• $9,242
  • €10,7964
  • 530.646
  • 1432.8
1 Ağustos 2014 Cuma

5 kişiden 3’ü ‘ne iş olsa yaparım’cı

İhracatçıların örgütü, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2023’deki 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşılabilmesi için, ‘pahada ağır, yükte hafif’ üretime geçilmesi gerektiğinin bayraktarlığını yapıyor, çok da iyi yapıyor.

Pahada ağır, yükte hafif ürünün temel koşulları belli. Marka olacak, tasarım olacak, üretici de inovasyona yönelecek.
Inovasyonda en basit örnektir. Küçük karton kutudaki sakız için birileri inovatif düşündü ve kapağına ‘tırtıklı dil’ koydu, diğerlerinden fark yarattı. Böylelikle kapağının kolayca açılmasını ve sakızların dökülmesini engelledi.
O tırtıklı dil için birilerinin var olan durumu algılayabilmesi, sebep-sonuç ilişkisini kurabilmesi yani analitik düşünebilmesi gerekiyor. Kimse durup dururken bu beceriye sahip olmaz, aldığı eğitimle olur.
Mehmet Büyükekşi’ye yine sordum: İnovasyon diyorsunuz ama bizim kültürümüz, eğitim sistemimiz buna elverişli değil. Evde anne-babadan başlar, ‘toplum icat çıkarma’ der, eğitim sistemi de müfredat değişikliklerine devam ediyor ama halen çocuklarda anlama-kavrama becerisini geliştirmeyi başaramadı.
OECD’nin üç yılda bir yaptığı ‘Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’, kısa adıyla PISA, ülkelerin eğitim alanındaki performanslarını ölçme ve diğer ülkelerle kıyaslama imkânını sunuyor. Öğrencilerin matematik, fen ve okuma becerilerinde Türkiye’nin durumu pek iç açıcı değil. Öğrencilerin gerçek hayatta karşılaştıkları problemleri çözme becerilerini analiz eden çalışmasını, PISA Yaratıcı Problem Çözme Becerileri başlığı altında da bir kez daha gördük ki basit problemleri çözmede dahi Türkiye ortalaması gelecek için umut vermiyor.
O zaman nasıl olacak da inovasyonda yol alacağız?
Mehmet Büyükekşi, enseyi karartmayanlardan. Bugün değilse bile yarın bu iş olacak diye bakanlardan. Elbette haklı olduğu bir nokta var, tüm toplumun inovatif düşüncede olması gerekmiyor. Liderler olur, başkaları da işçi karınca.
Ancak moral bozacak bir veri daha var:
İstihdam edilenlerin yüzde 57.3’ü, yani her 5 kişiden 3’ü lise altı eğitimli. Lise altı eğitimli demek malum, ‘ne iş olsa yaparım’ diyenler ordusu.

Çözüm yolu: Sürekli eğitim

Bir yanda işsizlik diğer yanda sanayinin istediği niteliklere sahip eleman arayışı. İşsiz ordusu ile sanayinin eleman arayışı kolay örtüşmüyor.
TÜSİAD’ın ‘2050’ye doğru nüfusbilim ve yönetim: İş gücü piyasasına bakış’ adlı raporunda şu vurgular var:
Ölüm hızının da, doğurganlık hızının da düştüğü süreçle birlikte çalışma çağı nüfusu azalacak, yaşlı nüfus artacak. Toplum huzurunun bozulmaması için insan sermayesine daha fazla yatırım yapmak gerekiyor. İstihdam yaratılabildiği takdirde vergi tabanı ile kamu ve özel tasarruflar genişleyecek, toplumsal refah artacak. Bunun için de sağlıklı, eğitimli ve becerili işgücünü yetiştirmek gerekiyor. Dönüp dolaşıp aynı konuya geliyoruz, önce eğitim. Okulda, işgücünün niteliğini, becerilerini ve istihdam edilebilirliğini artıracak eğitim, iş hayatında da sürekli eğitim.

<p>Türkiye Cumhuriyeti hükümetini  illegal bir örgüt, bürokratlarını da mafya gibi göstermeye devam

Kemal Kılıçdaroğlu skandal açıklamalarını sürdürdü! “Evet, onları tehdit ediyorum!”

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor