• $ 6,9066
  • € 8,1934
  • 447.328
  • 1087.16
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Acil demokrasi!

Başbakan’a tarihsel sorumluluk atfedip on gün geç kaldığı “Yeni Türkiye gerçekliğine” yönelik sağduyu ve kucaklayıcı balkon konuşması bekleyenler derin sukutuhayal yaşıyorlardı...
Son on iki yıldır siyasal iktidarın; küresel finansı çekmek için elinden geleni ardına koymayıp “Finans kent” imgesini üzerine abartarak yapıştırdığı İstanbul’a inen Başbakan, yeni şeytanımız “Faiz lobisini” seçim otobüsü üzerinden işaret ediyordu.
Ve 77 ilde milyonlarca insanın sokaklara, meydanlara aktığı, bütün dünyanın gözünü diktiği Türkiye’de gece saat üçte Ramallah’tan Saraybosna’ya dek coğrafya selamlaması da Başbakan’ın siyasi tarihimizin kırılma noktasına yani son on günde yaşananlara karşı “ağır yabancılaşmasını” gösteriyordu.
Gezi Parkı direnişinden ilhamla ortaya çıkan ve hakim siyasi temsil ve söylemlerin ötesine taşarak kabaran kitlesel “demokrasi ve saygınlık talebini” doğrudan “yasadışı örgüt-vandalizm-faiz lobisi” çuvalına atan siyasi kavrayış kendi seçmen kitlesini coşturmaktan öteye gidemeyeceği açıktı...
Ama Türkiye’nin yaklaşık her ilinde, her mahallesinde siyasi ve sosyal taleplerle “sesini yükselten” halkın kararlığını ve özgüvenini yadsıyan ve kriminalleştiren bu otoriter belagat “sizin tencereniz tavanız yok değil mi ya da camilere ayakkabıyla girdiler” kadar gidivermişti.

TARİHE KAYIT DÜŞENLERE...
11 gündür gece gündüz “toplumsal farkındalık” patlamasına dönüşen ve sınıf ve kesim farklılıklarını içererek genişleyen sosyal hareketlilikten tek bir kişiyle karşılaşmamış, kulak vermemiş Başbakan, Türkiye’nin kırılan kabuğundan fışkıran siyasal enerjiyi polisiye tedbirlerle, cadı avı operasyonlarla gözdağı vererek bertaraf edemezdi.
Yoksa birbirini dışlayan, karşıt ve uzlaşamaz kesimler diye dikte edilen muhalif yapıların her geçen gün kol kola girerek nifak hatlarını geçersizleştirip bütünleştiği barışçıl Gezi protestoları, şimdi erken seçim hesapları yapan iktidar partisinin seçmenine yönelik yeni çatışma mevzisi olarak inşa mı ediliyordu?
Ya da şehir polis ordusuna dayanan bir iktidar, gücü milletin/kamunun 100 saat aç susuz çalıştırdığı polis güçlerini meydanlardaki halkın üzerine tam teçhizat göndererek otoriter siyasi zafer kazanılacağı mı planlanıyordu?
Gelişmiş ülkelerde de biber gazı kullanılıyor diyen Başbakan, gelişmiş model demokrasilerin sivil diyalog-uzlaşma-müzakere kanallarını neden yekten devre dışı bırakıyordu...
31 Mayıs’tan beri 2053 yılına kadar yetecek devlet şiddetinin bütün zulüm görüntü kayıtlarına sahip hâlâ canı yanan, kitlesel tecrübemiz “ajan-provokatör” etiketiyle paketlenip nasıl sakinleşecekti...
Medyamız da yine Türkiye’nin despot mazisini çağrıştıran zor habercilik sınavına girerken değişen sosyal ve tarihi koşulları ve yeni Türkiye gerçekliğini aktarmamanın etik bedellerini şimdiden yükleniyorlardı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşadığı en büyük halk protestosunu hangi gazetenin hangi manşet ve haberlerle bugünün arşivlerine girdiğini sorgulayacak zamanlar kaçınılmaz ve yönetilemez biçimde gelecekti...
Ve tarihe kazılarak, geçecekti...
Çünkü zamanın akışı geriye döndürülemeyecek hızıyla akarken, toplumsal hafızamızda sansürle silinemez binlerce demokrasi-ibreti dijital görüntünün yekunu her an daha da çoğalıyordu...

Malatya Pütürge'de deprem!

Malatya Pütürge'de deprem!

4 Ağustos altın fiyatları ne kadar?

4 Ağustos altın fiyatları ne kadar?

Türk ambalaj firmasından Koronavirüsü yok eden formül

Türk ambalaj firmasından Koronavirüsü yok eden formül

Van kahvaltısına coğrafi işaret tescili

Van kahvaltısına coğrafi işaret tescili