• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
19 Ağustos 2013 Pazartesi

Yükseköğretim sistemimizin tomografisi-3

Ülkemizin yükseköğretim sistemiyle ilgili değerlendirmelere bu hafta ön lisans (iki yıllık Meslek Yüksekokulu) programlarıyla devam ediyorum. Paylaşacağım veriler 2013 ÖSYS ile üniversiteye yerleşemeyenler ve ek yerleştirme hakkını eylül ayı sonunda kullanacak olan adaylar için de önemli ipuçları içeriyor. 
Ön lisans kontenjanlarıyla ilgili kanımca en çarpıcı istatistiklerden biri büyük şehirlerdeki vakıf kontenjanlarının payı. Türkiye genelinde ön lisans kontenjanları içinde vakıf oranı yüzde 13’ken İstanbul’da bu oranyüzde 87 olarak karşımıza çıkıyor. Bir diğer deyişle, İstanbul’da üniversite adaylarının önüne çıkan her sekiz ön lisans kontenjanının yedisi vakıfta, biri devlette. Ankara ve İzmir’de hâlâ devlet ağırlıklı tablo sürüyor, Ankara’da vakıfların oranı yaklaşık yüzde 32, İzmir’de yüzde 20. 
Doluluk oranları incelendiğinde devlette kontenjanların yüzde 19,2’si, vakıfta ise yüzde 25,5’i boş kalıyor. Bu oranlar lisans (fakülte) kontenjanlarında devlette yüzde 4,4 vakıfta ise yüzde 17,6 seviyesinde. Vakıf üniversitelerinin ücretli olduğu düşünüldüğünde boşluk oranları anlaşılabiliyor, ancak devlet ön lisans programlarında yüzde 20’ye yakın boşluk kalması ‘YÖK’ün kontenjan yapılandırma politikalarında hata mı yapılıyor?’ sorusunu akla getiriyor. 

Sağlık eğitimi ön plana çıkıyor

‘Hangi meslekler daha gözde?’ sorusunun yanıtı aramak için programların tek tek doluluk oranlarını gözden geçirdiğimizde lisans programlarında olduğu gibi sağlık alanı önümüze çıkıyor. Devlet üniversitelerinin Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik, Tıbbi Laboratuvar Teknikleri, İlk ve Acil Yardım, Laborant ve Veteriner Sağlık, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Tıbbi Görüntüleme Teknikleri, Anestezi, Fizyoterapi programlarında hiç boş kontenjan kalmamış. Sağlık alanı dışında İş Sağlığı ve Güvenliği, Çocuk Gelişimi, Yaşlı Bakımı, Adalet, Harita ve Kadastro, Aşçılık programlarında da doluluk oranının yüzde 100 olması dikkat çekici. 
Kontenjan büyüklüklerini dikkate alarak talep azalması olan programları incelediğimizde kanımca en çarpıcı sonuçlar bilgisayar ve elektrik-elektronik alanında ortaya çıkıyor. Devletteki bilgisayar programcılığı kontenjanlarında yüzde 22, elektrik kontenjanlarında yüzde  15, elektronik kontenjanlarında yüzde 24, elektronik haberleşme kontenjanlarında yüzde 26 boşluk kalmış. Bu oranlar vakıf üniversitelerindeki bilgisayar ve elektronik mühendisliklerinde oluşan kötü tabloyu hatırlatıyor. 

Yaşanan krizin kanıtı gibi

Eşit ağırlık alanında temel programlar olarak kabul edebileceğimiz Dış Ticaret (yüzde 21), İşletme Yönetimi (yüzde 37), Muhasebe ve Vergi Uygulamaları (yüzde 33), Pazarlama (yüzde 35), Turizm ve Otel İşletmeciliği (yüzde 24) programlarında oluşan boşluklar da (parantez içi) YÖK’ün ön lisans kontenjan yapılandırmasını gözden geçirmesi gerektiği düşüncesini pekiştiriyor. İstatistikler ikinci öğretim programlarında da kriz yaşandığını açıkça ortaya koyuyor. Devlet üniversitelerindeki ön lisans kontenjanlarının yaklaşık yüzde 37’si ikinci öğretimde. Bunların yüzde 33’ü boş kalmış durumda. Gündüz öğretimdeki boşluk ise yaklaşık yüzde 11. 
Verilerin ortaya koyduğu tablo, kontenjanların yapılandırılması konusunu YÖK’ün artık masaya yatırması gerektiğini düşündürüyor. ÖSYM ve MEB’in verileriyle YÖK’ün ihtiyaç duyacağı karar destek sistemlerinin geliştirilmesi mümkün. Yeter ki bu konuda irade gösterilip kurumlar arası koordinasyon sağlanabilsin.

<p>Başkan Erdoğan, Çamlıca Camisi'ndeki cuma namazının ardından açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin g

'THK'nın elinde rahatça kullanabilecek uçak yok'

Fransa'da 400 evsiz Vosges Meydanı'nda çadır kurdu

Nizip sabunu yurt içi ve dışından yoğun ilgi görüyor

Milas'taki yangında zarar gören 80 hektarlık ormanlık alan havadan görüntülendi