• $8,2385
  • €10,0456
  • 485.376
  • 1441.33
17 Haziran 2014 Salı

Eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

CHP ve MHP ortak cumhurbaşkanı adayı olarak Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde anlaştı. Sayın İhsanoğlu bilim insanı ve diplomat kimliğiyle akademiden ve uluslararası camiadan tanıdığımız bir isim. Türkiye’de ilk bilim tarihi kürsüsünü İstanbul Üniversitesi çatısı altında kurmuş, daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı IRCICA’nın direktörlüğünü yapmış, pek çok kitap ve makalede ismi olan bir ilim insanı. Diplomat kimliği zaman içinde adını çeşitli siyasal tartışmaların içine dahil etmiş ve en son Mısır darbesindeki tutumu ile AK Parti’nin ve toplumun tepkisini çekmiştir.

Sayın İhsanoğlu için kamuoyunda tanınan bir isim demek zor. Zira geniş toplum kesimlerince yeterince tanımıyor. Uzun yıllar akademi içinde kalmış, politika ile mesafeli olduğunu açıkça deklare etmiş bir ismin böylesi bir siyasi atmosfere nasıl dahil olabildiği şaşkınlığını şimdilik bir tarafa bırakarak CHP’nin iflas eden siyasal aklı üzerinden meseleye bakalım.
Geçtiğimiz yerel seçimlerde MHP kökenli Mansur Yavaş’ı aday gösteren CHP’nin bu kez cumhurbaşkanlığı adaylığı için, sonradan ayrışsalar bile kökenleri itibarıyla AK Parti ile yolları çeşitli vesilelerle kesişen Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermiş olması CHP’nin kendini inkâr ettiğinin bir kere daha tescilidir. CHP tamamen muhafazakâr bir iktidarın rüzgârına tabi olarak verdiği bu kararda, kendi merkezinden saparak yaşadığı eksen kaymasını yeniden aşikâr etmiştir.

Öte yandan bu aday teklifi, AK Parti’nin Türkiye’de neleri köklü biçimde değiştirdiğini bir kere daha gösterir. Zira artık Türkiye’de siyaset alanını muhafazakâr kökenleri olan isimlerin belirlediği açıktır.
CHP, bu tercihle hem kendi kemikleşmiş tabanını rahatsız edecek bir adım atmış, hem de eski Türkiye refleksini bir kere daha izhar etmiştir. ‘Seçkinci’ duruşuyla daha çok ön plana çıkan Sayın İhsanoğlu’nu aday göstererek, toplumla sıcak ilişkiye ihtiyaç duymayan siyasi refleksin hâlâ diri olduğunu ortaya koymuştur. Halbuki toplum artık bu tür siyasi duruşlara mesafelidir. Özellikle de ilk kez cumhurbaşkanının bizzat halk tarafından seçileceği bir seçimde toplumla sıcak ilişki kurabilecek bir siyasetçi profili hiç olmadığı kadar önemlidir. İster parlamenter sistem içinde görev yapacak, ister başkanlık sistemine kapı aralayacak bir aday olsun, her durumda halk bizzat oy verdiği adayın kendine yakınlığını birinci tercih sebebi olarak görecektir.
Cumhurbaşkanlığı üzerinden yürüyen başkanlık sistemi tartışmaları, başkanlık olsun ya da olmasın toplumu siyasal kimliği belirgin bir cumhurbaşkanı fikrine alıştırmış ve halkın cumhurbaşkanı adayından en temel beklentisi direkt ilişki kurulabilir bir profile doğru evrilmiştir.

MHP tabanına daha az rahatsızlık verebilecek ortak aday, CHP içinde muhtemel sıkıntılara neden olacak ve bu karar partinin bundan sonraki yol haritasında belirleyici bir faktör haline gelecektir.
CHP’yi böyle bir noktaya getiren siyasal şartlar bir yana Cumhuriyet Halk Partisi’ni bu isme ikna eden bir diğer faktörün uluslararası çevrelerin baskısı olması da muhtemeldir. Böyle bir durumda da halk zaten kendi iradesini ortaya koyacaktır. 10 Ağustos cumhurbaşkanlığı seçimi her durumda eski Türkiye ile yeni Türkiye arasında geçecektir.

<p>İsrail polisi sabah namazı sonrası Mescid-i Aksa'dan çıkan cemaate müdahale etmesi sonucu 10 kişi

İsrail polisinden Mescid-i Aksa'dan çıkan Filistinlilere müdahale: 10 yaralı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!

Filistinli gençler, İsrail'in saldırılarını balonlarla protesto etti

Hobi diye başladı! Şimdi tanesini 2 bin liradan satıyor