• $ 6,7551
  • € 7,3554
  • 359.267
  • 94180.3
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Dr. Mehmet Öz'ün hakkını yemeyelim

Doktor Mehmet Öz, ABD’den dünyaya yayılan ünüyle Türkiye’nin gururu olan isimlerden biri.

Çok sayıda ünlü ismin -bazıları bilinmese de- hekimliğini yapıyor.

Hafta başında yayınlanan bir açıklaması, Türkiye’de de tartışma yarattı.

Tartışma daha çok “Kahvaltı gereksiz, yasaklanmalı” başlığının etrafında başladı.

Konu ‘kahvaltıcılar’ ve ‘kahvaltıya karşı olanlar’ tartışmasına dönüştü.

Tabii bu şaşırtıcı değil!

Oysa yakışanı yapalım artık.

Bir; Dr. Öz’ün hakkını yemeyelim. Çünkü kahvaltıya ‘külliyen karşı’ olduğunu söylemedi; ‘uyanır uyanmaz’ değil, ‘acıkınca’ yapılmasını önerdi, gerekçelerini de sıraladı.

İki: Aslında pekçok bilim insanı, hekim ve diyetisyen de benzer şeyler söyledi; ancak ‘başlıkları’ tartışmayı büyüttü.

Üç: Ve en önemlisi; Dr. Öz, beslenmeyle ilgili birçok ‘ezber’in, gıda sektörünün desteklediği ‘reklam aldatmacası’ olduğunu vurguladı.

Bence Dr. Öz’ün maksadı hasıl oldu.

Kahvaltı konusunda bir ‘farkındalık’ oluştu.

Benim de aklıma gelen sorular var:

Kahvaltı gerçekten günün en önemli öğünü müdür?

Yumurta, illa kahvaltının bir parçası mı olmalıdır?

Kahvaltıda portakal suyu beni rahatsız ediyor, acaba o da mı ‘reklam’ algısı?

Ya sosis?

Mısır gevreği?

METABOLİZMA DA PARMAK İZİ GİBİ KİŞİYE ÖZEL

Kahvaltı tartışması üzerine AKŞAM için alınan görüşler, beni sağlıklı yaşam formüllerini de sorgulamaya yöneltti.

Erbabına sordukça öğrendim:

İnsan metabolizması da parmak izi, retina gibi ‘kişiye özel’miş.

O yüzden bilim insanları ‘hastalığa göre ilaç’ anlayışını terk etmiş; ‘hastaya göre ilaç’ yaklaşımına geçmiş.

Aynı şey beslenme için de geçerli.

Bir besin bazı kişilere yararken, bazılarına yaramıyor.

Hatta erkeklere yarayan bir besin kadınlar için sorunlu olabiliyor.

Ayrıca hangi gıdayı ne kadar, hangi zamanlarda ve hangi diğer gıdalarla birlikte aldığınız da çok önemli.

O yüzden ‘genelleştirilmiş’ diyet önerilerinden uzak durun.

Bir bilen, ‘fetvanın bile’ kişiye özel olduğunu söyledi.

Örnekleri ikna ediciydi.

Şimdilik girmeyelim;

Ramazan yaklaşsın, ‘denize girmek orucu bozar mı’ tartışmaları başlasın; bu konuyu da açarız.

KELİMELER, KENDİLERİNİ ÜRETEN TOPLUMLARI ANLATIR

Türkçe olmayan ama

“sanki Türkçe’ymiş” rahatlığıyla cümle içinde kullanılınca rahatsız eden kelimeler var ya.

‘Plaza dili’ örneğin, çok eleştirilir ama hala ‘yaşayan diller’ sınıfındadır!

‘Akademik dil’ bu kapsama alınmaz ama biz sıradan ölümlüler için aynı ölçüde ‘anlaşılmaz’dır.

‘Etimoloji’ de cümle içinde geçince, o sınıftan…

Ama birçok konuya bakışımı değiştiren bir kelimedir.

Kelimelerin hangi kökten geldiğini, nasıl geliştiğini araştıran bilim dalı.

Haliyle hangi toplumlardan, hangi coğrafyalardan geçtiğini de gösteriyor.

Toplumların, coğrafyaların karakterini, yaşam tarzını, dünyaya bakışını anlatıyor.

Türkçe’nin etimolojik sözlükleri var.

Niyet ettim;

Güncel konularla ilgisine de dikkat ederek, bazı kelimelerin kökenleri ve ‘hikayeleri’ni bulup aktarmaya...

Ancak ben uyarıldım, sizi de uyarayım:

Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da ‘liyakat ve ehliyet’ sahiplerinin yazdıkları var, ‘meraklıların’ yazdıkları var.

Doğru bilgi daima emek istiyor.

KARAKOL

Gazeteciliğe başladığım ilk yıllardan bir haber hatırlıyorum. Bir polis karakolu ‘pembe’ye boyanmış, polis komiseri “Buraya giren artık dayak yemeyecek, burası karakol değil ‘pembekol’ oldu” demişti.

Polis karakoldaki ‘kara’nın renk olduğunu düşünüyordu.

Bazı sözlük yazarları, kara kelimesinin ‘toprak, yer’ anlamında olduğundan yola çıkarak anlamlandırmış.

Dilbilimciler ise isimden değil, Moğolca ‘bakmak’ anlamında ‘karamak’ fiilinden geldiğini; fiilden isim yapan -gul eki alarak ‘karagul/karakol’a dönüştüğünü; bunun da ‘bakan, gözetleyen, gözcü, bekçi’ anlamına geldiğini yazmış.

En azından Emniyet kayıtlarına geçsin.

Zira ‘karakol’da görev yapanlar da, bir zamanlar yanlışların ‘boya’ ile düzeleceği düşüncesinde olanlar gibi yanlışa düşmesin…

95 yaşındaki İsmail amca koronavirüsü yendi!

95 yaşındaki İsmail amca koronavirüsü yendi!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Koronavirüs böyle yayılmış... İlk kez görüntülendi

Zeytinburnu'nda kaçak üretilen 10 bin 500 tıbbi maskeye el konuldu