• $ 5,8367
  • € 6,5718
  • 239.176
  • 95.952
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

BM’de iki miladi konuşma…

25 Eylül Salı günü BM çatısı altında Türkiye olarak önemle beklediğimiz ve yakından takip ettiğimiz iki konuşma oldu. Önem sırası açısından ilki Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikincisi ise ABD Başkanı Trump’ın yaptıkları konuşmalardı.

Başkan Trump’ınkine bir konuşma denebilir mi, bilemiyorum. Kısaca Trump tüm dünyayı büyük bir kibir ve sorumsuzlukla tehdit etti. “Amerika’nın yağmalanmasına izin vermeyeceğim” dediği “tarihi” konuşmasıyla ABD dünya liderliğini, arabulucu rolünü resmen terk etmiş oldu. Bu konuşmanın bir milat olduğunu kabul etmeliyiz. Benim gördüğüm bir tehlike var: Başkan Trump sergilediği sorumsuz, grotesk tavırlar ile sanki küçümseniyor, ciddiye alınmıyor gibi... Oysa o ABD’nin resmi, meşru başkanı. Söyledikleri asla hafife alınmamalıdır.

Başkan Trump aslında ABD için bir sonuç… Bu sürecin taşlarının Bushlar döneminde döşendiğini, lakin uslüp ve dil olarak “Negatif ABD”nin zarfına biraz daha özen gösterildiğini söyleyebilirdik. Artık bu noktaları da epeyce geçtiğimiz ortada.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, oldukça nazik noktalara değindiği ve oldukça eleştirel olan konuşmasını bir çerçeveye oturtuyor, nezih bir dille insan haklarını, terör illetini, ekonomik eşitsizliği, mülteci sorununu küresel düzeyde sorunsallaştırmaya çalışıyordu. Dünya ve Türkiye için sıkıntıların ne olduğunu açık ve net biçimde anlatırken, çözüme giden yolun da hangi anlayışla döşeneceğini ifade etti.

Trump’ın konuşma metni, Erdoğan’ın okuduğu metinle yer değiştirse, ABD Türkiye’nin sergilediği tutumu benimseyen bir ülke olsaydı, dünya bugün çok daha farklı, çok daha iyimser bir yer olabilirdi. Ama öyle değil… Maalesef, ABD bugün tüm dünyayı karşısına alan, tüm kurumları yıkmaya çalışan, yerine de alternatif sunmayan bir görüntü arz etmekte. Adeta bir korku tünelinden geçiyoruz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerler sistemi ile reel politik ihtiyaçların “kazan kazan” zihniyetiyle daha insani ve daha optimal bir noktada buluşabileceğini bir kez daha dünyaya hatırlattı. Dünyanın şu an içinde bulunduğun hazin durum, bir mecburiyet değil bir tercih idi. Erdoğan bu tercihi yapanların yüzüne, kendi ülkelerinde yakıcı gerçekleri bir bir çarptı.

Bu konuşmalar beyhude yapılıyor ve suya yazı yazılıyor zannedilmesin. Tarih böyle inşa ediliyor; tüm sevap ve tüm günahlarıyla… Türkiye üzerine düşeni hem söylem, hem de icraat bakımından yapıyor ve işlevi, Türkiye’nin fiziksel kapasitelerinden çok daha fazla. İşlevsel kapasitedeki bu geniş/ahlaki vizyon, fiziksel kapasiteye de yansıyacak, Türkiye kısa sürelerde çok daha farklı bir noktaya ulaşacaktır.

Hasılı, Başkan Trump konuşmasıyla ABD’yi küçültürken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ülkesini, en önemlisi de insani değerleri yüceltti ve dünyanın beklediği tavrı ABD değil, Türkiye ortaya koydu.

Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bu noktada en azından dünyanın geri kalanından daha şanslıyız.

Afrika´dan ilkbahar mevsiminin gelmesiyle Türkiye´ye göç eden yırtıcı kuşların yerleşik türleri avla

Yırtıcı kuşların yaşam mücadelesi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Dev kaya parçaları 5 evin üzerine düştü: Yaralılar var

Ünlü isimleri ilk kez nerede gördük