• $7,405
  • €9,0059
  • 446.045
  • 1569.35
21 Aralık 2011 Çarşamba

Bu kaos bitmez

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresi tartışmasının kaotik bir hal almasının tek nedeni var: 
Hukuki bir konuya siyasi cevap aranıyor.
 'Keşke' lafını sık duymamız da bundan: 'Keşke, referanduma sunulan anayasa değişikliğine geçici bir madde konulsaydı.'
Evet tabii ki keşke. Ama pek samimi durmuyor doğrusu.
Ortada bu kadar üzülüp hayıflanacak bir durum vardıysa, Ekim 2007'den bu yana ortaya bir irade konulup meseleyi sıkışmadan çözmeye engel mi vardı?
Tartışmanın eksenindeki (referandumla yapılan) anayasa değişikliğinin üzerinden 4 yıl 2 ay geçti.
Abdullah Gül, 4 yıl 4 aydır Cumhurbaşkanlığı görevinde. 

GÜL ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK ÖNEMLİ DEMİŞTİ

Üstelik, Gül bir yıl önce, (ama görev süresinin üçüncü yılında) bu konudaki  soruya 'Öngörülebilirlik önemli. Bu belirsizlik bitmeli' cevabını vermişken.  Gül'ün Ağustos 2010'da Bakü'ye giderken yaptığı bu açıklama, hükümet ve Parlamento nezdinde karşılığını bulmadı.
Demek ki, hukukun temel kavramlarından biri olan 'öngörülebilirlik', hükümet ve Parlamento açısından o kadar da önemli değilmiş...
Doğuracağı siyasi sonuçlar bir yana, 'beş yıl ve yedi yıl' tartışmasındaki argümanları özetlemek yararlı olabilir. (Okurken tutarlı gelen ama kafaları netleştirmeyip daha da karıştırması pahasına...)

BEŞ YIL DİYENLER
- Anayasa değişikliğiyle getirilen süre apaçık orada duruyor: 5 yıl. Gül'ün o zaman geçerli olan maddeye göre 7 yıllığına seçilmiş olması sonucu değiştirmez. 
- Üstelik, Cumhurbaşkanlığı gibi anayasal bir konumda bu, tartışma konusu yapılamaz. 
- Cumhurbaşkanlığı konumu, bir temel hak değildir. 
- Ağustos 2007'de Parlamento tarafından seçilen Cumhurbaşkanı'nın, iki ay sonraki referandumda, yeni görev süresinin 5 yıl olacağını bilmemesi düşünülemez. Bunu bile bile, 7 yılda ısrarlı olmaması ve kendisinin 5 yıl bitiminde bırakması gerekir.  

YEDİ YIL DİYENLER
- Gül'ün görev süresi seçildiği zaman yürürlükteki anayasa maddesine göre 7 yıldır. Bu sürenin daha sonra yapılan değişiklikle kısıtlanması hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleri açısından hukuka aykırıdır. Statüler, yeni koşullar getirilerek kişi aleyhine döndürülemez.
- Gül seçildikten sadece iki ay sonra referanduma sunulan anayasa değişikliğinin, Gül'den sonraki cumhurbaşkanları için geçerli olacağı tabiidir.  
- Bu değişikliğin amacı, 2007'nin koşulları düşünüldüğünde, Gül'ün görev süresini kısaltmak olamaz.

'YEDİ YIL' YASASI DÜĞÜMÜ ÇÖZER Mİ?
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın verdiği işaret doğrultusunda geleceği açıklanan tasarıda '7 yıl' dense ve Parlamento'da AK Parti çoğunluğuyla yasalaşsa düğüm çözülecek mi?
Bu noktada 'normlar hiyerarşisi' tartışması başlıyor. En üst norm olan anayasa hükmü, kanunla değiştirilebilir mi?
Değiştirileceğini savunanlar, anayasanın 102. maddesi 'Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir' hükmünü hatırlatıyor.
Ancak bu yorum zorlama görünüyor. Anayasada süre açıkça belirlenmişken, 'usul ve esas' ifadesiyle sürenin düzenlenmesi sorunlu bir alan.
Gül'ün, kendisini doğrudan ilgilendiren bir yasayı değerlendirme konumunda kalmasının tuhaflığı bir yana, muhalefetin yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürme seçeneği mevcut. Bu da yeni yılın muhtemel kaos konularından biri demek.
Hukuksal konulara siyasi elbiseler aradıkça çalkantı durulmaz.

<p>Futbolda sıcak gelişmeleri ve merak edilen başlıkları Akşam Gazetesi Spor Editörü Tamer Ayeri, yo

Muslera'nın dönüşü Galatasaray'a ne katar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (20 Ocak 2021)

Türk mühendisler yaptı! Samur suya indirildi