• $7,379
  • €8,941
  • 436.587
  • 1465.76
01 Şubat 2012 Çarşamba

Faiz lobisi var mı?

Türkiye'de faiz lobisi vardır. Söz konusu faizin reel mi (yani enflasyon ayıklanmış mı)  yoksa nominal mi (enflasyon ayıklanmamış) olduğu her ne kadar söylemlerde vurgulanmazsa da, bir faiz lobisi vardır.
Ama ülke içinde bir faiz lobisi olması da gayet normaldir. Tasarrufunu TL cinsinden tutan vatandaşlar enflasyondan biraz daha fazla faiz talep ederler ki tasarrufları erimesin.
Ancak faiz lobisinin bir de dış kanadı vardır. Onlar da yurtdışından gelen yatırımcı, sıcak paracı, hedge fonu yöneticisi, kamu borç senedi alan, hisse senedi yatırımcısı türünden kimselerdir. Bu kimselerin kendi ülkelerindekinden daha fazla getiri peşinde koşmaları da aslında normaldir. Ama merkez bankasına ekonomi dersi vermeye kalkmaları normal değildir.
Ama diğer taraftan da unutmayalım ki, insanlık tarihindeki en yüksek faiz 2001 yılında gecelik faizin yüzde 7000 civarına çıkmasıyla ülkemizde gerçekleşmiştir. Bu tür geçmiş deneyimler ve 1994 ve 2001 yıllarında dünyada sorun yokken kriz yaşamış olmamız ve 1999 yılında hazine müsteşarının riskli günler yaşanırken, aniden intihara teşebbüs etmesi gibi geçmiş tuhaf olaylar da ülkemiz hakkındaki risk algılamasını yükseltir. Kısacası 'sabıkalıyız'!
Bugün 'Türkiye faiz yükseltmeliydi!' diyen IMF dahil, birçok iç ve dış kişi ve kurumun ülkemize bakışı da yanlıştır.
Unutmayalım. IMF, 2001 yılındaki krizde,  2000 yılı sonunda, Hazine'nin, Merkez Bankası'nın ve SPK'nın tamamen bilgisi dahilinde, bir bankaya sermayesinin ve bilançosunun defalarca misli kamu kağıdı satılmasını görmemezlikten gelmiş ve sonunda gecelik finansman sağlayan diğer mali kurumlar fonlarını çekince de, söz konusu bankaya likidite verip, elindeki kağıtları alacağına, bankayı batırmayı tavsiye etmiştir.
Bugün ülkemizde banka bilançolarındaki riskler 2001 yılına benzer değildir. Kamu maliyesi de tüm Avrupa'dan daha sağlam  yere basar durumdadır. Üstelik ülkemizin döviz rezervi yeterince güçlüdür. Kamunun döviz borcu kısa vadeli değildir ve kamu, borcu kadar döviz rezervi tuttuğundan kamunun döviz açık pozisyonu da yoktur.
Bugün IMF'ye ilaveten iki lobinin sesi çok kuvvetli çıkmaktadır. Birincisi kur lobisidir. Bu lobi bir akım kavramı olan ihracatın teşviki için kurun enflasyonun gerektirdiği düzeyin üstüne çıkartılmasını savunmaktadır. Ama bu lobi sadece gelir ve gider tablosu kalemlerine, yani kendi kısa vadeli gelir ve çıkarlarına bakar. Enflasyonun artması onları üzmez, şirket ve banka bilançolarındaki döviz borcuna da bakmaz. Sesi kuvvetli çıkan diğer lobi ise, dış finans kesiminin faiz lobisidir. Bu lobi Türkiye'ye hızlı büyüme, kredi balonu ve büyük cari açık ortamında, faiz yükseltmeyi tavsiye etmektedirler. Ama bunun ülke parasının değerlenmesi, kamu finansmanının pahalılaşması ve ekonominin hızla yavaşlaması gibi sonuçları olacağını düşünmezler. Tersine faiz artarsa hem daha yüksek getiri, hem de değerlenen para nedeniyle çok daha fazla, çifte getiri sağlayacaklardır!
Kafayı kaldırıp dünyaya bakalım, faiz yükseltenlere ne oluyor! Brezilya hem kanuni karşılıkları arttırmış (bizden fazla yüzde 20 düzeyinin üstünde) hem tobin vergisi koymuş (sıcak para girişini frenlemek için) hem de enflasyon yüzde 6-7 aralığındayken, yüzde 12 üzerinde reel faiz kullanmıştır. Bunun sonucu Brezilya'da sekiz çeyrek daralma, çeyreklik büyümelerin şimdi sıfıra inmesi ve büyümenin nerede ise durması olmuştur.
Bugün ne faiz lobisi ne kur lobisi ne de IMF Merkez Bankası'nın yaklaşımını anlamıştır.
Ama bugün gelinen yere bakın. Şu anda faiz düşmektedir. Kredi de daralmaktadır. Paramız da yeniden değerlenmektedir. Ekonomi de yavaşça yavaşlamaktadır. Enflasyon da bu süreçte düşecektir! Yani piyasadaki lobiler değil, Merkez Bankası haklı çıktı. Bunu görmemek için kör olmak gerek! Ama içeride ve dışarıda çok sayıda kör lobici var.

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Şayet Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın müs

'Bahçeli'nin Şuşa'da yaptırmak istediği okul kardeşliğin sembolü olacak'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları