• $9,26
  • €10,8092
  • 531.75
  • 1432.8
22 Ocak 2015 Perşembe

Başkanlık sistemine mi geçtik?

Anlamakta zorlanıyorum:
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabineye başkanlık etmesi muhalefet çevreleri tarafından başkanlık sistemine fiili geçiş ve dolayısıyla mevcut anayasanın ihlali gibi gösterilmeye çalışılırken, AK Parti sözcüleri ısrarla Erdoğan’ın mevcut anayasada belirlenen bir yetkiyi kullanmaktan başka bir şey yapmadığının altını çizdiler; seçilmemiş cumhurbaşkanlarına bile tanınan anayasal yetkileri seçilmiş bir cumhurbaşkanının haydi haydi kullanacağını; bunda yadırganack hiçbir şey olmadığını; zaten Erdoğan’ın böyle yapacağını seçilmeden önce de açıkça söylediğini ifade ettiler. Üstüne basa basa Cumhurbaşkanı’nın kabineye başkanlık etmesinin parlamenter sistemin dışına çıkmak olarak yorumlanamayacağını yazdılar, çizdiler.
Doğru olan da buydu...
Ne var ki şimdi, yani kabine toplantısının yapılışını izleyen günlerde, hükümeti destekleyen medyada haberin veriliş tarzına ve yapılan yorumlara baktığımızda önemli bir ağız değişikliğine tanık oluyoruz.
Muhalefetin iddialarını doğrulayacak bir üslupla bu kabine toplantısıyla birlikte başkanlık sistemine ilk adımın atıldığından, artık yeni bir döneme girdiğimizden söz ediliyor; başkanlık sistemine geçişin geri dönülemez bir süreç olarak başladığı ima ediliyor. Hani sanki, bundan sonra olacak her şey kesinmiş, başkanlık sistemi çantada keklikmiş, geçilecek bütün merhaleler birer formaliteden ibaretmiş gibi bir algı yaratılıyor.
Oysa biliyoruz ki, AK Parti’nin önümüzdeki seçimden 367 milletvekili ile çıkması ve başkanlık sistemini tek başına Meclis’ten geçirmesi küçük bir ihtimal. Büyük ihtimal ise konuyu 330 oy ile referanduma götürmesi... Yapılan kamuoyu araştırmalarına baktığımızda ise başkanlık sistemine desteğin yıllar içinde düşüş gösterdiğini görüyoruz. Son anketlerde hayır diyenlerin oranının yüzde 60’lara kadar yükseldiği de sır değil.
Demek ki, AK Parti’ye oy veren herkes ille de başkanlık sisteminden yana değil. Dolayısıyla, seçim sonuçlarını başkanlık sistemi referandumu için kıstas almak yanıltıcı olabilir.
Bütün bunları yazarken, şahsen başkanlık sistemine karşı bir pozisyon aldığım zannedilmesin. Ben sadece, bu olayın daha şimdiden bir “oldu bitti” gibi sunulmasına karşı çıkıyorum.
Unutmayalım ki, taa Özal’dan beri tartışıyor gibi gözüksek de, bu sistem değişikliği henüz kamuoyunda doğru dürüst tartışılmadı. Zira derinleşmiş bir tartışma başkanlık sistemine karşı olanlar ve taraftar olanlar şeklinde kaba saba bir cepheleşme tarzında yürümez. Verimli bir tartışmanın “Nasıl bir başkanlık sistemi” ve “Nasıl bir parlamenter sistem” soruları etrafında yürümesi ve tarafların görüşlerini bu soru etrafında ayrıntılandırmaları gerekir.
Besbelli ki bu konu önümüzdeki seçim döneminin en temel tartışma konusu olacak. AK Parti’den beklenen de nasıl bir başkanlık sistemi istediğini kamuoyuyla ayrıntılı bir şekilde paylaşması; örneğin daha önce Anayasa Komisyonu’na verdiği iki önerge ile ortaya koyduğu türden bir başkanlık sisteminde ısrar edip etmediğini de açıklığa kavuşturmasıdır.
Bütün bunların ötesinde, başkanlık sistemini “Türkiye’nin kurtuluşu” için tek çare, sihirli bir değnek gibi sunmak da doğru değildir. Aslında her iki sistem de parlamenter demokrasi içinde seçilebilecek sistemlerdir ve kategorik olarak reddedilmeleri mümkün değildir. Her iki sistemin de avantajları ve dezavantajları vardır; her ülkenin reel durumunu ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak bu avantajları ve dezavantajları terazinin kefelerine koymak ve bir karar vermek gerekir. Dünya örneklerinden biliyoruz ki, parlamenter sistem de, başkanlık sistemi de iyi işleyen sistemler olabileceği gibi kötü işletilen sistemler de olabiliyorlar. Dolayısıyla başkanlık sistemini Yeni Türkiye hedefine ulaşmanın olmazsa olmazı olarak takdim edemeyiz. Türkiye başkanlık sistemine geçmezse kıyamet kopmaz, parlamenter sistemde bazı revizyonlar yaparak da yoluna devam edebilir ve 2015 hedeflerine ulaşabilir.

<p>Türkiye'nin attığı önemli adımlar  dünya medyası tarafından yakından izleniyor. Birçok ünlü düşün

“Türkiye yükselen ağır sıklet”

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor