• $8,2962
  • €10,1183
  • 489.317
  • 1444.87
15 Mart 2018 Perşembe

Maturidi Dersleri/19

1

Bu ders; kadim ve değerli dostluğu yanında Maturidi Dersleri’nin en sadık takipçilerinden biri olan Ali İbiş’in hatırlatmaları ve ikazları sonucu tekraren yapılmıştır.

Ali İbiş der ki; “gördüğüm ve anladığım kadarıyla Maturidi Dersleri kapsamında en önem verdiğin ve öne çıkardığın şey, tefsir-telif meselesidir. Doğru da bu o kadar kolay bir mesele olmadığı gibi kişiyi kimi taarruzlara karşı korunaksız bırakan bir alandır.

Bizim toplumumuzda (ve dindarlığımızda) ‘tefsir’ kelimesi öylesine esaslı ve belirleyici bir kelimedir ki; biz inancımızın temelini oluşturan Kur’an ile o kelime sayesinde irtibat kurarız ve dinimizi öğrenme babında, ‘Kur’an çalışıyor, hadis okuyoruz’ demekten çok ‘tefsir çalışıyor/okuyoruz’ deriz.

Be nedenle ‘tefsir’ kelimesine yüklenecek olumsuz içerik taşıyan her çaba kategorik olarak dışlanır ve hatta ‘dışarıda’ mütalaa edilir.”

2

İbiş doğru söylüyordu.

Allah razı olsun Bekir Topaloğlu Maturidi’nin Tevhid’ini günümüz Türkçesine kazandırdıktan sonra şimdilerde de ‘Te’vilatu’l Kur’an’ı tercüme ediyor.

Tevilat’a baktığımızda birçok yerde Maturidi’nin ağzından ayetlerin açıklanması, yorumlanması babında ‘tefsir’ kelimesinin kullanıldığını görürüz.

Burada iki ihtimal söz konusu.

Birincisi: Kendi öğretisini ve başkalarından farklılığını ortaya koyma babında çok temel bir unsur olarak tefsir-tevil farkını ortaya koymasına rağmen Maturidi bile kendi çabasını ‘tefsir’ olarak nitelemekten geri durmamıştır.

İkincisi ise; daha vahim bir duruma işaret etmesinin yanında tam da Ali İbiş’in işaret ettiği olguya denk gelmektedir.

O ihtimal şudur; orijinal metinde ayetlerin incelenmesi bahsinde ‘tefsir’ kelimesi kullanılmamasına rağmen Türkçeleştirilirken ister istemez tefsir kullanılmıştır.

3

Bu arada sarahaten belirtmeliyim ki;

Maturidi çalışmalarını/okumalarını günlük bir gazetede köşe yazısı kapsamında bir ders halkasına çevirmekle maksadım akademisyenlerden rol çalmaya kalkışmak değildir.

Acizane niyetim, günümüzün problemleşmiş meselelerine, gelenekten güçlü bir isim vasıtasıyla, çözüm olabilecek, sağlıklı bir yol yürümemiz de işaret sayılabilecek bir şeyler söylemektir.

Bu bapta, bugün en mustarip olduğumuz hususlardan bir tanesi din (İslam) adına söz söyleme mevkiinde bulunanlarda görülen indirgemecilik ve toptancılık halidir.

İndirgemecidirler, İslam’ı kendi anlayışlarına, kavrayışlarına indirgerler.

Toptancıdırlar, herkesi kendi vazettikleri dine tabi olmaya çağırırlar.

Bu tavrın sonu ise, hepimizin bildiği ve gözlemlediği şekliyle, ötekileştirme (tekfir) ve şiddettir.

İsterseniz, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu hususta devreye girişine sebep olan durumları ve devamındaki tartışmaları bu bağlamda da değerlendirebilirsiniz.

Bizim ‘telif’ kavramına fazladan bir değer yüklemeye çalışmamızın nedeni;

Bütün yıkıcılığıyla ve yakıcılığıyla devam eden bu çatışma halinden çıkış bulabilir miyize dair bir çabadan başkası değildir.

Aksi halde 70-80’li yıllarda başlayıp, hep üstüne bir şeyler koyarak gelen İslami çabalarımız ve elde ettiğimiz birikimlerimiz söz konusu çatışma ve kısır çekişme ortamında heba olup gidecek.

<p>İsrail polisi Mescid-i Aksa'da Filistinlilere saldırıyor! Bölgedeki son durumu TRT WORLD Kudüs Mu

Kudüs'te son durum ne?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı