• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
21 Eylül 2013 Cumartesi

Rusya’nın teklifi kime yaradı?

WASHINGTON

Obama’nın Rusya ile Esad’ın kimyasal silahlarını imha etmek için vardığı anlaşmadan Obama, Putin ve Esad kârlı çıktı. Obama zaten girmek istemediği bir savaşa ‘diplomasiye bir şans daha veriyoruz’ diyerek girmemiş oldu. Üstelik Rusya’yla varılan anlaşma gereği Esad kimyasal silahlarının imhası sürecinde uluslararası camiayla işbirliği yapmaz ve anlaşmanın şartlarını yerine getirmezse bile Amerika tek taraflı askeri müdahale kararı alamayacak. Müdahale kararını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin onaylaması gerekiyor. Yani plan işe yaramasa dahi BM bünyesinde bir müdahale kararı Rusya’nın vetosu yüzünden çıkmamaya devam edecek. 

Putin için büyük fırsat 

Putin ise bu anlaşmayla uzun zamandır kolladığı bir fırsatı yakalamış oldu. Rusya, Amerika’nın Irak’tan çekilmesinden bu yana bölgedeki ağırlığını artırmaya, Amerika’dan geriye kalan güç boşluğunu doldurmaya çalışıyordu. Fakat bugüne kadar bölgede ikinci sınıf bir aktördü. Üstelik Esad’a desteği yüzünden imajı zarar görmüştü. Fakat Obama ile anlaşmasının ardından birden Suriye meselesinde kilit bir oyuncu haline geldi. Ayrıca Putin kendisini Amerikan müdahalesini önleyen, diplomasinin elini güçlendiren bir barış elçisi olarak göstermeye başladı bile. Son haftalarda hem iç siyasette hem de bölgesel platformlarda her fırsatta yeni rolünün altını çiziyor. New York Times’ta geçen hafta çıkan yazısında da Amerika’nın bölgeye müdahalelerini şiddetle eleştirip hem dünya hem Amerikan kamuoyu önünde Obama karşısındaki ahlaki üstünlüğünü savunuyor. Obama ile girdiği bu yeni ilişkide elini daha da güçlendirmek için İran’la nükleer müzakerelerde de kilit rol oynamak için çabalayacaktır. 

En kârlı çıkan taraf Esad 

Fakat şüphesiz bu anlaşmadan en kârlı çıkan Esad. Daha birkaç hafta öncesine kadar Amerika’nın askeri saldırısından korumak için askeri üslerini, silahlarını, mühimmatlarını panik içinde ülkenin çeşitli yerlerine saklamaya çalışıyordu. Şimdi ise derin bir oh çekebilir. Bu anlaşma Obama’nın Suriye iç savaşını kimyasal silahların kontrolüne indirgediğinin en resmi kanıtı. Geçen mayısa kadar Obama ‘Esad gitmeli’ derken artık Beyaz Saray’da kimse bundan bahsetmiyor. Üstelik bu yeni süreçle Obama, Esad’ı Suriye meselesindeki temel muhatabı haline getirmiş oldu. Anlaşmaya göre 2014 ortasında kimyasal silahların imhasının tamamlanması gerekiyor. Bu planın gerçek dışılığını bir tarafa bırakalım. Daha önemlisi bu, 2014 ortasına kadar Esad’a karşı herhangi bir müdahale ya da yaptırım olmayacak anlamına geliyor ve o tarihe kadar müzakerelerin Amerika nezdindeki tarafı Esad olacak. 
Peki ya bu çatışmanın en büyük tarafı olan Suriye muhalefeti için bu anlaşma ne anlama geliyor? Bunu Halep’te, El Nusracılara karşı savaşan, Amerika’nın desteklediği El Tevhid’in üyesi A. El Meree’ye Skype üzerinden yaptığımız konuşmada sordum. ‘Artık Amerika’dan ümitlerini kestiklerini’ ve ‘ülke içinde savaşan pek çok insanın Irak Suriye İslam Devleti gibi radikal gruplara kayacağını’ söyledi. Rejim tarafından öldürülenlerin yüzde 98’inin kimyasal değil, konvansiyonel silahlarla öldürüldüğünü göz önüne aldığımızda, uluslararası camiada dönen Esad’ın kimyasal silahları tartışmasının Suriye muhalefeti için hiçbir anlamı yok, onlar şu ya da bu şekilde ölmeye devam edecekler. 

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor