• $7,4234
  • €9,0356
  • 439.755
  • 1528.21
07 Nisan 2012 Cumartesi

Bebeğim ne zaman yürüyecek?

Hülya Yıldırım
Hülya Yıldırım
YAZARIN SAYFASI

Bebeğim kaç aylıkken emekleyecek? Ne zaman yürüyecek? Tüm annelerin ortak sorularından... Yanıtı, hem her bebeğe hem de her kültüre göre değişiyor. Kamerunlu ve Alman annelerle yapılan bilimsel bir çalışmadan ilginç bilgilerle bebeğinizin 'hareket'lerini gözlemlemeniz ve desteklemeniz için önerileri Hülya Yıdırım yazdı...

HÜLYA YIDIRIM
Bebeğimizin hareketleri daha anne karnındayken başlıyor; onun tekmelerini duyup her seferinde heyecanlanıyoruz. Sonra, doğunca her gün hareketlerine bir yenisi ekleniyor, yine, yeniden heyecanlanıyoruz; biliyoruz ki bebeğimiz büyüyor; hem de sağlıklı büyüyor. 6. ayını geçip de emeklemeyince, 12. ayını geçip de yürümeyince, 'Eyvah' diyoruz, 'Yoksa bebeğimizin gelişiminde bir sorun mu var?'
Anne karnından itibaren, ne düzeyde hareket ettiği bebeğin sağlıklı olup olmadığını gösteren çok önemli bir kriter; 'Şu ayda şu hareketleri yapması lazım' diyor tıp bilimi... Ve hareket ettikçe de bebeğin gelişiminde ilerleme sağlanıyor; sadece bedensel gelişiminde değil üstelik; zihinsel, duygusal ve sosyal gelişiminde de... Kısaca, bebek hareket ederek gelişiyor, hareket etmesi gelişimini destekliyor. Öyleyse biz ebeveynler de bebeklerimizin hareket etmelerini desteklemeliyiz! Ama nasıl?
BU ÜÇ NOKTAYA DİKKAT!
Bebeğin hareket etmesini destekleyelim desteklemesine ama bunun ölçüsünün ne olduğunu bilmiyoruz? Öyleyse, önce bilimden yardım istemeliyiz ve hangi ayda hangi hareketleri yapması gerektiğini; örneğin, bir bebeğin 18 aylık olana kadar yürüdüğünü bileceğiz. Bileceğiz ki, ayına-yaşına uygun hareket etmeyen bebeğimizi hemen bir uzman yardımı alarak destekleyebilelim.
İkinci en önemli konuysa her bebeğin farklı olduğu bilgisi! Örneğin, benim bebeğim emeklemeden yürümüştü ve ben onu emeklemeye zorlamamıştım. Bazı görüşler zorlanması gerektiğini de söyleyebiliyor; ama ben bebeklerin hiçbir konuda zorlanmaması gerektiğine inananlardanım. Çünkü hepimiz tekiz ve kendimize özgü özelliklerimiz var. Dolayısıyla, bebeğiniz, 12 ila 18 ay arasında herhangi bir zamanda yürüdüğünde her şey yolundadır ama emeklemeden yürüdüğünde de her şey yolundadır.
Üçüncü önemli noktaysa yukarıdaki bu iki önemli bilgi doğrultusunda bebeğimizi gözlemlemek ve ona destek olmak! Bebeği gözlemlemek çok önemli, çünkü gelişiminin sağlıklı gidip gitmediğini ve bebeğin farklı yanlarını, biricikliğini ancak onu dikkatli ve sürekli olarak gözlemleyerek öğrenebilirsiniz. Ve böylece, bebeğinizi her geçen gün daha iyi tanır ve hareket ihtiyacına ve diğer tüm ihtiyaçlarına vereceğiniz destek de ona uygun olur.
ANNE-BEBEK ARASINDA
Aksi takdirde, kitab” bilgiler ya da çevrenizden aldığınız önerileri uygulayarak bebeğinizi desteklemeye çalışmak çok eksik kalacaktır; hatta sizi pekala bir sürü yanlışa da sürükleyebilecektir. Çünkü bebeğiniz size, 'neyi, ne zaman ve nasıl' yapmanız gerektiğini aslında söyler. Bunu anneliğinizin her anında biraz daha öğrenirsiniz ve bebeğinizle aranızda özel bir dil gelişir.
Tabii, biz anneler ve yakın çevre de bebeğimizi bire bir etkileriz. Örneğin, Türk annelerinin 'uslu' bebek sevdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. 'Yastık gibi' koyduğun yerde duran, sessiz, sakin bebekler bizim toplumumuzda pek revaçtadır, hatta annenin iyi terbiye ettiğinden falan dem vurulur. Oysa genellikle bebeğin karakteri böyledir ve anne de bu karakteri besleyecek şekilde yeterli çevresel uyaran sunmuyorsa, o bebek haliyle az hareket eden bir bebek olur. Ya da bebek aşırı hareketlidir ve anne de 'Benimki çok yaramaz' diyerek ateşe körükle gidiyor ve bebeğe sınır koymuyor-koyamıyor olabilir; bu takdirde çocuk da durmak bilmez...
Anne-bebek ilişkisi böyle harikadır işte; her şey birbirini besler, birbirine ayna olur... O yüzden bilgi ve gözlem önemlidir ama içgüdülerinizi de mutlaka dinleyin!
İLGİNÇ BİR ARAŞTIRMA
Size ilginç bir araştırmayı aktarayım: Aynı ayda bebekleri olan Kamerunlu ve Alman annelere bebekleriyle çekilmiş videolar seyrettirilmiş. Kamerunlu anneler neredeyse üç aylık bebeklerini yürümeye teşvik ediyor ve onlara olmadık hareketler yaptırarak ilişki kuruyorlarmış. Bu videoyu seyreden Alman anneler, Kamerunlu anneleri kınamışlar, 'Ne korkunç, ne yanlış' demişler... Kamerunlu annelere de Alman annelerin bebekleriyle geçirdikleri zamanlardan örnekler seyrettirilmiş. Alman anneler bebeklerine daha ziyade yattığı yerden 'agucuk gugucuk' yapıyorlarmış. Bu videoları izleyen Kamerunlu anneler de dehşete düşmüş, Alman anneleri kınamış; bebeklerine neden 'yatağa bağlı bir hasta' gibi davrandıklarını anlayamamışlar...
İşte bu örnekteki gibi, sadece bebeklerin kendine özgü bireysel farklılıkları değil, ailesel, çevresel ve kültürel özellikleri de önemli... Çünkü bebek bir 'doğal karakter' ile doğuyor ama ona bakım veren aileden ve yetiştiği çevreden de etkilenerek büyüyor. Dolayısıyla bebeklerimize sunduğumuz uyaranların ne olduğu çok önemli! Ne az uyaran ne de fazla uyaran; dengeli ve bebeğin ihtiyacına yönelik uyaran sunmak çok değerli.
Her bebeğin sağlıklı büyüyebilmesi ve kendini olduğu gibi ifade edebilmesi için, biricikliğinin kabul edilmesine ve ölçülü-dengeli bir şekilde, ihtiyaçlarını karşılayan güvenli bir bakım almaya ihtiyacı var. Ama ben biliyorum ki bu ölçüyü de zaten anneler kalplerinde biliyorlar...

<p>Samsun'da arazide ağzı tel ile bağlı başıboş eşek kurtarıldı. Eşeğin ağzındaki teli kırarak çıkar

Ağzına demir teli bağlayıp ölüme terk ettiler... Zavallı eşeği, baba ve kızı kurtardı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Gaziantep'te tır kazası! Yol trafiğe kapandı

Doğada yaptığı yemeklerle kentleri tanıtıyor