• $8,3016
  • €10,0857
  • 490.082
  • 1444.87
18 Mart 2018 Pazar

Maturidi dersleri/20

Bu ders Maturidi derslerine gidip gelirken amfide Alev Alatlı’nın “Ben böyle düşünüyorum! demekle olmuyor” diyen sesinin çağrışımlarıyla yapılmıştır.

1

Geçen dersi bir anlamda tefsirci zihniyeti indirgemecilere ve toptancılara benzeterek bitirmiştik. Bu dersi de başka bir gavurca kavramın izleyinde sürdürebiliriz.

Malumunuz olduğu üzere ‘zihinsel bilgi’yi güç haline getiren ana unsurlardan bir tanesi, bir sistem olarak ilk kez Sir Isaac Newton’un; dünyanın çok sayıda gözlemlenebilir ve çözümlenebilir veriden oluştuğu, bu verilere göre evren ve dünyanın belli kurallara göre işleyen, başı sonu belli, açık, kesin bir sistem olarak tarif ettiği determinizmdir.

Determinizme göre, istisnasız her bulgu kendisinden önceki bir takım sebeplerin sonucudur. Bu temel kabule göre evren sapına kadar rasyonel olup, hiçbir rastlantıya yer bırakmaz. Evrende belirsizlik, bulanıklık, gizem yoktur. Bir şey ya siyahtır ya da beyaz.

Bu nedenle herhangi bir oluşumun bir sonraki safhada neye dönüşeceği ‘sıfır hata’ ile kestirilebilir.

Bu kurallar doğada işlediği gibi insan davranışları için de geçerlidir. Böyle olunca determinist anlayışa göre insanoğlunun ‘özgür iradesi’ olamaz. Zira insan geçmişte ne ise bugünde odur. İstese de değişemez;

Çünkü değiştiremeyeceği bir geçmişin
ürünüdür.

2

Tefsirci anlayış ile determinizm arasındaki en belirgin ortak nokta ‘insanın özgür iradesi’dir.

Tefsirci ‘özgür irade’yi biraz yontarak, biraz bükerek kendi inhisarına alır.

Yani bir konuda, bir ayet hakkında tefsir yapılmışsa, artık başkalarına düşen ona uymaktır. Burada ‘tefsir’ determinizmin ‘sebebi’nin yerini alır. Bir kez tefsir ortaya çıkmış ise sonradan gelecek bütün olgular ona uygun olmalıdır, olmak zorundadır.

Çünkü artık geriye doğru giderek tefsir değiştirilemez, sebebin değiştirilemeyeceği gibi.

Tefsirci anlayışa göre de, bir şey ya şudur ya budur; ya siyahtır ya beyazdır, ya doğrudur ya yanlıştır.

Mesela bir ayetin hem onu hem bunu işaret etmesi mümkün değildir. Bir şekilde beyaz olan (doğru) hüküm tesis etmiş ise geriye kalan her şey siyahtır. (yanlıştır, sapkındır)

3

Bu konuda fazla ısrarcı olduğumun farkındayım. Meramım; Türkiyeli Müslümanların emeklerinin ve birikimlerinin heba olmayacağı bir ortamın/vasatın oluşumuna katkı verebilir miyizden ibarettir.

Daha önce de belirttiğim üzere Türkiye’de tek tek hatırı sayılır miktarda düşünce ve bilim adamı vardır, var olduğuna inanıyorum.

Ancak, benim tefsirci anlayış olarak tanımlamaya çalıştığım hakim zihniyet, bu tek tek bilim ve düşünce adamlarının ürettiklerinin toplumsal bir anlayışa dönüşmesini ve oradan yeni bir ümran doğmasını engellemektedir.

Mehmet Genç Hoca’dan ödünç alırsak; “İlim tek başına yapılmaz. Mesela Süleymaniye’yi Mimar Sinan tek başına yapmamıştır.”

Söylemeye çalıştığın, anlatmak istediğim sadece bu!

<p>Astrolog Özlem Recep, 'Kadro bekleyenler alanları ile ilgili olumlu olan süreçlerin içerisindeyiz

11 Mayıs Boğa Burcu Yeniayı'nın burçlara etkisi

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı