• $ 5,8089
  • € 6,4683
  • 278.998
  • 97886.4
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Gezi, sizin tapulu malınız mı?

Gezi Parkı eylemleriyle birlikte, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin önemli büyük şehirlerinde hepimizi üzen ülkeye kâbuslar yaşatan çok acıtıcı bir süreci yaşadık. 
Peki bütün bunları niye yaşadık? 
Şimdi öğreniyoruz ki, başından beri eylemlerin sürükleyici aktörü olan Taksim Dayanışması hepimize yalan söylemiş. Kısacası Taksim Dayanışması, Taksim Yayalaştırma Projesi’nin 6 Haziran’da mahkeme kararıyla iptal edildiğini bildiği halde bunu kamuoyundan gizlemiş. 
Açıkçası bu platform, 6 Haziran sonrasında İstanbul’da ve başka illerde yaşanan kâbus dolu günlerin yaşanmasını, insanların hayatlarını kaybetmesini zerrece umursamadan sadece seyretmiş. Daha da vahim olanı, Taksim’deki projenin mahkeme kararıyla engellendiğini bile bile kitleleri meydanlara toplayıp iktidara karşı kışkırtmaktan çekinmemiş. Bir bakıma, mahkeme kararları üzerinde ‘karartma’ uygulayarak isyan provası yapmış. 
Eğer, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin Taksim Yayalaştırma Projesi’ni 6 Haziran 2013’te iptal ettiğine dair kararını, 3 Temmuz 2013’te bir başka mahkemenin bu karara yaptığı referans ortaya çıkmasaydı belki de iptali hiç öğrenemeyecektik. 
Bütün bu yalanların, ülkede nelere mal olduğunu düşünebiliyor musunuz, insanlar öldü, yaralandı, gözlerini kaybetti, yüzlerce sivil ve kamu aracı yakıldı, vatandaşın dükkânları tahrip edildi. 150 milyara yaklaşan da bir ekonomik faturayla karşı karşıyayız. Ayrıca, bölgedeki esnafın telafisi zor kayıpları da cabası... 
Dahası, her kritik süreçte Türkiye’nin kaybetmesi için pusuda bekleyen ulusal ve uluslararası lağım fareleri, ülkenin iç savaşa sürüklendiği izlenimini verebilmek için adeta yarıştılar. 
Oysa Taksim Dayanışması’nın yalanları olmasaydı, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin tamamını etkisi altına alan kâbus dolu günler hiç yaşanmayacak, insanlar ölmeyecek, nefret görüntüleri oluşmayacaktı. Hiç lafı dolaştırmadan söyleyelim, bu karanlık fotoğrafın en büyük sorumlusu Taksim Dayanışması’dır. 
Bu arada, yayalaştırma projesiyle ilgili davayı açan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası İstanbul Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin, ‘gizleme’ ayıbının fiili sorumluları olduğunun da altını çizelim. 
Şimdi öğreniyoruz ki, TMMOB Meclis’ten geçen son torba yasadaki kendileriyle ilgili düzenlemeye çok sinirlenmiş ve sert tepki göstermiş. Belki haklıdırlar ama artık onlar da bir karar vermeliler, gerçekten meslekleriyle ilgili işlerle mi uğraşacaklar, yoksa Taksim’de hükümet yıkma nümayişleriyle mi meşgul olacaklar. 
Üç hafta boyunca yaşadığımız olumsuzluklardan sonra, aslında herkesin bir ders çıkarması gerekiyordu. Ama gördüğümüz kadarıyla, bazılarının hiç ders çıkarmaya niyeti yok. Mesela Taksim Dayanışması, o devrimci örgüt jargonuyla adeta bir sol fraksiyon marşı söyler gibi, “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Taksim bizim, İstanbul bizim” diyerek, devrimci örgütleri her hafta sonu Taksim’e toplayıp milleti taciz etmeye devam ediyor. 
Bizim bilmediğimiz yeni bir durum mu var acaba? Mahkeme, Gezi Parkı’nı Taksim Dayanışması’na tapuladı da bizim mi haberimiz olmadı... Her hafta sonu, milletin malı olan parkın kapısına dayanıp, “Burası bizim” deme hakkını bu platforma kim veriyor Allahaşkına... 
Gezi Parkı’nı terörize etmekten lütfen vazgeçin ve milletin tepesini de attırmayın... 

<p>Geçtiğimiz hafta Twitter´da TT olan #TürkiyeKazandı hashtagiyle hangi tweetler atıldı? Youtube tr

Enes Batur´un Yeni Arabası Şaşkına Çevirdi #GökçeAnlatıyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

WhatsApp’a 4 yeni özellik birden geliyor

İşte son 30 yılda Türkiye'de en çok izlenen 50 film