• $ 5,6937
  • € 6,2929
  • 275.341
  • 100471
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

CHP’nin Bahçeli’ye cevabı var mı?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “zillet bu” dedi. “Türkiye’nin haysiyeti üzerinden siyaset olmaz” diye ekledi. CHP’yi “ABD’li bir yargıcın elinde oyuncak olmakla” suçladı. Ardından sordu:

-Siz kimden gördünüz böylesine çürük ve çorak siyaseti?

Bahçeli bütün bunları ABD’de açılan ve Türkiye’yi hedef alan Halkbank Davası’nda CHP’nin takındığı tutum üzerine söyledi. “Rıza Sarraf Davası” demiyorum, çünkü o dava Sarraf Davası olmaktan çıktı. Sarraf artık sanık bile değil. Dava onunla başladı, ama Türkiye’yi ve Türkiye’yi yönetenleri hedef alan siyasi bir saldırı halini aldı.

Eşzamanlı olarak Kılıçdaroğlu ve CHP de saldırıya geçti. Kemal Bey, hem ABD’deki bu davayı savundu; hem de geçmişte defalarca yaptığı suçlamaları tekrarlayarak, Amerika’nın koyduğu Tayip Erdoğan hedefine içeriden ateş etmeye başladı.

***

Şimdi meseleyi baştan alalım. Sözde tatil için ABD’ye gittiği söylenen İran asıllı işadamı Rıza Sarraf, 19 Mart 2016’da gözaltına alındı. Son gelişmelere bakılırsa, Sarraf, Türkiye’de uçağa binmeden atılacak bütün adımlar planlanmıştı.

Dün haklarında yakalama kararı verilen Bankalar Yeminli Murakıbı ve CHP’nin eski bir milletvekilinin de içinde bulunduğu bir ekip, gerekli alt yapıyı oluşturmuştu.

Sonra bir tiyatro sergilendi…

Davanın içine Halkbank’ın Genel Müdürü ve yardımcıları ile Türkiye’de Ekonomi Bakanlığı yapmış isimler eklendi. Rıza Sarraf buharlaştı, yok oldu. Hem iddianame, hem Amerikan basını aracılığı ile Türkiye’ye ve Türkiye’yi yönetenlere yönelik bir algı operasyonu başladı.

Üstelik, milletlerarası hukuka uyan hiçbir tarafı da yok bu davanın. ABD’nin kafasına göre çıkardığı bir yasa çerçevesinde yürüyor. Sanıklar, “ABD’yi dolandırmak” suçlamasıyla yargılanacaklar. ABD’nin İran’a uyguladığı ambargoyu delmişler!

Eşkıyalık bu!..

Zorbalıkla yakalanıp içeri atılan isimler ABD vatandaşı değiller. Türkiye ise bağımsız bir devlet, ABD’nin müstemlekesi ya da eyaleti değil. ABD’nin kanunlarına ya da emirlerine uymak gibi bir mecburiyetimiz yok bizim.

Amerika’da buna rağmen böyle bir dava açılabiliyor; Türkiye’de de taraftar bulabiliyor. CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından bile desteklenebiliyor. Tam bir “ört ki ölem” durumu!

1970’li yıllarda böyle bir adım atılsaydı, bütün CHP’liler sokağa dökülürdü. Başlarında da Bülent Ecevit olurdu. Ecevit, ABD’ye “sen kimsin” derdi. Çünkü, o yıllarda söyledi bunu. Ecevit, ABD’nin dayatmalarına rağmen Nihat Erim Hükümeti tarafından konulan haşhaş ekim yasağını kaldırdı. Yine ABD’ye rağmen rahmetli Necmettin Erbakan’la birlikte, Türkiye’nin ve oradaki Türklerin haklarını korumak için Kıbrıs’a “Barış Harekatı” yaptı.

Ardından ABD’nin silah ambargosu geldi. Ecevit, kendisine yönelen ölüm tehditlerine rağmen, ona da direndi. Bugün yaşıyor olsa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gösterdiği bu tavır karşısında utanır, sıkılık, kahrolur, insan içine çıkamazdı!

Devlet Bahçeli, durup dururken “zillet bu” ifadesini kullanmadı. O da yaşadı o günleri. 57. Hükümet içinde rahmetli Ecevit’le aynı kabine içinde yer alan Devlet Bahçeli de CHP’deki değişimin, dönüşümün farkında.

Devlet Bey, dünkü o sert ifadeleri durup dururken kullanmadı!

***

Bu köşede defalarca yazdım. Devlet Bahçeli de partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda Atatürk’ün o sözlerine yer verdi:

“Hangi medeniyet vardır ki, yabancıların telkin ve tavsiyeleri üzerine yükselebilsin? Tarih böyle bir hadise kaydetmemiştir!”

Atatürk’ün verdiği milli mücadeleyi iyi bilen ve CHP’nin efsanevi lideri Ecevit’i de yakından tanıyan Bahçeli, tam 12’den vurdu. İşin püf noktasına temas etti. Her iki ismin de millilik vasıflarına ve bağımsızlık için verdiği mücadelelere dikkati çekmek istedi. Bunun için Kılıçdaroğlu’na o önemli soruyu sordu:

-Kimden öğrendin bu çürük ve çorak siyaseti?

Ben biliyorum. Biliyorum, ama Kılıçaroğlu’nun bu soruya cevap veremeyeceğini de biliyorum!

<p>Turizm amaçlı Rize’ye gelen bir grubu gezdiren Osman Albardak, arkadaşı Musatafa Şeramet ve Tulum

Türkü Söylerken Kendilerini Bir Anda Şelalede Buldular

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Hayat kurtaran 10 pratik yemek tarifi!

İzmir'de buzdolabı patlayan ev harabeye döndü