• $ 5,7405
  • € 6,3623
  • 271.476
  • 106846
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Batı eşittir Hıristiyanlık mı?

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı idrak ettiğimiz günlerdeyiz. Kısa bir süre önce de Kurban Bayramı’nı kutlamıştık. İster dini, ister milli olsun, bayramlarımız ve özel günlerimiz çok kıymetli. Çünkü onların hepimizi içeren özel ve genel derin anlamları var. Bizler böylelikle diğer canlı türlerinden ayrılıyoruz. Kendimizi bir toplum içine ve bir üst anlam ufkuna yerleştirebildiğimiz oranda huzurlu ve yerini bulmuş hissediyoruz.

Biz, farklı din ve ırkın mensupları ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak her zaman bu hassasiyetle yetiştirildik. Bayramlara, özel günlere hürmet etmek, onlara dahil olmak öğretildi bize. Aynı hüsniyeti Müslüman/Türk komşularımızdan da gördük. Üstelik bunu Türkiye’nin bugünden çok daha zor, hatta karanlık günlerinde yapabildik.

Şimdi ne oluyor da bu günler dahi bir çatışma vesilesi olarak kullanılıyor, hayret ediyorum. Salih Tuna dostum, Fazıl Say’ın annesinin (Allah rahmet eylesin) cenazesinde namaz kılmasına “takanları” eleştirdi. 30 Ağustos Zafer’ini benzer şekilde küçümseyenlere de rastladık. Öte yandan şu bitmek tükenmek bilmez kurban eleştirisi var. Eleştiri olsa neyse, adeta bir İslamofobi düzeyinde öfke saçıp duruyorlar.

Tabii bunların hep de bir siyasi arka planı oluyor. Yani semboller dünyasında bir kavga bu. Keşke dert o anda “tartışılıyor” gözüken konunun kendisi olsa; değil… Hollandalı faşist Wilders’ın derdi nasıl özgürlükler değilse, bu meselelerin gündeme gelişi de öyle. En netameli konuyu bile nezih bir şekilde tartışabiliriz oysa. Özgürlüğün akla her geleni söyleyip yapmak değil, istemediğin şeyi yapmama hakkı olduğunu hepimizin kanıksamasında fayda var. Bu konuda Batı’da ağır bir çifte standart var ve bize de yansıyor. İslam’a hakaret özgürlük sayılırken, işlerine gelmeyen konuyu pat diye nefret suçu olarak yaftalıyorlar.

Maalesef ülkemizde de pek çok konuda savruk bir dil var. Bir kısım neocon ile siyonist dinin suiistimaline dayalı realpolitik dizayn çabalarında olabilir; bu ne Hıristiyanlığı, ne de Hıristiyanları temsil eder veya bağlar. “Batı eşittir Hıristiyanlık” algısı da çok kanıksanmıştır lakin dünyayı anlamamıza yardımcı olmaz.

Şu anda ülkemizi de hedef alan küresel altüst oluşu bir dinler karşılaşması/çatışması olarak görmek gerçek faile kalkan yaratmak olacaktır. İslam da, Hıristiyanlık da, Musevilik de bugün dünyada yaşanan insanlık dışı hiçbir hali onaylamaz, hatta onun en etkili karşı çıkanı olur/olmalıdır. Din adına yanlış işler yapanlar vardır, olacaktır. Zaten en büyük zorluk ve imtihan alanı da bu değil mi? Peygamberler de bunlarla mücadele etmedi mi?

Hepimiz çeşitli ezber ve önyargılarla yetiştik. Ağır komplekslere mahkum edildik. Normallerimiz işgale uğradı, tepetaklak olmuş bir dünyada yaşadık. Artık normalleşmenin zamanı gelmiştir. Harika işler çıkartıyoruz. Dünya şaşkınlıkla izliyor.

Normalleşmeyi mi beceremeyeceğiz?

<p>Türkiye´nin ve Avrupa´nın tek denize dolgu yöntemiyle inşa edilen havalimanı olan Ordu-Giresun Ha

Denizin Üzerindeki Ordu-Giresun Havalimanı 4 Milyondan Fazla Yolcuya Hizmet Verdi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

ÖSYM 2020 sınav takvimi yayında! KPSS, DGS, ALES YKS ne zaman yapılacak?

Muş'ta sığırcık kuşları görsel şölen oluşturdu