  • € 6,4049
  • 273.08
  • 108789
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kılıçdaroğlu sövme özgürlüğü istedi

Türk siyasetinde bir ilktir bu. Daha önce hiç yaşanmadı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisi için aşağılama, küçük düşürme, kişilik haklarına saldırma, sövme ve hakaret etme özgürlüğü istedi.

Hem de bunun için mahkemeye başvurdu. Yargıyı arkasına almak, koruma zırhı içine girmek ve ardından rahatça sağa sola hareket etmek istedi. Üstelik, hepimizin gözünün içine baka baka gerçekleştirdi bu eylemi.

Bir süre önce Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. “Fahiş miktarda tazminat ödüyorum” dedi:

-Bu da benim ifade özgürlüğümü ihlal ediyor.

“Fahiş” dediği miktar, sadece 10 bin lira. Aldığı milletvekilliği aylığı karşısında çerez parası bile değil. Ayrıca, kendi ifadesine bakılırsa bu tazminat miktarı da iki ayrı davada hükmedilen paraların toplamı.

Peki ne yapmış da almış bu tazminat cezasını?..

“Ey hırsızlar, yolsuzluk yapanlar” diye bağırmış…

Dönemin Başbakanına, “Sen dindar değil, din tüccarısın” demiş.

Gün olmuş, hızını alamamış, karşısındakini “bölücü” diye suçlamış. “Ahlaktan uzak Başbakan” ifadesini kullanmış. Vesaire, vesaire…

Biliyoruz ki çok daha ağırları var. Biz, Kemal Bey’in sokak ağzıyla küfürler ettiğine bile şahit olduk. Ancak, onlar kendisi tarafından başvuru konusu yapılmamış. Sadece yukarıdaki ifadeleri peş peşe sıralayıp, “ifade özgürlüğüm engelleniyor” demiş.

O demiş, bir deneme yapmış… Beli ki “Ya tutarsa, bundan sonra daha rahat saldırıya geçerim” diye düşünmüş! Ancak, görüyoruz ki amacına ulaşamadı. Çünkü, önceki gün Anayasa Mahkemesi “Yoook, kazın ayağı öyle değil” dedi. Bu sözlerin ifade özgürlüğü kapsamına girmediğinin, “kaba, aşağılayıcı, küçük düşürücü, abartılı, kişisel saldırı içeren” sözler olduğunun altını çizdi. Bakın kararda ne denildi:

“Bu ifadeler, siyasi bir eleştiri olmaktan çok, bir hakaret zinciridir.”

Her şey apaçık ortada: Artık elimizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili bir yüksek mahkeme kararı var.

Kemal Bey’in sürekli olarak “kaba ifadeler kullandığı” ve “saldırı içeren hakaretlerde bulunduğu” yüksek mahkeme kararıyla tescil edilmiş durumda! Türk siyasetinde başka da örneği yok bunun.

Üstelik, bu karar Kılıçdaroğlu’nun kendi başvurusu üzerine verildi.

***

Bu ülke, Nazım Hikmet-Peyami Safa polemiklerine sahne oldu yıllar boyunca. Tartışmalar sertti, ama seviye hiçbir zaman ayaklar altına düşmedi.

Biz, Süleyman Demirel-Bülent Ecevit çekişmesini bizzat yaşayan bir nesiliz. Karşılıklı çok ağır suçlamalar yapıldı. Ancak, hakaret yoktu o suçlamaların içinde.

Deniz Baykal, yıllar boyunca CHP’nin Genel Başkanlık Koltuğunda oturdu. Sert tartışmalar içine girdi. Buna rağmen, hiçbir zaman o tartışmaları sokak ağzı seviyesine düşürmedi.

Rahmetli Erbakan’ın, Türkeş’in söylemlerinde ve suçlamalarında bir asalet vardı! Erdal İnönü tam bir beyefendiydi.

Dün gibi hatırlıyorum, rahmetli Özal bir konuşmasında “Küçük Turgut” ifadesini kullanmıştı. Türkiye’de yer yerinden oynamıştı. O da kamuoyunun karşısına geçip, aslında “torunundan bahsettiğini” açıklamak zorunda kalmıştı.

Kılıçdaroğlu ile birlikte her şey alt-üst oldu. Elinde mikrofon halkın karşısında “Ana, ama….” diyen ve daha sonra “Gerisini söylememeyim, ne demek istediğimi anladınız siz” diyen bir figürle karşı karşıya kaldık.

Bakın, artık hakkında bir mahkeme kararı bile var!

***

Zordur siyaset, kişinin ağzına sahip olmasını gerektirir. Affedersiniz birine “eşek” demek suçtur, ama sırtına milleti yükleyip taşıtırsanız suç olmaz, aynı sonucu verir!

Bu bir kültür ve alt yapı meselesidir. Birikimle birlikte nezaket de gerektirir. Herkes beceremez. Boşuna, “Vermeyince Mabut, neylesin Mahmut?” dememişler!

Mayasında olmayınca, mahkemeye gidip “sövme özgürlüğü” bile ister insan!

<p>ABD’nin Connecticut eyaletindeki Hartford şehrinde ördek kümesine sahip olan Amelia Horn, yılın i

Karlı Havada Dışarı Çıkan Ördekler Kümeslerine Hızla Geri Döndü

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Kişisel verileriniz tehlike altında!

Dünya uzaydan bakın nasıl görünüyor