• $7,3626
  • €8,9515
  • 436.648
  • 1536.11
07 Şubat 2012 Salı

Sanayi ölüyor mu?

Şubat ayının ilk günü Facebook, hisselerin bir kısmını halka açacağını açıkladı. Piyasaya dökülen Facebook tahmini hisse senedi değerleri ise dudak uçurtucu. Halka açılma haberi 5 milyar dolarlık bir hisse senedinin satışını içeriyor. Şirket geçen yıl 3.7 milyar dolar satış hasılatı yapmış ve tam bir milyar dolar kar elde etmiş. Facebook 845 milyon kişilik bir kullanıcı sayısına sahip ve eğer bir ülke olsa idi, dünyanın Çin ve Hindistan'dan sonra üçüncü büyük ülkesi olurmuş. Günde Facebook'a 250 milyon resim konmakta. Internette kullanılan her yedi dakikanın biri Facebook ile geçiyor.
Aşağıdaki tabloda karşılaştırma yapmak için Facebook dışında iki büyük teknoloji firmasının daha ekonomik değerleri var.       

Teknoloji Devlerinin Ekonomik Yapısı
 Google Facebook  Apple

Çalışan başına harcama ($) 399 600 342 200 166 000
Çalışan başına gelir (Milyon $) 1.2 1.2  1.8
Tahmini piyasa değeri (Milyar $) 189 80 425
Çalışan kişi sayısı  32 500 3 200 60 400

Facebook'un halka açılması kervana baştan katılanlara büyük kazançlar getirecek. Çalışanlar zengin oldular bile. Hatta başlangıçta firmanın binasını boyayan kişi para yerine hisse senedi almış ve şimdi o da dolar milyoneri.
ABD bugünlerde Facebook'un halka açılışıyla çılgınca ilgilenirken diğer taraftan da son global kriz ortamında çok kuvvetli sesler, sanayi sektörünün öldüğü, sanayi üretim ve istihdamının ülke dışına kaçtığı (başta Çin olmak üzere) ve bunun ABD'nin ekonomisinin çökmesine neden olacağı türü tartışmalar gündeme gelmekte.
Peki bu doğru mu? Aşağıdaki grafik bu soruya cevap vermekte. 1970-2010 arası için Birleşmiş Milletler'in global sanayi verilerine bakıldığında  ortaya farklı bir gerçek çıkmakta. ABD'deki tartışmalarda esas tez ABD sanayi sektörünün daraldığı ve başka ülkelerde sanayi sektörünün genişlediği. Ancak son araştırmaların verileri  farklı şeyler gösteriyor.
Gerçekte sanayi sektörü daralmıyor, sektörün payının düşmesi hizmet ve ticaret gibi sektörlerin payının büyümesi sonucu gerçekleşiyor ve tüm dünya için geçerli. ABD'de Sanayi / GSYİH oranı son kırk yılda yüzde 24 düzeyindne yüzde 13.5 düzeyine inmiş. Dünya toplamı da aynı 40 yılda yüzde 27 düzeyinden yüzde 16 düzeyine aynı boyutta daralmış. Almanya aynı dönemde yüzde 31.5 değerinden yüzde 18.7 değerine, Japonya yüzde 25 değerinden yüzde 20 değerine, Kanada yüzde 19 değerinden yüzde yüzde 10.5 değerine, Brezilya da yüzde 24.5 değerinden yüzde 13.5 değerine inmiş.
Bugün bir buzdolabı ürettiğiniz zaman hem fiyat düşük hem de pek kar elde edemiyorsunuz. Bu nedenle dünyanın tümünde 1970 yılında üretimdeki payı yüzde 27 olan sanayi sektörü bugün 2010 verilerinde yüzde 16 düzeyine düşmüş. Bu da felaketin işareti değil, kalkınma ve ilerlemenin bir sonucu ve işareti. Dolayısı ile üzülünmesi gereken bir şey de değil.
Tabii bizim gibi ülkelerin hem teknoloji firmalarının gelişimini hem de sanayi trendlerini dikkate alması gerek. Kar marjı düşük ve üretimi her ülke tarafından yapılabilen mal sektörlerinde  yatırımı azaltıp, gelişen sektörlerde büyümemiz gerek!  Sonuçta refah artışının temel nedeni teknolojik gelişme ve verimlilik artışıdır. Bu faktörlere  dayalı sektörlere yatırımı ve ARGE faaliyetini artırmalıyız ve teşvik etmeliyiz.

<p>'Dünyada bir pandemi gerçeği var. Türkiye'de pandemiyle mücadele ediyor. Ekonomik ve sosyal hayat

'Marketlerdeki etiket anarşisi önlenmelidir'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi