• $ 5,7228
  • € 6,3207
  • 275.213
  • 100339
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Erdoğan engelliyor demek zekâmıza hakaret

İki yıla yakındır yeni anayasa çalışmalarını sürdüren Anayasa Uzlaşma Komisyonu, darbe anayasasının ruhunu oluşturan temel maddelere dokunmayan sadece 48 madde üzerinde uzlaşma sağlayabildi.
Bu masadan yeni bir anayasa çıkmayacağını artık herkes biliyor. En çok da komisyonu oluşturan siyasi partiler biliyor. Özellikle muhalefet partileri, masadan kalkmanın bedelinin sandıkta ağır olacağını bildikleri için ucuz bahaneler üreterek, ‘sivil anayasa’ istiyormuş gibi yapıyorlar.
Şu ana kadar bulabildikleri en parlak bahane: “Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlık sisteminde direttiği için çalışmalar tıkandı.” Bu kesinlikle geçerliliği olan bir bahane değil, kocaman bir yalan, hem de şeddeli yalan... 
Sanırsınız ki, ‘vesayetsiz’ sivil bir anayasa için bütün ‘kırmızı çizgileri’ni kaldırdılar, her konuda mutabakat sağladılar, iş sadece başkanlık sistemine gelip tıkandı... 
Oysa, iki yıldır darbe anayasasının ruhunu oluşturan hiçbir temel maddede uzlaşmaya yanaşmadılar, kırmızı çizgilerinden zerrece taviz vermediler, şimdi kalkıp başkanlık sistemi bahanesinin arkasına sığınıyorlar. Kusura bakmayın, sizin yaptığınıza ‘sivil anayasa’ değil, darbe anayasasına ‘iman tazeleme’ denir. Eğer, gerek Erdoğan’ın gerekse AK Partili yetkililerin değişik zamanlarda, “Temel konularda uzlaşma sağlanırsa, başkanlık sistemi vazgeçilmezimiz değildir” şeklindeki açıklamaları dikkatle okunursa, nasıl bir yalanla karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır.
Her şeyi açık konuşalım, mesela CHP ve MHP’nin anayasanın ilk dört maddesi konusunda en küçük bir değişiklik adımı attıklarını duyan ya da bilen var mı? Bırakın adım atmayı, gündeme gelmesine bile tahammül edemiyorlar.
Yine anayasanın 66. maddesindeki ‘kimlik tanımı’, vatandaşlık, eğitim ve öğretim hürriyeti, yemin, Diyanet İşleri Başkanlığı ve anayasanın başlangıç bölümüyle ilgili bu partilerin, mutabakata açık bir tavrı var mı? Yok...
Peki böyle bir durumda, AK Parti’nin ne tür bir engellemesinden söz ediyoruz?
Her şey son derece açık, AK Parti en dokunulmaz maddeler de dahil olmak üzere her maddeyi tartışmaya ve değiştirmeye açık olduğunu kamuoyuna deklare etmiş bulunuyor. Ayrıca, muhalefetin ‘başkanlık sistemi’ mazeretine karşı, “Masadan çekilebiliriz” diyerek elindeki bütün kartları açıyor. Kısacası, şu saatten sonra muhalefetin ‘amalara..’, ‘fakatlara...’ sığınmak gibi bir lüksü kalmamıştır. Şimdi sadede gelelim, CHP ve MHP gerçekten yeni ve sivil bir anayasa istiyor mu, istemiyor mu?
Hodri meydan yarından tezi yok, birtakım uyduruk bahanelerin arkasına saklanmadan hemen çıksınlar, anayasanın başlangıç bölümü, ilk dört maddesi ve vatandaşlık tanımı konusunda değişikliğe hazır olduklarını millete deklare etsinler. Yok eğer bunu istemiyorlarsa, öyle “Erdoğan engelliyor” gibi saçmalıkların arkasına saklanarak hem komik olmasınlar hem de halkın zekâsına hakaret etmesinler. Ayrıca, Devlet Bahçeli’nin anayasa üzerinden kükremesine, vatanseverlik gösterileri yapmasına da gerek yok. Tayyip Erdoğan dahil, bu ülkede hiç kimsenin bayrakla, ‘Türk milleti’ kavramıyla ve cumhuriyetle bir problemi yok. Dolayısıyla, Bahçeli temel hassasiyetlerimizle ilgili fazla gürültülü konuşmalar yapmazsa çok mutlu oluruz.
Bu noktadan sonra, muhalefetin samimiyet testi açısından Başbakan Erdoğan’ın “Gelin bütün partilerin uzlaştığı 48 maddeyi parlamentoda görüşüp kabul edelim” çağrısı son derece önemli. Madem yeni bir anayasada gönlünüz yok, bari uzlaştığınız maddeler konusunda yan çizmeyin.
Başbakan Erdoğan, son derece doğru bir hamleyle muhalefetin bütün kaçış yollarını kapatmış bulunuyor. Bundan sonra ya Erdoğan’ın çağrısına uyarak, uzlaştıkları 48 maddeyi parlamentoda kabul edecekler ya da sandıkta millete hesap vermeyi göze alacaklar, kaçış yok...

<p>İstanbul’da geçtiğimiz Pazar günü saat 15.30 sıralarında düğün için toplanan otomobilli bir grup

E-5´in Göbeğinde Lüks Araçlarla Silahlı Konvoy! Kurşun Yağdırdılar

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Yer altındaki gizemli dünya: Karaca Mağarası

Osmanlı Avrupa’da nereleri fethetti ve ne kadar hüküm sürdü?