• $7,3589
  • €8,9552
  • 437.544
  • 1536.11
01 Kasım 2011 Salı

Yedi milyar

Cemalettin Taşçı
Cemalettin Taşçı
YAZARIN SAYFASI

Birleşmiş Milletler'in hesabına göre, dün sabah dünya nüfusu yedi milyarı geçti. Altı milyarı geçeli henüz on iki yıl olmuştu.
Bu sayıları gözünüze sokacak, sizi nüfus kıyameti ile uyaracak pek çok yazı okuyacak, pek çok laf dinleyeceksiniz. Çünkü bizler nüfus kıyametinin tehdidi altında büyüdük. Besbelli görünüyordu işte, nüfus ve gıda farklı viteslerle büyüyordu. Dolayısıyla, çok geçmeden gıda yetmezliği baş gösterecek, nüfusun büyük bölümü açlıktan kırılacaktı. Filan.
Dünyada açlık var mı? Var. Ama pekala biliyoruz ki, açlıktan ölenler yeterli gıda üretilemediği için ölmüyorlar. Ürettiğimizi efendi gibi paylaşmayı beceremediğimiz için ölüyorlar. Dahası, çoktandır biliyoruz ki, dünya bir gıda yetmezliği kıyametine doğru sürüklenmiyor. Görünür gelecekte de gıda üretimi nüfusun gerisine düşmeyecek.
***
Çoktandır biliyoruz, Birleşmiş Milletler de biliyor, insan nüfusu gezegeni ve insanlığı tehdit edecek seviyelere yükselme eğilimi göstermiyor. Nüfusun sabit kalması için, kadın başına 2,1 doğum gerekiyor. İkisi ebeveynleri ikame edecek. 0,1'i de çeşitli sebeplerle doğurgan olmadan ölecek olanlar için. Ancak dünya coğrafyasının önemli bir bölümünde bu oran çoktan 2,1'in altına düştü.
Biz nüfus kıyameti senaryoları yazarken de düşüyordu. Bize deniyordu ki, eğitim seviyesi, şehirlileşme ve sanayileşme arttıkça kadın başına doğum oranı düşer. Gerçekten de öyle oldu. Ama dahası da oldu. Mesela kırk yıl önce ortalama yedi civarında doğum yapan Kuzey Afrikalı kadınlar, bu üç faktörden yeterince nasiplerini almamış oldukları halde, bugün üç civarında doğum yapıyorlar.
Tunus'ta oran kritik 2,1'in altına düştü bile. Evet, Tunus'un nüfusu artmayı sürdürüyor. Bir süre daha sürdürecek. Ama eğer Tunuslu kadınlar şimdiki tercihlerini sürdürürlerse, bir süre sonra Tunus nüfusu önce durağanlaşacak, sonra da düşmeye başlayacak.
Mesele sadece Kuzey Afrika ile sınırlı değil. Bangladeş'ten Meksika'ya, dünyanın her yerinde dramatik düşüşler yaşandı. Neden? Bilmiyoruz.
***
Birleşmiş Milletler, dünyanın 2150 yılındaki nüfusunu tahmin etmek için bir dizi çalışmalar yapmıştı. Birkaç yıl önce, artık her nedense, 2300 gibi uzak bir tarih için bir çalışma yaptı. Ortaya üç senaryo çıktı. Abartılı senaryoya göre, 2300 yılında dünya nüfusu 12 milyar civarında olacak. Ortalama senaryoya göre 9 milyar.
Yani en abartılı durumda bile dünyanın kaldıramayacağı nüfusa ulaşmayacağız. Peki, mevcut eğilimler devam ederse ne olacak dersiniz? Sıkı durun! Eğer doğurmaktan vazgeçme eğilimi şimdiki gibi sürerse, 2300 yılında dünya üzerinde sadece 2,3 milyar insan yaşıyor olacak.
2300 yılına çok var. O tarihe kadar çok şey değişir. Mesela doğurganlık hevesinin gerilemesinin sebebi hakkında bildiklerimizin eksik olduğunu gördük. Sanayileşmemiş, eğitim seviyesi yükselmemiş, şehirlileşmemiş toplumlarda da, anlamadığımız sebeplerle doğurganlığın düştüğüne şahit olduk. Yine anlamadığımız sebeplerle insan nüfusu yeniden vites değiştirebilir.
Yani 2300'lere dair kaygı üretmek için haklı sebeplerimiz yok. Derdim de zaten o değil. Kaygım bugünlere, bize dair. Bir vakitler basit aritmetik bilgisiyle üretilmiş olan manasız ve sebepsiz endişeleri, şimdi yedi milyarıncı bebeği fırsat bilip, yeniden ısıtıp önümüze sürmenin arkasındaki ruh durumundan endişe ediyorum ben. Kötümser olan her şeyi satmaya ve satın almaya bu kadar hevesli olmamızdan... İnsanı aşağılamak için hiçbir fırsatı kaçırmamamızdan... İşin aslına, dinamiklerine, matematiğine dair zerre kadar kafa yormadan, bu kadar fütursuzca zırvalayabiliyor olmamızdan...
Sizi temin ederim ki, sadece nüfus meselesinde böyle yapıyor değiliz.

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...