• $13,425
  • €15,2476
  • 766.266
  • 1881.79
30 Temmuz 2014 Çarşamba

Cemaat ortalığa döküldü

Başbakan “İnlerine girilecek inlerine” dediğinde, kimse böyle bir sonuç beklemiyordu. İnlerine girildi ve onlar da panikle gizlendikleri yerden dışarı fırladılar. Bütün yapı ortalığa döküldü. Artık bu işin gizlisi, saklısı, inkâr edilecek bir tarafı kalmadı.

Siyaset ayağı adliyeye koştu.
Hukuk ayağı soruşturmayı etkisizleştirmeye ve sulandırmaya çalıştı.
Medya ayağı feryadı bastı…
Hakan’ı, İdris’i, Ekrem’i ve diğerleri adliye önünde arz-ı endam eyledi. Ablalar ve ağabeyler oraya adeta çadır kurdu. Yetmedi, hep birlikte “Selfie”ler çekildi, sosyal medyada paylaşıldı.
Cümbür cemaat ortalığa döküldüler. Kare tamamlandı!
* * *
Söze gelince o polislerin binde birini bile tanımıyorlardı. Hiçbir ilgileri ve irtibatları yoktu. “Bize ne” diyorlardı:
-Konuşmayın, insanlar hakkında atıp tutmayın. Suç işleyen varsa ve delil bulabiliyorsanız gereğini yapın.
“Gereğini yapmak” için gerekli adımlar atıldı. Bu defa da, “Olmaz, olamaz, yapamazsınız” söylemi geliştirildi. Gözaltına alınanları “aklama, paklama” görevine soyunuldu. Bu amaçla eldeki bütün kuvvetler seferber edildi.
Yine din istismarı devreye sokuldu…
Haşa, içlerinden Hz. Peygamber’i, annesini, eşini, dört halifeyi ve sahabeyi nezarete götürüp, o polisleri selamlatanlar bile çıktı!
* * *
Ben o polislerin hiçbirini tanımam. Herhangi bir suça karışıp karışmadıklarını da bilmem. Aksi ispat edilene kadar hepsini “masum” görürüm.
Doğrudur, yanlıştır deme noktasında değilim; ancak ortada çok ciddi suçlamalar var. Günlerdir medyada enva-i çeşit iddia dolaşıp duruyor. Önemli belgeler yayınlanıyor, çok ciddi bazı kişiler şok isnatlarda bulunuyor. Üstelik, geçmişte oldukça garip gelişmeler oldu; bunlara hep birlikte şahitlik ettik.
Suçlamaların hiçbiri yenir yutulur gibi değil…
Adeta içinde olmayan yok. Şantaj, kumpas, özel hayatın gizliliğine müdahale, ajanlık, hatta devleti ele geçirmek ve seçilmiş hükümeti yıkmaya teşebbüs bile var…
Elbette bunlar araştırılacak.
Ama engel üstüne engel çıkarılıyor. Panik büyük!
* * *
İşin hukuki tarafını bir yana bırakıp, gelin olayları kamuoyunun gördüğü ilk noktadan ele alalım…
İlk tartışma dershanelerdi. Hükümet bir düzenleme yapmak istedi. Ortalığı ayağa kaldırdılar. Yapmadıklarını bırakmadılar. Her türlü siyasi oyunun içine girdiler. Milli iradeyle iş başına gelmiş bir kadroya savaş açtılar. Adeta, “Türkiye bizden sorulur, sen de kim oluyorsun” tavrı içine girdiler.
Sonra bir takım kasetler piyasaya çıktı. Onlara sahip çıkıp, dört elle sarıldılar.
Yasadışı dinlemeler ortalığa saçıldı. Tepki göstermek bir yana, bunların gerçek olmadığı doğrultusunda bir algı yaymak için çırpınıp durdular.
Haklarında bin türlü iddia bulunan bazı hakim ve savcıları ilahlaştırdılar. Onlara yönelen her türlü suçlamayı kendilerine yapılmış saydılar. Bu insanları savunmak için kendilerini helak ettiler.
Polislerle ilgili operasyonda takındıkları tavır da zaten ortada!
* * *
Gırtlaklarına kadar siyasetin içindeler. Ekonomik hayatı yönlendirmek için çırpınıyorlar. Adaleti istedikleri gibi dizayn etmeye çalışıyorlar. Sosyal hayatı tanzimde bile kendilerini yetkili görüyorlar…
Bitmedi, kendilerinin dışında kimseye hayat hakkı tanımıyorlar.
Sonra da kalkıp “Dini bir cemaat olduklarından” söz ediyorlar.
Hadi oradan… Böyle dini cemaat olur mu? Sizin dışınızdaki herkes kör ve sersem mi? Kendinize gelin biraz!
Farkında mısınız, lime lime dökülüyorsunuz. Tutulacak bir tarafınız yok. Nereden tutulursa, orası elde kalıyor.
Aynaya bir bakın, kendinizi ne hale getirdiniz!

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Unutulmaya yüz tutan ''çoban peyniri''ni yeniden üretip sofralara taşıdı

Her canlıya annelik yapan tavuk! Sosyal medyada büyük ilgi görüyor

Türkler bu kıtadan mı geliyor? İşte ortaya atılan o iddia