• $ 5,9493
  • € 6,5539
  • 302.448
  • 120150
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

‘Kadın’ın fendi ‘Ufak Tefek Cinayetler’i yendi

İki reyting rekoru kıran dizi hemen hemen aynı tarihlerde yayına girmişti.

Biri Fox TV’de yayımlanan ‘Kadın’ diğeri de Star TV’de ekrana gelen ‘Ufak Tefek Cinayetler”…

İlk günler zaplayarak ikisini birden yetişmeye çalıştım.

Konu itibarıyla birbirinden bir o kadar zıt, ikisi de bir o kadar sürükleyici diziler olması nedeniyle birine devam edip, birinin de tekrarını izlemeye başladım.

Son zamanlarda iyi günleri pek az olmasına karşın, çoğunlukla kötü günde birbirine bağlı olan ‘Kadın’ dizisindeki bu mahalle hikâyesi beni daha çok içine çekti.

Üç kuruşu paylaşarak birbirine dünyalara değer mutluluğu vermeye çalışan o fakir mahalledeki zengin kalplerin hikâyesini, zengin, birbirine dost görünen ama birbirlerine karşı her türlü ego savaşına girmiş bu insanlar ve hikâyeler silsilesine tercih ettim…

Büyük kitleler halinde takip ettiğimiz bu dizileri, her ne kadar akşam olduğunda biraz kafamız dağılsın diye izlemeye başlasak ta bir süre sonra kendimizi o hikâyeleri yaşayan kahramanlardan biri gibi hissetmek kaçınılmaz oluyor.

Bazen ağlıyor, bazen dersler çıkarıyor, gecenin sonunda belki de sinirlenerek yatalarımızın yolunu tutuyoruz. Fakat sonunda hep iyiler kazansın, kötüler cehennemi boylasın istiyoruz. Yani kısa vadede kötülük daha çok dikkat çekse de iyilik kazansın istiyoruz.

İşte bende bu duygularla zaman zaman gözyaşı döküp ‘bu kadarda olmaz’ desem de reytingimi ‘Kadın’dan yana kullandığımı fark ettim.

Paranın da kariyerinin de ailenin de mutluluk getiremediği, birbirlerinin yüzlerine gülerek kuyularını kazan gerçek hatta yadsınamaz çoğunlukta olan bu dostluk denen kavramın gerçek ve insani değerlere eninde sonunda reytinglerde de olsa yenildiğini görmek umuda katkıdır ne de olsa…

DEVLET HASTANESİNDE SIRA BEKLEMEK YOK

Sağlık önemli...

Hele ki başımıza en ufak bir şey gelsin sağlımızın kıymetini tekrar tekrar anlar, doktorlarımız, hastanelerimiz için bin bir duada bulunur, finalde Allah düşürmesin ama yokluklarını da göstermesin diye birçoğumuz cümlelerimizi finale bağlarız.

Kısacası önce Allah’a sonra doktorlarımıza emanetiz.

Bundan yıllar öncesini düşünüyorum da devlet hastaneleri hepimizin gözünü korkutuyordu.

Saatlerce sıra bekleyen insanlar, acilde ki kalabalıklar…

Özel hastaneler çoğaldıkça sevindik ne olsa daha iyi karşılanıp sıra beklemeden işlem yaptırmak bize iyi geldi.

Oysa şimdi ne kadar çok şey değişmiş. Devlet hastanesine gitmek için öncelikle randevu alınıyor. Bunu isterseniz 182’yi arayarak yapabiliyorsunuz.

Hangi hastane, hangi doktor, seçim yapabiliyorsunuz.

Ya da e-devlet şifreniz varsa internet üzerinden kendi randevunuzu oluşturabiliyorsunuz.

Randevuyu aldıktan sonra mail adresinize ve sms yoluyla telefonunuza hatırlatma geliyor.

Hatta arıyorlar da sizi hatırlatma amaçlı. Sonrasında hastaneye gittiğinizde tam randevu saatinizde doktorla görüşüyorsunuz. Emar, tahlil gerekiyorsa çok yakın tarihlerde işlemlerinizi yapıyorsunuz. Hele ki bir e-nabız diye bir site var ki bu da başka bir harika durum. E nabız’da gittiğiniz doktorlar, hastalıklarınız, tahlilleriniz tüm bunları görebiliyor takip edebiliyorsunuz.

Türkiye’de sağlık sektörümüzün bu denli ilerlemesiyle daha da gururlanıyor. Yine Allah muhtaç etmesin ama yokluklarını da göstermesin diyoruz.Nice sağlıklı günlere diyorum...

Arama Kurtarma Ekiplerinden Enkazda Duygusal Tören

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Kobe Bryant'ın ölümlü helikopter kazasında pilot hatası iddiası

Bursa'da bir adet tarihi 'Tevrat' ele geçirildi: 1 kişi gözaltında