• $ 5,7328
  • € 6,3577
  • 271.476
  • 106846
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bazı kadınlar toplumdaki pozitif ayrımcılığı suistimal ediyor

Merhaba mor papatya okuyucuları… Öncelikle sizlere kendimi tanıtmak istiyorum. Memur bir ailenin çocuğu olarak Diyarbakır’da dünyaya geldim. Ailesi memur olan çocukların en büyük avantajı, çok çeşitli insan karakterini, bir okul gibi tanımaktır. Bu yüzden gerçekten kendimi şanslı hissediyorum çünkü kendimi bulmamda bu insanların hepsi birer pay sahibi. Küçük yaşlarımdan itibaren baba mesleğine olan aşkım beni bir ideale sürükledi ve bugün sizlerin karşısına avukat olarak çıkarmayı başardı. Hem bir kadın hem de bir hukukçu olarak sizlere çok küçük bile olsa destek olmak benim için çok anlamlı olacaktır. Yazmam için bana destek olan başta mor papatya yöneticilerine ve sevgili aileme teşekkürü bir borç bilirim.

İlk başlık olarak son zamanlarda da artarak devam eden gerek sosyal gerekse de ulusal medyada sıkça karşı karşımıza çıkan kadın cinayetleri bu yazımızın konusunu oluşturacaktır. Sizleri burada kanun maddelerini anlatarak sıkmak niyetinde değilim zira her kadın cinayetinde medyada yeterince kanun maddeleri anlatılıyor. Benim niyetim bu dava dosyalarındaki maktul ve sanığın psikolojik ve sosyolojik durumlarını dilimin döndüğünce izah etmek.

Uzun yıllar İstanbul’un gelişmesini hızla sürdüren bir ilçesinde yöneticilik yapan bir kadın olarak, gözlemlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle kadın olmak toplumumuzda zor olsa da bu zorluğu aşmamız için çok çaba sarfetsek de kadının analitik zekâsı beni her zaman gururlandırmıştır. Ancak son zamanlarda ne yazık ki bazı kadınlar bu durumu suiistimal ederek toplumdaki pozitif ayrımcılığı art niyetli olarak kullanmaya başlamışlardır. Bunda hepimizin rolü olsa da geçmişteki kadın profili tamamen değişmeye başlamıştır.

Bizden önce yaş alan kadınların takdir ve imrendiğimiz hal ve hareketleri, hepimizin dost meclislerinde sıkça konuşulmakta ve geçmişe özlemimiz her geçen gün artmaktadır. Burada irdelenmesi gereken konu imrendiğimiz annelerimizin, anneannelerimizin, babaannelerimizin doğurduğu kız çocukları nasıl bu duruma geldi ve kadın cinayetlerinin baş aktörü oldu! Kanaatimce eski değer yargılarımızla şimdiki sosyal yaşantı arasında dağlar kadar fark olmasında. İletişim çağının hızla ilerlemesiyle birlikte her şeyin olağan ve mümkün hale gelmesi kafalarda karmaşaya neden oldu. Kuşak çatışması denilen makas giderek açıldı ve birbirimizi anlayamaz hale geldik. Kendi kendine yarışan kadından, başkalarının yaşamına imrenen, güç ve para için her şeyin mübah olduğuna inanan kadın tipi doğdu.

Şimdi bu söylediklerime karşı çıkacak bir sürü kadın ve kadın derneği olacağını bile bile ısrarla bunun kendi fikrim olduğunu ve kimseyi eleştirmediğimi bilmenizi isterim. Zira bir evin kapısı kapatıldığında o evin içinde yaşananları hiç birimizin bilme imkanının olmadığını, medyaya yansıyan cinayet sebeplerinin de tamamen insanların ilgisini çekebilecek kısmının belirtildiği, sosyolojik ve psikolojik olarak yani sebep-sonuç ilişkisinin irdelenmediğini düşünenlerdenim.

Sevgili okuyucular, yazıma son verirken bu yazıyı okurken bulunduğunuz toplumu, çevrenizdeki insanları gözlemleyerek, belki çevrenizde yaşanan herhangi cinayet vakasındaki yorumlarınızı bir kez daha gözden geçirmenizi rica ediyorum. Sebep-sonuç ilişkisini kuramayacağınız vaka bir elin parmaklarını geçmeyecektir. Haftaya örneklerle sebep-sonuç ilişkisine devam edeceğiz.

Eli her daim vicdanında olan kişilerin karşınıza çıkması dileğiyle, sevgiyle kalın.

Av. Müge Doğan

Av. Müge Doğan Diğer Yazıları

<p>Duayen tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’un ölüm yıl dönümünde ailesi ve sevenleri onu yalnız bırakma

Nejat Uygur, Ölümünün 6. Yıl Dönümünde Mezarı Başında Anıldı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kahramanmaraş'ın gizemli cenneti Yeşilgöz

Naim Süleymanoğlu'nun film gibi hikayesi