• $8,4396
  • €10,0439
  • 492.16
  • 1392.91
24 Aralık 2015 Perşembe

Aslında ortalama faiz düşünülenden yüksek

Merkez Bankası kendi kontrolündeki faizlerin hiçbirini değiştirmedi. Marjinal fonlama yani gecelik faiz 10.75, Merkez Bankası borçlanma faiz oranı da 7.25 olarak kaldı. Bir hafta vadeli repo ise yüzde 7.5 olarak kalırken, saat 16-17 arası uygulanan geç likidite penceresinden Merkez Bankası faizi de yüzde 0 olmaya devam ederken, Merkez Bankası borç verme faizi de yüzde 12.5 olmaya devam etti. Yani faizler değişmedi. Ancak aslında başka şeyler de bakılması gerekli.

Merkez, yaptığı açıklamada yıllık büyümenin makul düzeyde olduğunu, tüketici kredilerinin ılımlı seyrettiğini ve dış ticaret hadlerinde de olumlu gelişmeler olduğunu vurguladı. Enerji ve emtia fiyatlarındaki düşüşün enflasyonu aşağıya çektiğini söyleyen Merkez, kurun enflasyondaki iyileşmeyi engellediğini de vurguladı.
ABD’de faizi artırma ortaya çıktıktan sonra da volatilitenin artmadığı hatta azaldığı ortaya çıktı. Tabii henüz tam belli bir durum yok ama volatilite azalmasının kalıcı olup olmadığını ancak zaman gösterir. Merkez de Batı’nın 24 Aralık ila Ocak başı arasında sakin kalması normaldir diye düşünüp beklemeye karar vermiş görünüyor.
Merkez Bankası iktisatçısı Hakan Kara'nın 'Faiz Koridoru ve Para Politikası Duruşu' adlı inceleme makalesinde ve gene Merkez Bankası araştırmacılarından Deren Ünalmış’ın 'Faiz Koridoru, Likidite yönetimi ve Para Piyasalarında Efektif Fonlama Faizi' adlı incelemesinde görülebileceği gibi gerçek ortalama fonlama faizi sadece koridordaki faizlerden oluşmuyor.
Koridor kavramı ülkemize 2002'den itibaren gelmiş. 2010'a kadar da ülkemizde likidite bol olduğundan 2010'da başlayan bir haftalık repo faizi en çok kullanılan faiz olmuş ve diğer faizler de onun civarında oluşmuş. Ancak araştırmacıların makaleleri dikkati Merkez Bankası dışına çekiyor. 2010 sonrasındaki likidite sıkıntısı da Merkez Bankası’nın haftalık repo ve ters repo faizine ve de gecelik repo faizine ve de geç likidite faizine ek olarak başka likidite kaynakları ve bu kaynakların faizlerine de bakılması, ortalama faizin bu alternatifler göz önüne alınarak hesaplanması gerekiyor. Bu ekleme yapıldığında ise mevcut ortalama faizin yüzde 8.8'den çok daha fazla olduğu da görülür. BİST gecelik repo ters repo faizi ve de kur takası piyasasındaki faizler de eklendiğinde ortaya iki şey çıkar.
Birincisi, gerçekte toplam piyasa faizleri, TCMB faizlerinin yanında hesaba alındığında ortalama faiz yüzde 8.8 hesabının çok üstünde çıkar. İkincisi Merkez, koridor faizleriyle oynamadan sadece likidite türünü ve kompozisyonu değiştirerek ortalama faizi değiştirebilir. Bu faizler eklendiğinde ortalama faiz yüzde 8.8'in çok üstünde olduğundan ve de Türkiye için volatilite pek artmadığından, TCMB yılbaşı sonrasına kadar bekleyip, esas kararını daha sonra vermeye karar vermiştir demek de pek yanlış olmaz.
Burada vurguladığım olgunun önemli olduğunu düşünüyorum. Referans verdiğim makaleler, okunması ve anlaşılması kolay araştırmalar, yani herkesin anlaması mümkün. Merkez’in, ortalama faiz ülkemizde düşünülenden daha yüksek olduğu için faizi beklentiler yönünde arttırmayı istemedi diye düşünüyorum.

<p>Mete Gazoz, Tokyo 2020'de altın madalyayı kazanarak tarih yazdı. Genç sporcumuzun henüz 17 yaşınd

Mete Gazoz sözünü tuttu! Henüz 18 yaşındayken bakın ne demişti

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı