• $9,5494
  • €11,1171
  • 550.525
  • 1509.2
25 Mayıs 2013 Cumartesi

Kafanız kıyak olmasa da giremezsiniz...

Dış borçla fınanse edilecek yüzlerce projeyi “müstehcenlik” düzeyinde küresel yatırımcılara teşhir eden Türkiye kapitalizmi, içeride “otoriter yasaklarla” müstehcen sermaye işgalini,damardan muhafazakâr yasalarla gölgelemeye çalışıyor.
Cumhuriyet tarihinin en görkemli “ekonomik büyüme” jeneriğiyle bu tarihin yine en geniş çaplı sermaye mülkiyet değişimini gerçekleştirirken...
Bu “dünyevi değer yani para/rant fetişizmini” paravanlamak için popülist ahlakçı hamlelerle gün oluyor “dindar nesil”, gün oluyor “alkol, kürtaj, ateizm” gibi nahoş mevzularla “muhafazakâr heyecan” diri tutuluyordu.
Dün de Başbakan, “kafası kıyak dolaşan nesil istemiyoruz” sözleriyle alkol yasaklarıyla ilgili ahlakçı maneviyatçı söyleminin tadını çıkarttı.
Hâl böyle olunca alkol yasağı, Taksim yasağı, Reyhanlı “karartması”, üniversite ve statlara polis yığma icraatları ile fon şirketlerine yapılan özel tanıtımlarla10 yılda sadece enerji ve ulaşımda 250 milyar dolarlık yatırım yapılacağı ilanı arasındaki yoğun ve sıcak zihni ilişki de yine çıt diye kopuverecek.
Veya  22 milyar euroluk 3. havalimanı başta olmak üzere 700 milyar dolar tahmin edilen kentsel dönüşüm 3. köprü, 2020 İstanbul Olimpiyat, İzmir Expo, nükleer santral ihaleleri ve nihayet doğa, coğrafya ve harita “yıkımı” Kanal İstanbul “sanayi üretimi” fantezi boyuttaki Türkiye, sıcak para ve kredi bağımlısı ekonomiye “taşıma su” çekecekti.
Milli irade de sus pus evinde kalıp, sendikasız, grev hakkı gasp edilmiş, taşeron çalışmaya razı işsiz haliyle patronun kârlılığına duacı olacaktı.
Ve ülke zenginliğinin bölüşüm ve paylaşımındaki “adaletsizlik ötesi” vahşi oranlara takılmayacak nasıl yaşaması, nasıl düşünmesi gerektiğini dikte eden “mutlak doğruyu” beyan eden otoriter-muhafazakâr üst iradeye kendini teslim edecekti.
Dolayısıyla alkol yasakları bu bağlamda derinleşen kapitalist bekanın varlığını geniş halk kitlelerinin nazarından uzak tutmakla kalmıyor “dini muhafazakâr değerlere” yaptığı atıfla geniş memnuniyet çemberi oluşturuyor.

KÜRESEL FİNANSIN GÖLGESİNDEKİ MİLLİ İRADEMİZ...
Fakat ne yazık ki, yakın gelecekte kentleri ele geçiren küresel finansın korkutucu karanlık gölgesinin altına yerleştirilen rezidans, otel, AVM, AVM hastane, AVM mekânların kapısının önünden bile geçemeyeceğini bilmiyordu.
Çünkü “yüzünde müstehzi sırıtışla” kent ve mekânları el hareket eline geçirerek sürdürülen sermaye birikim rejimi “ben kazandım ve artık siz burayı terk edin” diyordu.
Taksim meydanına işçi önlüğüyle bile giremiyorsunuz, bankamatikten para çekecek inşaat işçisi Profilo AVM’nin kapısındaki güvenlik amiri tarafından “kıyafetin uygun değil” gerekçesiyle engelleniyordu.
Ziraat Türkiye Kupası maçını izlemek üzere 19 Mayıs Stadyumu’na gelen engelli ve gaziler ellerinde biletleri olmasına rağmen stada alınmıyorlardı.
Özelleştirilmiş, ticarileşmiş “vatan toprağından” yeni kurulan “mekândan” gereksiz/riskli kalabalıklar vali genelgesi, yasa gücü, işletme ilkesi, güvenlikçi tasarrufu olmadı yoğun kilolarca biber gazıyla temizleniyordu.
Gece gündüz kafanız kıyak olmasa da oralar artık sizin girebileceğiniz mekân değildi.
Eğer günümüz hakim “Ahlakının” peşindeyseniz “keramet” Ankara Kurtuluş metro durağına varırsanız “lütfen ahlak kurallarına uygun hareket edin” anonsundaydı n’olur kaçırmayınızdı...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Geçen hafta ABD merkezli teknoloji devi Apple'ın çevrim içi olar

Facebook ismini değiştiriyor mu? | TeknoZone #6

Kepçe ile yol kapatıp drift yaptılar

Muğla'daki fosil alanında yeni buluntulara ulaşıldı

''UÇBEY''in ilk kez kullanıldığı operasyonda gri listedeki terörist vuruldu