• $9,7534
  • €11,3801
  • 563.405
  • 1479.93
1 Ağustos 2015 Cumartesi

Çin bahsi açılmışken...

‘Çinliler sürekli değişime inanırlar ama her şeyin daha önceki bir duruma doğru hareket ettiğini düşünürler. Dikkatlerini çok geniş olaylar yelpazesine yöneltirler; şeyler arasındaki ilişkileri araştırırlar ve bütünü anlamadan parçanın anlaşılamayacağını düşünürler. Batılılar ise daha basit, daha determinist bir dünyada yaşarlar; daha büyük resme bakmak yerine, dikkat çekici nesnelere veya insanlara odaklanırlar ve nesnelerin davranışına hükmeden kuralları bildikleri için olayları denetleyebileceklerini düşünürler.’

Bu mukayese Amerikalı sosyal psikoloji profesörü Richard Nisbett’e ‘Doğulular ve Batılılar nasıl -ve neden- birbirinden farklı düşünürler?’ sorusunu sorduran parlak bir Çinli öğrenciye ait. Bir Çinlinin dünyayı bir çember, Batılıların ise bir çizgi olarak görmesi yargısının daha geniş ifadesi.
Oysa insanoğlu aynı temel bilişsel süreçlere sahip değil mi? Yoksa bu tür kültürel farklılıklar dünyanın değişik yanlarına maruz kalmalarından mı kaynaklanıyor?
Kadim Çinliler, neden Yunanlıların geometride güçlülüğüne karşın cebir ve aritmetikte üstündü? Batılı çocuklar isimleri fiillerden daha hızlı öğrenirken, neden Doğulu çocuklar fiilleri isimlerden daha hızlı öğreniyor? Batı tıbbı neden insan vücudundaki organlara tek tek odaklanırken, Çin tıbbı insanı bir bütün olarak görme eğiliminde? Ve tüm bunlara karşın küreselleşmenin getirdiği kültürel karşılaşmalar bu farklılıkları ne oranda ortadan kaldırıyor? Ya da bir milyar insanın Antik Yunan, iki milyara yakın insanın ise kadim Çin düşünce geleneklerine varislik ettiği düşünüldüğünde bu farkın temeli Aristo ve Konfüçyus’a mı dayanıyor?
Konfüçyus soyut bir şekilde ele alınmış, yalıtılmış bir benlik olamayacağı öğretisi üzerine inşa ediliyor. Nisbett’e göre, bu bağlamda Çin’de bireysel haklar kişinin dilediğini yapması anlamına gelmeyip, bir bütün olarak topluluğun sahip olduğu haklar arasındaki kendi ‘hisse’sinden oluşurdu. Bu nedenle uyum kültürü yaygındı. Tek sesli müzikle Çinli şarkıcılar aynı melodiyi terenmün eder, müzik enstürmanları aynı anda aynı notaları çalarken, farklı enstrümanlardan ve seslerden oluşan çok seslilik Yunanlıların icadıydı.
Bedene cerrahi müdahale Çinlilerin çok az tercih edeceği bir durumdu. Çünkü bedenin her parçası vücudun diğer parçalarıyla ilişki halindeydi. Bedendeki hastalıklı kısmın diğer parçalarla ilişkisini göze almadan çıkarma fikri Çinlilerden uzaktı.
Eski bir Çin meseli Doğu Asya insanlarının dünyaya bakışını ve değişimi nasıl algıladıklarını çok iyi betimliyor; tek geçim kaynağı bir at olan yaşlı çiftçinin atı kaçıp gittiğinde komşuları onu teselliye koşuyor. Yaşlı adam teselli edilmeyi reddederek ‘Neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?’ diyor. Gerçekten de birkaç gün sonra atı, yanında vahşi bir at ile dönüyor. Kutlamaları reddeden adam yine aynı cevabı veriyor. Çok geçmeden yaşlı adamın oğlu vahşi ata binerek bacağını kırıyor. Adamın cevabı yine aynı; ‘neyin iyi, neyin kötü olduğunu kim bilebilir?’ Birkaç hafta sonra kasabanın güçlü erkekleri askere alınmak üzere toplanırken, yaşlı adamın oğlu savaşacak durumda olmadığı için alınmıyor. Ve savaşta kasabanın tüm genç erkekleri ölürken, o hayatta kalıyor. (Şimdilik!) Bu hikâye Doğu Asyalıların dünyaya bakışını özetliyor.
Küreselleşen dünyada bugün Doğulular ve Batılılar arasındaki -görünüşteki fark- gittikçe fluleşirken, bu soru ve sorgulamalar kültüre sirayet etmiş farklılıkları anlamak için küçük anahtarlar olabiliyor ve ülkeler arası ilişkileri ve toplumsal refleksleri daha iyi anlamaya imkân sağlıyor.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Galatasaray'ın Nef Stadı'ndaki taraftara açık antrenmanından fotoğraflar

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı