• $7,3517
  • €8,93
  • 438.147
  • 1540.98
28 Ocak 2011 Cuma

Moskova'da terörün siyasi sonuçları

Deniz Ülke Arıboğan
Deniz Ülke Arıboğan
YAZARIN SAYFASI

Terör eylemleri göründüklerinin aksine yalnızca patlayan bombalar, verilen kayıplar ya da medyadaki haberlerden ibaret değil. Siyasi sonuçları ve yan etkileri de var. Özellikle Moskova Domododevo havaalanında gerçekleştirilen türden büyük çaplı eylemlerde duruma daha geniş bir perspektiften bakmak bir mecburiyet. Eylem dünyanın en büyük güçlerinden birisi olan Rusya'da, uluslararası bir gösteri mekanında (yani havaalanı kullanılarak), görece ağır hasar yaratacak biçimde planlanmış.

Kuşkusuz bu tür bir saldırının Irak'ta ya da Mısır'da gerçekleştirilmesi ile Moskova'nın orta yerinde gerçekleştirilmesi arasında fark var. Büyük çaplı eylemlerin derin siyasi ve bazen ekonomik etkileri olan kırılma noktaları haline gelmesi mümkün. Rusya'da gerçekleştirilen havaalanı saldırısının dünya siyaseti bakımından da değerlendirilmesi bu bakımdan önemli. Özetleyelim.

1 Rusya neredeyse düzenli aralıklarla terör saldırılarına maruz kalan bir ülke. Özellikle Çeçenistan ve Dağıstan merkezli çatışmanın bir uzantısı olarak sürdürülen terör faaliyeti dönemsel olaral El Kaide çatısı altında da değerlendirilebiliyor. Aradaki bağlantı çok net olarak ifade edilemese de birbirlerinden yardım aldıkları, ortak eğitimler yaptıkları iddia ediliyor. Rusya, Çeçen terörünün El Kaide çatısı altına alınmasından ve Batı ile ortak bir düşmana sahip olmaktan memnun. Zira böyle bir ortaklaşma, Rusya'nın Çeçenistan üzerindeki varlığını ve şiddetini meşrulaştırıyor. Bu bakımdan dünyanın batısında gerçekleştirilen her İslamcı terör saldırısı, Rusya açısından 'gördünüz mü, ben bu vandallarla mücadele ediyorum' söylemini güçlendiren bir faktör haline geliyor. Olay bir bağımsızlık mücadelesinden çıkıp, İslam ve diğerleri arasındaki savaş paradigmasına oturuyor. Şiddet meşrulaşıyor,' şeytana karşı haklı savaş' doktrini işlerlik kazanıyor.

2 İslamcı terörün varlığı, bir yandan Rusya'yı Batı ile ortaklığa yöneltirken, diğer yandan da İslam dünyası ile arasının açılmasına yol açıyor. Putin döneminde ülkede yaşayan 20 milyon Müslümanı örnek göstererek İslam Konferansı Örgütü'ne (İKÖ) üye olma isteğini dile getiren  Rusya'nın Çeçenistan konusu ile İslam dünyasını ayrı tutmak durumunda olması bu bakımdan bir ikilem. Halen İKÖ'nün gözlemci üyesi olan Rusya'nın 11 Eylül sonrası giderek Batı'dan uzaklaşan İslam dünyasına el uzatarak yeni bir ittifak alanı oluşturmaya çalıştığı bir sır değil. Son 15 yılda Kuzey Afrika'dan, Arap yarımadasına ve Kafkasya'ya kadar uzanan geniş bir alanda varlığını hissettiren bir politika izleyen Rusya'nın önündeki ikilemi aşmak için kullandığı yöntem farklı mesajları bir arada kullanmak biçiminde. Bir yandan Batı'ya 'İslamcı şiddete karşı bir arada olunduğu' mesajı veriliyor, diğer yandan da Müslüman dünyası ile bu şiddetseverler ayrıştırılıp, Çeçen meselesi 'etnik bir terör' örgütü  paketi içerisinde konumlandırılıyor.

3 Kamera görüntülerinin ardından havaalanı eyleminin Karadullar hareketi tarafından yapıldığına dair söylentiler artmakla birlikte Putin'in saldırının Çeçenlerle ilgisinin olmadığını açıklaması önemli bir gelişme. Eylemin hemen ardından tüm gözlerin Çeçenlere çevrildiği bir dönemde bu iddia, arkasından başka bir savın geleceğini de gösteriyor. 'Öyleyse kim?' sorusu önemli. Parmaklar uluslararası istihbarat servislerini gösterirse kimse Putin'i komplo teorisyenliği ile itham etmez sanırım.

4 Son dönemde Rusya'da gerçekleştirilen hemen her saldırıdan sonra Türkiye'nin adının geçmesi de dikkate alınmalı. Mart ayındaki metro saldırılarının ardından da aynı iddialar gündeme gelmişti, şimdi de bu tür iddialar ortaya atılıyor. Bu ister doğru olsun isterse kuru bir iftira, görünen o ki, birileri Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin gelişiminden fazla hazzetmiyor. Ak Parti hükümetinin dış politikada son dönemde gereğinden fazla vurguladığı 'Müslüman kardeşliği söylemi' önümüzdeki dönemde istismara açık olacak gibi görünüyor. Yumuşak karnın burası olduğunu gören, yumruğu bu noktaya vurmaktan kaçınmayacak belli ki. Dış politikada ataklığımız iyi ama savunmayı da elden bırakmamak gerekiyor.

<p>Terörist Öcalan ve PKK paçavralarıyla dolu olan binadaki  görüntüler gündeme bomba gibi düştü. Te

'HDP, PKK'nın hücre evi gibi çalışıyor'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi