• $ 6,256
  • € 6,9063
  • 327.146
  • 105039
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

DGS kontenjanları artabilir mi?

ÖSYM tarafından yapılan sınavlar, sınavların ardından yaşanan tercih dönemi, sonrasındaki endişeli bekleyiş ve sonunda yerleştirme sonuçlarının açıklanması. Ülkemizde yaşayan pek çok kişinin, ya kendisi, ya bir yakını için, yaşamının herhangi bir döneminde bir ya da birden çok kez başından geçen süreçler. 
Sürecin her aşamasıyla ilgili tartışmalar kamuoyunun gündeminden eksilmiyor. Yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından en çok konuşulan konu boş kalan kontenjanlar oluyor. Boş kontenjanlara farklı açıklardan bakış farklı sonuçlar ve yorumları beraberinde getiriyor. Üniversitedeki görevim gereği ben bu konuya “YÖK tarafından izni verilmiş kapasitenin kullanılamaması” perspektifinden bakıyorum. 
Pazartesi günkü yazımda önlisans kapasitesinin ancak üçte ikisinin kullanıldığını söylemiştim. Lisans kontanjanlarındaki tablo da atıl kapasite olduğuna işaret ediyor. Makro ölçekte sayıları değerlendirecek olursak, 420 bin lisans kontenjanın yaklaşık 385 bini dolarken, programlara yerleşen 21 bin kişinin kesin kayıt yapmadığı düşünüldüğünde boş kalan kontenjanlar yaklaşık 55 bine varıyor. Bu sene, 2012’de gerçekleşen ek yerleştirme oranına benzer bir durum ortaya çıkarsa, lisans kontenjanlarında oluşacak boşluk yaklaşık 40 bin civarında olacak. Bu da yükseköğretim sistemimizdeki lisans kapasitesinin yaklaşık %10’unun atıl kaldığı anlamına geliyor. 
Lisans kontanjanlarındaki bu atıl kapasitenin YÖK tarafından planlı şekilde böylece bırakıldığı düşünülebilir, zira bu kapasiteye DGS ile önlisans mezunlarının ve yabancı öğrencilerin yerleşmesi söz konusu. Yabancı öğrencileri bir kenara bırakacak olursak, DGS ile lisans programlarına yerleşen (lisans tamamlama dışında) 26 bin kişi (2013) dikkate alındığında DGS sonrasında yaklaşık 14 bin kişilik kapasitenin boş kaldığı anlaşılıyor. 
Önlisans mezunlarının lisans programlarına geçişini düzenleyen kurallar 19.02.2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Meslek Yüksekokulları Ve Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Devamları Hakkında Yönetmelik’te tanımlanıyor. Yönetmeliğin 5. maddesinde “Meslek yüksekokulları ile açıköğretim ön lisans programlarından mezun olanların, bitirdikleri alanların devamı niteliğindeki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları amacıyla lisans programlarında kontenjan ayrılır. Bu kontenjanlar, sınavsız olarak meslek yüksekokulları programlarına devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde onundan az olmaz” deniyor. 
Kontenjanların belirlenmesiyle ilgili ifade mezun sayısı üzerinden oranlandığı için biraz bulanık. Kontenjan büyüklüklerini dikkate alıp 2013’te örgün önlisans kontenjanlarına yerleşen yaklaşık 290 bin kişinin de sınavsız yerleştiğini varsayarsak, DGS kontenjanlarının minimum 29-30 bin seviyesinde olması gerektiğini anlıyoruz. Gerçekte de bu sayı (lisans tamamlama dışında) yaklaşık 29 bin. 
Yönetmelik maddesi kontenjan ile ilgili alt limiti % 10 olarak belirliyor. Daha fazla kontenjan olmasına engel değil. Bu nedenle YÖK eğer DGS kontenjanlarının artması konusunda üniversiteleri yönlendirirse, bu hem lisans kontenjanlarında atıl kalan kapasitenin kullanılmasını hem de lisans mezunu olmayı hedefleyen MYO mezunlarının hayallerinin gerçekleşmesini sağlayabilir. 
Sayılarla ilgili kabaca yapılan bir analizin sonucu bu. Paylaşmak istedim.

BURAK KILANÇ'IN DAHA ÖNCEKİ YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

<p> </p>

Hatay Valisi Doğan: '(İdlib'deki hava saldırısı) Şehit sayısı 22'ye yükseldi'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sınır kapılarına akın ettiler! İşte ilk kareler...

İdlib'deki operasyonlarda 1709 rejim unsuru etkisiz hale getirildi