• $7,3759
  • €8,9432
  • 436.071
  • 1463.27
21 Temmuz 2018 Cumartesi

Orada bir koleksiyon var uzakta

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Geçtiğimiz hafta şarkiyat çalışmalarının merkezlerinden Leiden’daydım. Londra, Paris, Leipzig, Viyana, Berlin gibi zengin kütüphanelere sahip şehirlerden birisi Leiden. Nasıl ki Londra’da British Library, Paris’te Bibliotheque Nationale, Oxford’da Bodleian var, Leiden’da da üniversitenin 1587’de kurulan meşhur el yazmaları kütüphanesi birkaç yüzyılın ilmi birikimiyle aydınlatıyor şehri.

Hollanda’nın bu zarif entelektüel şehrinde sıradan bir sokakta dahi hissediyorsunuz tarihi ve kültürel birikimi. Kanalların kesiştiği sokaklarda dolaşırken duvarlarda şiir kayıtları görüyorsunuz, Arapça, Latince… Üniversite kütüphanesinin bulunduğu binada da Ömer Hayyam’dan dizeler karşınıza çıkıyor; Nor all tears wash out a Word of it, yani ‘ne kadar gözyaşı döksen de yazılanı silemezsin’ sadece birisi.

Leiden’ı şarkiyatçılık çalışmaları açısından özel kılan bir başka konu şehrin aynı zamanda Avrupa’nın akademik birikimini buluşturup yayan yayıncılık geçmişi. Brill Yayınevi, The Encyclopaedia of Islam başta olmak üzere doğu araştırmalarının en başat eserlerini yayımlayan kuruluş.

Leiden Kütüphanesi, yoğun olarak 17.yy’dan itibaren zenginleşmiş. Arapça, Farsça, Türkçe elyazmaları, satın alma, hediye ve çeşitli yollarla girmiş şehre. 30 binden fazla yazma eser var. Josephus Justus Scalier, Jacobus Golius, Jan Jacob Schultens ve Levinus Warner Leiden’daki koleksiyonların ilk mimarları. İçlerinde en bilindik isim Warner. 1645’te İstanbul’a gelip bir müddet Hollanda elçiliğinde diplomatik görevlerde bulunuyor. Doğu dilleri konusunda uzmanlığı olan Warner, bu süreç zarfında çok sayıda yazma biriktiriyor ve sonra gemilerle ülkesine götürüyor.

Leiden Üniversitesi el yazmaları kütüphanesinde kitapları özel izinle isteyip inceleyebiliyorsunuz. Fakat elbette özel dikkatler kuşanarak. Kitabı yumuşak yastıklar üzerine yatırıp, kadife kaplı ağırlıklarla esere zarar vermeden okuma hassasiyetiyle kullanabiliyorsunuz. Eserlerin konduğu kutuların bazılarının üzerinde kırmızı bantlar var. Bu işaret, muhtemel bir yangın sırasında ilk kurtarılacak olanları gösteriyor.

İslam medeniyeti ile Batı etkileşiminin en somut mirası diyebileceğimiz Arapça-Latince ilk sözlüğü incelerken bir şey dikkatimi çekti. 12.yy’da Toledo’da hazırlanan sözlüğün kutusunda çeşitli notların bulunduğu bir zarf vardı. Zarfın içinde bir başka zarf daha… Kitabın köşesinden bir şekilde kopmuş kağıt parçacıkları muhafaza ediliyordu içinde. 900 yıllık eserin sayfa kenarından kopmuş ufak bir parçacığının dahi özenle saklandığı bu koruma mekanizmasını görünce, vaktiyle ülkemizde kesekağıdı yapılmış ya da parayla selüloz fabrikalarına satılmış el yazması eserlere dair bilinçsizlik insanı bir kere daha kahrediyor.

Kıymetini bilememiş, elimizden bir şekilde çıkarmışız. Artık bari istifade etmenin yollarını değerlendirelim. Ülkemizde birbirini tekrar eden çok sayıda sosyal bilim tezi yapılıyor. Oysa akademimiz bilimsel bir koordinasyon içinde üniversite öğrencilerine bu eserlerden istifade yolunu açmalı. Buna yönelik tez konuları çalıştırılmalı. Özellikle farklı ilmi disiplinlere dair Türkçe el yazmaları koleksiyonu etkin şekilde incelenmeyi bekliyor.

Leiden’daki Türkçe el yazmalarına ulaşmayı kolaylaştıran, yetkinlikle hazırlanmış kataloglar var. Öyle ki Jan Schmidt tarafından hazırlanan katalog, koleksiyonun oluşum sürecine dair de fikir verir nitelikte detaylar içeriyor. Fakat Leiden koleksiyonuna dair eksik olan bir şey var ki, o da henüz dijital ortama aktarılmamış olması. Şimdi Avrupa’da köklü birçok kurum, zamanın ruhuna ve ihtiyaçlarına ayak uydurma sınavıyla karşı karşıya.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları