• $13,6385
  • €15,5201
  • 783.189
  • 2004.55
11 Nisan 2017 Salı

Gelecek için STEM

Günümüz mesleklerinin birçoğunun, önümüzdeki 20-30 yıl içinde ortadan kalkacağı, buna karşılık yeni mesleklerin ortaya çıkacağı öngörülüyor. Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre mevcut mesleklerin %47’sinin yerini bilgisayarlar ya da farklı meslekler alacak. Yine Bill Gates Vakfı’nın bir çalışmasına göre, 21.yy’da mesleklerin %75’I, STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics) içerikli olacak. Yani, Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik…

Birçok ülkede bu alanı güçlendirecek eğitim politikaları düzenleniyor. ‘STEM for girls’ gibi kampanyalar yapılarak, kız çocuklarının bu alanda eğitim alması teşvik ediliyor. Kadınların STEM’e yenilikçi ve farklı bir bakış getirmesi, iş ortamındaki çeşitliliğin, inovasyonu artırması bekleniyor.

Ar-ge çalışmaları ve teknolojik yatırımlar, ortalama 10-20 yılda sonuç verdiğine göre, bu alanlara yatırım için yavaş yavaş koşmak durumundayız.

Türkiye’de eğitim sistemi son yıllarda geniş kesimleri içine alarak demokratikleşti ve tabana yayıldı. Temel eğitimde okullaşma oranı büyük oranlarda arttı. Artık eğitimin niteliği üzerine odaklanmak gerekiyor. Kapsamlı bir master planla gençler ihtiyaca uygun şekilde yönlendirilmeli ki, insan kaynağımız doğru kullanılsın. Gelişmiş ülke olmanın en önemli şartı bu; kaynakları doğru ve etkin kullanmak!

Matematik-Mühendislik alanını güçlendirirken, sosyal bilimler ilgisiz mi kalmalı? Elbette hayır. İyi hukukçular, edebiyatçı, felsefeci ve tarihçiler, siyasetçiler, diplomatlar puzzle’ın diğer en önemli parçaları. Ülkemizde uzunca bir süre zeki ve çalışkan öğrenciler, fen bilimlerine yönlendirildi. Sosyal bilimler alanı, hayli zayıf kaldı. Fakat artık geldiğimiz nokta, disiplinleri ayrıştıran değil, disiplinlerarası köprüler kuran bir eğitim vizyonunu zorunlu kılıyor. Çünkü hayatta hiçbir şey birbirinden bağımsız değil. Sözgelimi temel eğitimde, matematik, müzik, resim ve mimari arasındaki bağı öğrenciye verebilirseniz, yaşam boyu bir çok kapıyı açacak entelektüel farkındalığın da temelini atmış olursunuz.

İlim geleneğimiz, astronomiyi, tıbbı, coğrafyayı, tarihi, botaniği aynı yaşama sığdırabilen isimlerle dolu. Bu yönüyle, geleneğin ihyası-geleceğin inşası vizyonuyla hareket edilmeli eğitim politikalarının belirlenirken.

Gelecekte, birçok iş bilgisayar teknolojisine bırakılıp, insansız araçlar yaygınlaşırken, elbette insana düşen, daha çok kreativite odaklı alanlar olacak. Somut işler teknolojiye havale edilirken, insan beynine özgü duygusal, empatik, analitik yaklaşımlar daha da önem kazanacak.

İnsanın bu yönlerini besleyip geliştiren alanlara yatırım yapmak, şimdi her şeyden daha önemli görünüyor. Bunun içinse, bireye özel eğitim yaklaşımı, yani bireyin ayırıcı özelliklerini fark edip, kabiliyetlerini doğru yönlendirebilen bir eğitim anlayışı gerekiyor.

Özel eğitim inisiyatifleri dünyanın gittiği bu yönü görerek, bu alana yatırım yapıyor. Fakat devletin daha geniş bir perspektifle, yaygın eğitimi bu farkındalık üzerine inşası, acil bir konu olarak karşımızda duruyor.

Keşke, ülkemizin gündemini meşgul eden seçimler, sistem sorunları gibi politik ve siyasi konuları bir an önce sonuçlandırıp, Türkiye’nin potansiyelini en iyi nasıl değerlendirebileceğimize daha çok odaklanabilsek. Sık sık değişen değil, istikrarla yürütülen en doğru eğitim politikasını kurgulayabilsek.

Türkiye’nin pek çok alanda gelişip büyüdüğü bir gerçek. Şimdi yeni bir aşamaya, niteliksel yapının güçlendirilmesi faslına geçmek gerekiyor.

<p class='MsoNormal'>Eda Cabul sordu, Hukukçu Cüneyd  Altıparmak cevapladı.</p>

FİYATLAR NEDEN ARTIYOR?

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde yerlerinden kopan kayalar evlerin üzerine düştü

2021 yılında Türkiye'de en çok yapılan aramalar

Trabzon'da 4 farklı noktada orman yangını