• $31,0908
  • €33,713
  • 2025.43
  • 9378.44
30 Aralık 2022 Cuma

Katmanlı okuma

1

Geçenlerde yeni Üsküdar Meydanı'nın eteğinde, Hakimiyeti Milliye Caddesi üzerinde, orijinali hamam olup restore edilen; Vakıflar-Vakıf Katılım ve Üsküdar Belediyesince yeni fonksiyon verilen ... bir Mimar Sinan eserinde Sahaflar Çarşısı'nın açılışını yapmıştık.

Mekânın üst katı ise kahve-salon haline getirilmiş olup Belediyece işletilmekte.

Üsküdar Belediyesi bu mekâna has olarak 'Sahaflar Kahvesi Sohbetleri' diye bir etkinlik başlatıyor ve ilk sohbeti de bizim yapmamızı uygun görüyor;

Sohbete de duyuru başlığı olarak 'Kitap ile Bir Ömür' ismini uygun görüyorlar...

26 Aralık Pazartesi günü gerçekleştirdik söz konusu sohbeti...

Mekânda sürdürülmesi düşünülen sohbetlerin ilkini yapıyor olmamız ve sohbetin adının kitap ile duyuruluyor olması dolayısıyla,

Sohbet, kitap, yazı ve okuma kavramları etrafında bir şeyler söyledik.

Okuma bağlamında kendimizce bir tasnif yaparak; Düz (lafzi, literal), tefsirci, tevilci, hermenötik (batıni), tarihselci, bütünlükçü, toptancı ve tevriyeli okuma biçimlerinden bahsettik.

Tevriyeli okuma biçimine dair orada söylediklerimizi sizinle de paylaşmak istiyorum.

2

Tevriye; bir kelimenin biri yakın biri uzak olmak üzere iki anlamda kullanılmalarına muhtevi edebiyatta bir sanat adıdır.

Biz bunu alıp, biraz deforme ederek, bir miktar restorasyona tabi tutarak bir okuma biçimine dönüştürdük ve adını da 'katmanlı okuma biçimi' koyduk...

Katmanlı okuma biçimini açıklamak babında bir örneklem üzerinden devam etmek istiyoruz.

Bir adam var, adı; Josep Borrel.

Görevi; Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı...

Bu adam, ekim ayı içinde, AB bünyesinde diplomat yetiştirmek üzere kurulan Akademi'de verdiği derste bir metafor yapıyor.

Diyor ki: "Avrupa bir bahçedir (...) dünyanın geri kalanı ise ormandır..."

Şimdi, bu söylemi, birlikte katman katman okuyalım istiyorum.

Birinci derecede; literal bir okumayla, bahçeden ve ormandan bahsediyor, o kadar, der geçeriz.

İkinci derecede; bu söylem göründüğünden öte bir anlam taşıyor her halde deyip üzerine eğildiğimizde;

'Bahçe'nin oluşması için insan çabasına ihtiyaç duyulurken, orman için böyle bir ameliyenin söz konusu olmadığını görmüş ve anlamış oluruz.

Üçüncü aşamada; bahçeyi düzenleyenlerin, bahçıvanların doğaya müdahale edebileceklerini, tabiata müdahale edebilmenin ise ancak medeni insanların bir vasfı olduğu anlayışıyla karşılarız.

Ormandakiler (ötekiler) ise yaşamlarını ormana uyum sağlayarak sürdürürler, tabiatı değiştirme istekleri, isteseler de bunu başarabilecek güçleri yoktur, gelişmemişlerdir. Yani barbardırlar.

Dördüncü basamakta ise; öyleyse Avrupalılar medeni insanlar olup dünyanın geri kalanı ise köledir veya hayvandır.

Beşinci aşamada ise şunu görüyoruz: Medeni insanların köleleri eğitmek ve hayvanları ehlîleştirmek gibi bir hakkı ve görevi vardır.

Çıkaracağımız son ve altıncı anlam ise: Avrupalılar, (bahçe sahipleri) dünyanın efendisi, gayrısı ise efendilerin hizmetkârlarıdır.

Bu anlayış aslında dini bir temele dayanmaktadır:

Yahudilerin 'gohim' anlayışına...

Buna göre Tanrı sadece Yahudileri insan olarak yaratmıştır. Geri kalan insansıları ise Yahudi insanlara hizmet etsin diye; Yahudiler rahatsız olmasın, estetik zevkleri bozulmasın diye, insan suretinde yaratılmıştır.

3

Bilmemiz gerekir ki, yukarıdaki metaforu tarihte ilk kez Borrel kullanmamıştır.

Söz konusu, ırkçı, sömürgeci, üstenci beyaz söylem Batılıların bilinçaltında her daim mevcuttur.

Son yüzyılda yükselen demokratikleşme, evrensel insan hakların, hukukun üstünlüğü vs. söylemlerden ötürü bu duygu/inanç açık edilmiyorken Borrel tedbirsiz davranarak bunu açığa çıkarmıştır.

Avrupa'nın 'bahçe', geri kalan dünyanın 'orman' olduğu inancı; Batı'nın dünyayı sömürgeleştirmeye başlamasıyla gelişen bir düşünce biçimidir.

Batı 'bahçe' dünyanın geri kalanı 'orman' ise;

Ormanla ilgilenmek, ormandakiler üzerinde hegemonya kurmak, bahçe sahiplerinin (bahçıvanların) hakkı ve görevidir.

Bahçeyi, korumak, daha da gürleştirmek ve güzelleştirmek için orman ehlinin çalıştırılması ve ormandaki kaynakların bahçeye getirilmesi kaçınılmazdır ve meşrudur.

Böyle diye diye 1800'lerin ortasına gelindiğinde dünyanın %85'i Avrupalıların sömürgesi haline gelmişti...

Bu hususta (şimdilik) daha fazla ayrıntıya girmeyelim.

Ancak şu kadarını söylemeliyiz;

Batı sömürgeciliğinin motivasyonunu ve meşruiyet kaynaklarını ayan-beyan anlayabilmek için, Edward Said'in Türkçeye 'Kültür ve Emperyalizm' ismiyle çevrilen eserini mutlaka okumanızı öneririz. Edward Sait söz konusu kitapta Batı sömürgeciliğiyle at başı giden sömürü edebiyatını isim isim sayarak, söz konusu isimlerden alıntılar yaparak, zaman-mekân ilişkisini kurarak büyük bir ustalıkla anlatmaktadır.

İlgilisine... Devam edeceğiz.

<p>Bursa'nın Gemlik ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 15.14'te yerin 10.86 kilom

Gemlik'te korkutan deprem

Rekor miktarda uyuşturucu madde ele geçirildi! Muz yüklü bir konteynerle getirdiler

Bodrum'da ana isale hattı patladı! Yolda çukur oluştu

Savunma ve havacılık KOBİ'leri KAAN için göreve hazır