• $ 5,8826
  • € 6,5712
  • 241.259
  • 96.142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kronometre çalışmaya başladı…

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton İsrail ziyareti sırasında Reuters’a verdiği röportajda şöyle diyordu: “Türk hükümeti Pastör Brunson’ı serbest bırakmama konusunda büyük bir hata yaptı. Her gün bu hatayla devam ediyor. NATO müttefiki Batı’nın bir parçası olarak doğru şeyi yaparsa ve Pastör Brunson’ı şartsız serbest bırakırsa kriz anında biter.

Bolton sözlerine “Katar’dan gelen paranın Türkiye’yi kurtarmayacağını” da ekliyor bir soru üzerine…

Demek ki çelik ve alüminyuma getirilen vergiler, tüm o twitter tehditleri, uzun zamandır döviz üzerinde yapılan spekülasyonlar, kredi derecelendirme kuruluşlarının sürekli Türkiye mesaisi yapması ekonomik gerekçeli değilmiş.

Başkan Truman 2. Dünya Savaşı’ndan sonra yeni dünya düzeni kurulurken şöyle demişti:

Hepimiz anlamalıyız ki, ne kadar kuvvetli olursak olalım, her zaman dilediğimizi yapma hakkını kendimizde görmemeliyiz.

Bu sözler, Avrupa’yı çöküşten kurtaran bir ABD Başkanı tarafından söyleniyordu. “Kendine hakim olma” görüşünü ifade ediyordu. Truman, Başkan Trump ve Güvenlk Danışmanı Bolton’un sözlerini duysaydı herhalde Özgürlük Anıtı’na sarılıp ağlamak isterdi.

Truman, “Her dilediğimizi yapamayız” demiyor, “Bu hakkı kendimizde görmemeliyiz” diyor.

Aradaki fark ahlaki bir çıpayı ifade ediyor.

Egemen bir ülkenin yargı süreçlerini yok sayarak, ona emir vermeye çalışmak ve diplomasiyi boşvererek bunda diretmek, koskoca bir ülkeyi “kendine hakim olamayan” bir duygusallığın yönettiği anlamına geliyor. Tabii ki Trump, hele avukatı Cohen itirafçı olmuş ve seçimler yaklaşırken, bu konuyu popülizm gerekçesi olarak kullanıyor olabilir. Yani küçük de olsa bir rasyonalite kırıntısı arıyoruz.

Ama bunun bedeli doğru hesaplanmış mıdır? Telafi edilebilir, geri döndürülebilir mi?

ABD, Türkiye’ye dönük ekonomik saldırısında AB ve NATO desteği beklerken, sükutuhayale uğradı. NATO, BM, Almanya, Fransa, Çin, Rusya başta olmak üzere güçlü bir destek gördü. Mikronezya ve Palau ne yaptı takip edemedim.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, evvelki gün FT’ye “ABD’den bağımsız küresel bir ödeme sistemi kurmalıyız” dedi. Benzer bir açıklamayı İtalyan Dışişleri Bakanı Moavero da yapmıştı.

Bush döneminden beri uygulanan “tek yanlılık” politikası Trump ile zirvesine ulaştı ve artık sonuç alamadığı gibi, ABD ve parası sorgulanmaya başladı. Niall Ferguson’un dediği gibi, “Para bir metal parçası değildir. Güvenin, kurumlara inancın yazılmış halidir.

İşte ABD uzun süredir bu inançtan yemekte. Washington Ankara’yı tehdit etmeyi bırakıp, bu önemli sorunla yüzleşse daha iyi eder.

Çünkü kronometre çalışmaya başlamış gözüküyor.

1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi´ne alınan Hattuşa, Hitit İmparatorluğu´nun ilk ve en önemli

Hitit İmparatorluğu´nun Başkenti: Hattuşa

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kuzey Kore lideri Putin'le görüşmek için Rusya'da

Mehmet Aydın'a büyük şok! Uruguay’daki malvarlığına el konuldu